11. Hukuk Dairesi 2009/3437 E. , 2011/2191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/667 - 2008/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacı avukatı....ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan
**11. Hukuk Dairesi 2009/3437 E. , 2011/2191 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/667 - 2008/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacı avukatı....ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili , “müvekkilinin 2002 yılından bu yana Türkiye çapında SKYTURK isimli televizyon kanalı ile yayın yaptığını, bu tarihten beri haber kanalları arasında Türkiye’de belli bir noktaya geldiğini, algılanma ve tanınmışlık düzeyi ile geniş kitlelere hitap eder durumda olduğunu, davalı tarafın ise radyo ve televizyon yayıncılığını da kapsayan 38 sınıfta TPE nezdinde 99 018852 tescil numaralı SKY makasının ve bununla ilgili diğer markaların sahibi olduğunu, 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi ile tescilli marka sahibine markayı kullanma külfeti getirildiğini, bu maddeye aykırı bir şekilde tescilden itibaren 5 yıl boyunca ve aralıksız 5 yıl boyunca haklı bir neden olmaksızın markanın kullanılmaması durumunda hükümsüzlük talebinde bulunulabileceğini, davalının 99 018852 nolu SKY markasının Ülkemizde tescilli olmasına karşın herhangi bir yayını olmadığı gibi, böyle bir girişiminin dahi mevcut olmadığını, davalının bu markayı Türkiye’de kullanmadığını, İstanbul 2 Nolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/155 Esas sayılı dosyasında Digiturk yayın platformu tarafından gönderilen cevabi yazıda, SKY NEWS logolu televizyon kanalının dijital platform üzerinden üyelere son yayınının 31.08.2001 tarihi olduğu belirtildiği, davalının markasını tescil ettirdiği 11.11.1999 tarihinden bu yana kullanımının çok kısıtlı olduğu ve 2001 yılından bu yana da bu markayı kullanmadığını” iddia ile davacıya ait 99 018852 nolu markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesindeki hükümsüzlük sebebinin koşullarının oluşmadığını, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmedi- ğini, davacının Türkiye’de DIGITURK üzerinden yayın yapmasına ilişkin sözleşmenin 31.08.2001 tarihinde sona erdiği ancak SKY markalı televizyon kanalı yayınının Türkiye de yurt dışı ülkelerin televizyon yayınlarını alabilen uydular aracılığıyla devam ettiğini, bunun Çırağan Kempinski otelinin 415 numaralı odasında yapılan tespit ile açık olduğunun , ayrıca SKY TV yayınlarının ülkemizden www.sky .co.uk ve www.skynews.com sitelerinden de internet üzerinden izlenebildiğini, youtube sitesinden davacının sky markalı kanallarından yapılan yayınların da kullanıcılar tarafından an ve an yüklendiğini, davacının SKY markasını taşıyan SKY NEWS , SKY METEO 24, SKY METEO 024 ACTİVE, SKY TG 24 ACTİVE, SKY PRIMA FILA, SKY TG 24 markalı televizyon kanallarının Türkiye de gerek kamuya açık alanlarda , gerekse özel konutlarda izlenebildiğini, kullanmadan anlaşılması gerekenin bu markanın yer aldığı hizmetlerin tüketiciye ulaşması olduğunu, önemli olan markanın kendisine atfedilen işlevleri ile kullanılması olduğunu, markayı taşıyan hizmetin müşteri çevresi ile buluşuyor ise malın veya hizmetin nerede üretildiğinin önemli olmadığını, hizmetin yurt içinde üretilmesininde gerekmediğini, televizyon yayıncılığı hizmetlerinin istisnai durumunun söz konusu olduğunu, televizyon yayıncılığı alanında yayınların ulaştığı yerlerde televizyon ekipmanlarının kurulmasının gerekli olmadığını, Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesininde bu hususu doğruladığını, markanın kullanılmış olması için Digiturk veya benzeri uydu yada kablo platform şirketlerine kayıtlı olması gerekmediğini, 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi gereğince SKY markasının gerçek ve ciddi bir şekilde kullanıldığı , Avrupa Topluluğu Adalet Mahkemesi kararlarına göre de gerçek kullanım için somut olayın özelliklerine göre inceleme yapılması gerektiğini, minimal kullanımın bile yeterli olacağını, Digiturk üzerindeki yayının sona ermesine rağmen SKY markalı televizyon yayınlarının gerek uydu üzerinden , gerekse internet üzerinden Türkiye'de gayet net bir şekilde izlenebildiğini, bunun televizyon yayıncılığı özgün ve sınır tanımaz doğası nedeniyle sürekli bir şekilde kullanım oluşturduğunu, SKY markalarının Türkiye'de kesintisiz olarak kullanıldığını, davacının açmış olduğu bu davanın hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiği, davacının müvekkiline ait SKY markalarından haberdar olduğunu, hiçbir yasal hakka dayanmaksızın televizyon yayıncılığı alanında SKYTURK markasını kullandığını, dava dışı Basın Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin SKYTURK markası için tescil başvurusu yaptığını ve bu başvuru ile ilgili olarak davacı ile inhisari lisans vaat sözleşmesi yaptığını bu başvurunun 38 ve 41. sınıflar bakımından red edildiğini, bu red kararına karşı Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan 2006/92 Esas, 2006/77 Karar sayılı davanın da red edildiğini, böylece davacının SKYTURK ibareli kullanımlarının hiçbir yasal korumaya sahip olmadığını ve müvekkilinin SKY markalarına tecavüz oluşturduğunu, davacının müvekkilinin SKY markalarını ve marka tescillerini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak SKYTURK markasını kullandığını ve basiretli bir şekilde davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunamayacağını” savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davalı tarafından da kabul edildiği gibi 2001 yılından itibaren davalının kablolu yayın platformunda kaydı bulunmadığı, davalının markasını televizyon yayıncılığı alanında kullanmadığı iddia edildiğine göre,Televizyon yayını kavramında ne anlaşılması gerektiğinin irdelenmesi gerektiği, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 3. maddesinin (d) bendine göre televizyon yayını, "elektro manyetik dalgalar, veri şebekeleri ve diğer yollarla hakkın doğrudan olması maksadıyla yapılan hareketli veya sabit resimlerin (görüntülü) sesli veya sessiz kalıcı olmayan yayınlarını" ifade ettiği, Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi'nin 2 (a) maddesinde iletim, "televizyon program hizmetlerinin genel halk tarafından alınmak üzere kodlu veya kodsuz biçimde kara vericisi, kablo veya her özellikteki uydu aracılığı ile ilk yayını" anlamında kullanıldığı, 556 sayılı KHK'nin markanın kullanılması başlıklı 14. maddesinde hangi hallerin kullanma kabul edileceği sıralanırken tescile konu markanın yer aldığı malların yada marka adı altıda verilen hizmetlerin Türkiye’de üretilmesi koşulunun yer almadığı, televizyon yayıncılığı alanında son 20 yılda meydana gelen olağanüstü gelişmeler ile artık dünyanın her yerinden uydu yayını bulunan bütün televizyon kanalları uydu aracılığıyla izlendiği, somut olayda davalıya ait SKYNEWS, SKYSPORT gibi televizyon kanallarının Türkiye’den kolaylıkla izlenebildiği aynı şekilde davacıya ait televizyon yayınlarının www.sky.co.uk, www,sky.com, www.skyspors.com. www.skynews.co.uk.www.skyone.co.uk, ve www.skymovies.com adresinde ki internet sitelerinde de erişilebilir olduğu SKY markasının ve SKY TV yayınlarının bu internet sitelerinde de kullanıldığı, Türkiye’den günde 646216 ziyaretin gerçekleştirildiği dolayısıyla televizyon yayıncılığının artık sadece ilgili ülkede hizmet binası temin ederek donanım ve personel yardımıyla vericiler ve aktarıcılar oluşturularak, o ülkenin yayınlarını denetleyen kuruluştan lisans alarak yada o ülkenin dijital yayın platformlarında veya kablo TV şebekelerinde yer alarak yapılmasının şart olmadığı , televizyon yayınlarının sadece klasik yöntemlerle gerçekleştirilmediği, bundan böyle yayıncılık kavramının tüm dünyada internet üzerinden yapılan yayınları da içerdiğinin kabul edilmesinin gerektiği ,bu şekilde kullanımın 556 sayılı KHK’nin 14.maddesinde yer alan kullanım olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.