İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davalı kargo şirketinin müvekkiline ödemeli kargo hizmeti verdiğini, davalının müvekkilinin sattığı mal bedellerini alıcı-gönderilenlerden tahsil ettiği tutarları eksik ödediğini, kalan 48.948,43-TL'nin tahsili için Bakırköy 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinde…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1646 KARAR NO: 2026/216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/06/2022 NUMARASI:2018/1076 Esas - 2022/604 Karar DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:07/11/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davalı kargo şirketinin müvekkiline ödemeli kargo hizmeti verdiğini, davalının müvekkilinin sattığı mal bedellerini alıcı-gönderilenlerden tahsil ettiği tutarları eksik ödediğini, kalan 48.948,43-TL'nin tahsili için Bakırköy 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinde 7.907,39 TL'nin kabul edildiğini ve ödendiğini, kalan miktar için davalının haksız olarak kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya yapılmış ödeme dekontlarını sunduklarını ve davacıya borç bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davacının ticari defterlerinin incelendiği 08/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan 2018 yılı sonu itibariyle 47.141,77-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; davalının da defterlerinin incelendiği ikinci bilirkişi kök raporunda, tarafların kayıtları arasında nedeni tespit edilememiş uyumsuzluk bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalının defterlerine göre davacıya 1,69-TL; ek raporda, her iki tarafça sunulmuş tablolara göre davacının 57,57-TL alacaklı göründüğü, aradaki farklılığın tabloların karmaşıklığı sebebiyle anlaşılamadığı; 08/12/2021 tarihli farklı bilirkişi heyetinden alınmış 3. raporda, davalının davacıdan 763,94-TL alacaklı göründüğünün belirlendiği ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, ticari defterler arasındaki farkın kaynağı tespit edilmeden,ticari defterlerin birbirine uyuşmadığı gerekçesiyle ispat külfetinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmasının hatalı olduğunu; mahkemenin görevinin maddi gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu, ticari defterler arasındaki farklılığın hangi husustan kaynaklandığını ortaya çıkarılması için gerekli incelemenin yapılmasının gerektiğini; müvekkilinin alacağının davalı ile müvekkili arasındaki entegre muhasebe ekranındaki kayıtlarla kanıtlandığını ve müvekkilinin defterlerinin usulüne uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ödemeli kargo sözleşmesi kapsamında davacının alacağının tahsili için başlatılmış takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesine göre üç tür hizmet şekli belirlendiği, 1. "kargo taşıma hizmeti"nde kargonun davacı-göndericiden teslim alınıp alıcıya teslim edilmesi; 2. "git gel hizmeti"nde kargonun alıcı adresinden alınarak davacıya teslim edilmesi ve 3."kapıda ödeme hizmeti"nde ücret karşılığında kargonun davacı-göndericiden alınarak bir veya birden fazla noktaya taşınması ve taşınan ürün bedeli faturalı olmak kaydıyla muhataplardan emaneten tahsilinden ibaret olduğu; bu hizmetlere ilişkin ücretlerin 5. maddede düzenlendiği, 5.4. maddeye göre davalı-taşıyıcının kapıda ödeme hizmeti vermesi halinde, davacı adına emaneten alıcıdan yaptığı tahsilatta kargo hizmet bedeli ile ücretini öncelikle emanet paradan keseceği, arta kalan para alıcıdan nakit tahsil edilmişse (7) veya kredi kartıyla tahsil edilmişse (30) gün içinde davacının banka hesabına yatıracağı; 6/5. maddesinde uyuşmazlıklarda tarafların belge ve bilgi kayıtlarının geçerli olduğu düzenlenmiştir.Davacı vekili, davalının sözleşme kapsamında verdiği hizmet neticesinde müvekkilinin müşterilerinden tahsil ettiği ve müvekkiline vermesi gereken 48.948,43-TL'yi vermediğini, takipte 7.907,39-TL'nin kabul edildiğini, kalan 40.591,04-TL'ye itiraz ettiğini ve bu meblağın taraflar arasındaki entegre sisteme göre talep edildiğini beyan etmiştir.Davaya konu İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı ve 04/04/2018 tarihli icra takip dosyasında, davacının davalıdan 48.498,43-TL asıl alacağın faiziyle tahsilini istediği; takip dayanağı olarak 01/06/2015 tarihli ve 01/01/2016 tarihli kargo taşıma hizmet sözleşmelerini gösterdiği;davalının 40.591,04-TLsine kısmi itiraz ederek 30/10/2018 tarihinde 7.907,39-TL ödeme yaptığı görülmüştür.Davacının 2016, 2017 ve 2018 tarihli defterleri ile kayıtlarının incelendiği 08/07/2019 tarihli birinci bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki entegre sisteme davacının bilgileriyle girildiği ve 08/07/2019 tarihli teslimat-tahsilat dökümleri alınarak rapora eklendiği, bu dökümlere göre davalı tarafından davacı adına yapılan toplam kapıdan tahsilat tutarının 576.975-TL, davalı tarafından davacıdan yapılan toplam tahsilatın 41.346,50-TL, buna göre davalının davacı adına yaptığı net toplam kapıdan tahsilat tutarının 535.628,50-TL olarak tespit edildiği; davacının sunduğu ...bank'ın ... nolu hesap dökümleri ile davalının davacıya yaptığı 27/01/2016-21/02/2018 arasındaki 159 adet havale ödeme dekontları incelendiğinde, kesinti sonrası net ödenen tutarın 488.486,73-TL olduğu, nihai olarak davalının davacı adına yaptığı net toplam kapıdan tahsilat tutarı 535.628,50-TL'den davalının davacıya yaptığı 488.486,73-TL ödeme düşüldüğünde davacının alacağının 47.141,77-TL olduğu, fakat davacının defterlerinde 2018 yıl sonu itibariyle davalıdan alacağının bulunmadığı tesbit edilmiştir.Davalının defterlerinin incelendiği 24/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ticari ilişkiye 21/02/2018-21/09/2018 tarihleri arasında ara verildiği, 21/09/2018' tarihinden 07/11/2018 tarihine kadar tekrar devam edildiği; davalının ayrıntılı kayıtlarının incelendiği ve 2018 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 159,19-TL alacağının kaldığı, tarafların kayıtları arasında farklılıkların sebebinin anlaşılamadığı; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1,69-TL borçlu göründüğü; 09/02/2021 tarihli ek raporda her iki tarafın sunduğu tablolara göre davacının takip tarihinde davalıdan 57,57-TL alacaklı göründüğü görüşü belirtilmiştir.Mahkemece üç mali müşavir bilirkişiden alınmış 08/12/2021 tarihli raporda, dosyadaki diğer bilirkişi raporları ile tarafların kayıtları irdelenerek davacının davalıdan 2018 yılı sonu itibariyle 47.141,77-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre takip tarihinde davacıdan 763,94-TL alacaklı göründüğü, davacının davaya konu faturalar ile muhteviyatı malların teslim hususunun da kargo fişlerinde teslim alan kısmında isim ve imzası olan kişilerin şirketin yetkilisi çalışanı olup olmadığının tespiti gerektiği, mevcut haliyle faturalar muhteviyatı malları davacıya tesliminin ispata muhtaç kaldı görüşü ifade edilmiştir.Davanın dayanağı 04/04/2018 tarihli icra takibinde, davacı 48.498,43-TL'nin faiziyle (yetki itirazından önce Şanlıurfa 1. İcra Dairesi dosyasında değişen oranlarda yasal faiziyle) tahsilini istemiştir. İtirazın iptali davası, dayanağı icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, taraflar arasındaki alacak ilişkisinin 04/04/2018 takip tarihine göre belirlenmesi gerekmektedir.İkinci bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişkiye 21/02/2018-21/09/2018 arasında ara verildiği, 21/09/2018'den 07/11/2018 tarihine kadar tekrar devam edildiği tespiti yapılmıştır. Yine davalının kayıtlarında, davacının davalıya başlattığı işbu davanın konusu olmayan Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında, 05/12/2018 tarihinde davalının 6.881,04-TL ödeme yaptığı belirlenmiştir. Söz konusu takip dosyasının UYAP'ta incelenmesinde, takip tarihinin 27/11/2018, talebin 15.509-TL asıl alacak ve takip dayanağının 26/11/2018 tarihli cari hesap alacağı olduğu; davalının takip dosyasına tahsilat makbuzuna göre 05/12/2018 tarihinde 8.141,15-TL ödeme yaptığı, itiraz dilekçesinde 6.880,96-TL borcun kabul edildiği ve takibe kalan tutar 8.628,04-TL kısmi itirazı üzerine takibin durduğu; davacı-alacaklının 13/12/2019 tarihinde Bakırköy 4. ATM'nin 2018/1214 esas ve 2019/31 karar sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, mahkemece 11/01/2019 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul ATM'ye gönderildiği; davacının dava dilekçesinin ekinde 21/09/2018-02/11/2018 arasındaki işlemlere ilişkin davalının sisteminden aldığı borç dökümünü gösterir listeyi sunduğu; İstanbul 11. ATM'nin 2019/88 esas ve 201/1048 karar sayılı dosyasında, davacının ticari defterlerinin incelendiği ve davalıdan bir alacak kaydına rastlanılmadığı, 20/12/2021 tarihinde takibin yetkili icra mahkemesinden başlatılmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verildiği; karara karşı davacının istinaf yoluna başvurduğu ve Dairemizin 2022/313 E., 2022/ 507 K. sayılı ve 31/03/2022 tarihli ilamıyla, usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından kararın HMK'nın 353/1,a-4 maddesi ne göre kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği; mahkemenin 2022/268 esas ve 2023/19 kara sayılı ve 16/01/203 tarihli ilamıyla, ara karara rağmen davalının defterlerinin bilirkişi incelemesi için davacı gider yatırmadığından ve davacının defterlerine göre davalıdan alacağı görünmediğinden, ispatlanamayan davanın kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür. Bu karara istinaden başvuru üzerine icra dairesi, takip dosyasının 11/02/2025 tarihinde kapatılmasına karar vermiştir.İşbu dava dilekçesi ekindeki belgelerde de aynı şekilde 21/01/2016-21/02/2018 tarihleri arasındaki işlemlere ilişkin kayıtlar sunulmuştur. Bu halde yukarıdaki tespitlere göre, taraflar arasındaki ticari ilişkiye 21/02/2018-21/09/2018 arasında ara verildiği, 21/09/2018'den 07/11/2018 tarihine kadar tekrar devam ettiği, davacının 21/09/2018-07/11/2018 arasındaki ilişkiye istinaden daha önce yaptığı takibe yapılmış kısmi itirazın iptali için açılmış davanın da kesin kararla reddedildiği anlaşıldığından, 04/04/2018 tarihli icra takibiyle talep edilmiş alacak 21/02/2018 tarihine kadar vuku bulmuş aradaki ilişkiye ilişkin alacaktır.Davacının kayıtlarının incelendiği ve dikkate alınmasını istediği 1. bilirkişi raporundaki tespitler, takip tarihinden sonraki tarihlerdeki işlemleri de kapsayan davalının sisteminde davadan sonraki 08/07/2019 tarihli incelemeye göre davalının kayıtlarıyla birlikte irdelenmediğinden dikkate alınmamıştır. Kaldı ki bu raporda, davacının defterlerinde davalıdan alacaklı olduğunun görünmediği tesbit edilmiştir.İkinci bilirkişi heyetinin ek raporunda belirlendiği üzere, takip tarihi itibariyle davalının davacı adına tahsil ettiği tutarların 542.235-TL, davalının hizmet bedeli olarak davacıya kestiği faturaların 38.723,68-TL olduğu; davacı, kendisine kesilen hizmet faturaları için ayrı ödeme yaptığını iddia ve ispat etmemekte olup, davalının davacıdan olan hizmet bedeli fatura tahsilatlarını davacıya yapması gereken tahsilat ödemelerinden mahsup edildiği görülmektedir. Mahsup yapıldığında (*** *** ****3,68=) 503.511,32-TL alacak kaldığı; buna karşın davalının davacıya bankadan 488.486,73-TL gönderdiği, davacının 15.024,59-TL alacağının kaldığı belirlenmektedir.Sonrasında 2. bilirkişi heyetinin, kök raporunda belirlendiği ve ek raporda hesaplandığı üzere, mükerrer kapıdan tahsilat tutarı 8.800-TL, davalının davacıdan kapıda ödeme sistemi dışındaki fatura alacağının mahsup tutarı 6.203,30-TL, davalının 14/02/2018 tarihinde takipten önce davacıya yaptığı 795,76-TL ve davacı teslimat-tahsilat dökümlerinde görünmeyen faturalar toplamı 1.630,16-TL'nin, bu miktardan çıkartılmasıyla ve teslimat-tahsilat dökümlerinde mükerrer olan fatura bedeli 598,17-TL ile davacının gönderi-tahsilat dökümlerinde olmayan 1.863,86-TL eklenmesiyle, davacının 57,57-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişilerin raporlarında tarafların kayıtlarının birbiriyle uyuşmadığını ve bunun sebebinin tespit edilemediğini belirttiklerini, mahkemenin de bu hususu aydınlatmadan karar verdiği itirazında bulunmuştur. HMK'nın "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25. maddesi "(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz."; "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31. maddesi "(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." ve HMK'nın "Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi" başlıklı 194. maddesi "(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre davacı, alacak iddiasını somutlaştırmak ve iddiasını ispat eden delilleri sunmak durumunda olup, mahkeme de aydınlatma ödevi kapsamında taraflardan açıklama ve delil gösterilmesini isteyebilecektir. Mahkemelerin önlerine getirilen uyuşmazlıkların, delille desteklenmeyen soyut iddialardan hareketle kümülatif bir araştırma yaparak bir çözüme kavuşturması imkanı bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmede, uyuşmazlık halinde her iki tarafın da kayıtlarının geçerli olduğu düzenlenmiştir. Davacı alacağını davalının sistemindeki kayıtlara dayandırmaktadır. Buna göre yaklaşık 4 yıl sürmüş yargılama boyunca, 3 farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, özellikle 2.raporda davalının kayıtları davacının sunduğu belgelerle birlikte irdelenerek incelenmiş ve bir tespit yapılmıştır. HMK'nın 222. maddesi de gözetilerek, davacının kendi defterlerinde davalıdan alacaklı olduğunu gösterir bir kayıt yoktur. Davalının icra takibinde alacağın bir kısmını kabul ederek ödemesi, sonucu etkilememektedir. Buna göre yeterli incelemenin yapıldığı, davacının alacak iddiasını somutlaştırmadığı ve ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/02/2026