T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1980 KARAR NO:2025/1952 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:16.09.2025 NUMARASI:2024/702 Esas - 2025/734 DAVA:İtirazın İptali (Taşıma- rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1980 KARAR NO:2025/1952 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:16.09.2025 NUMARASI:2024/702 Esas - 2025/734 DAVA:İtirazın İptali (Taşıma- rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketçe sigortalanan emtianın taşınması sırasında oluşan zarardan davalıların sorumlu olduğunu, 24.10.2022 tarihinde meydana gelen kazada hasarlanan emtianın ekspertiz incelemesinin yapılarak 21.03.2023 tarihinde 51.840,73 TL hasarın ödendiğini, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile yetki itirazı sonucu ... dosyasına gönderilen dosyadaki takiplere yönelik itirazların haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile alacağın tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıların vekilleri, savunmalarında özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ödemeye veya alacağa temlikine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, taşıma sırasında, taşımacıların kusuru ile gerçek bir zarar oluştuğunun kanıtlanması gerektiğini, emtianın İngiltere'den Türkiye'ye davalı ... A.Ş.tarafından taşındığını, yol boyunca herhangi bir kaza meydana gelmediğini, emtianın teslimi sırasında usulüne uygun düzenlenmiş bir hasar tutanağı bulunmadığı, yükleme, boşaltma, ambalaj ve istifin gönderen tarafından yapılması nedeniyle bunlarında meydana gelen hasarlardan taşımacının sorumlu olmadığını, bu nedenle sigortacının da ödemeyi reddettiğini, kaldı ki taşımacının sorumluluğu halinde dahi sınırlı sorumluluğun geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda; mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı ile ... Sayılı dosyasının her iki davalı yönünden başlatıldığı, davalı... tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine gönderme kararı verildiği, davalı... Sigorta tarafından ise borca itirazda bulunulduğu, dava dilekçesinde hangi icra dosyalarının hangi davalılar yönünden devam ettiği ile itirazın iptalinin hangi dosyalar ve hangi davalılar yönünden talep edildiği açık olmayıp dilekçenin sonuç kısmında “Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline” karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, davacı vekiline talebini somutlaştırmak üzere BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verilmiş; davacı vekili duruşmada hazır bulunduğundan ihtarat yapılmıştır. Atıf yapılan yüksek mahkeme içtihatlarında vurgulandığı üzere ara kararda sürenin kesin olduğu, kesin sürede yapılacak işin ne olduğu ve kesin süreye uymamanın müeyyidesi açıkça yazılarak davacı vekiline ihtarat yapılmış; ancak davacı tarafça kesin süre içerisinde dilekçe sunulmamıştır. Davacı tarafça kesin süre içerisinde ihtar kapsamındaki eksikliklerin giderilmediği..." gerekçesiyle, davanın HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme dosyası incelendiğinde talebin açık ve net şekilde "itirazın iptali" olarak açıklandığının görüleceğini, mahkemece talebin somutlaştırılması için re'sen icra dosyalarının incelenmesi mümkünken somutlaştırma adı altında davanın açılmamış sayılmasına karar vermesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bu davanın konusunun, icra dosyaları olduğunu, davalılar yönünden yetki itirazıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başka bir dosyaya tevzi edilmesi hususunu mahkemece açıklanmasının istendiğini, itirazın iptali talebinde tek bir alacak bulunduğunu, bunun da mahkemece bariz şekilde anlaşılabilecek olmasına rağmen somutlaştırma talep edilmesi, bu talebin uyuşmazlığı aydınlatacak hususta olmaması, yargılama devam ederken davanın haklılığı hususunu irdelemesi gerekirken bu şekilde karar verilmesinin anlaşılamadığını, dava dilekçesinde "... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve yetki itirazı ile ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali" hususun istendiğini, dosyaların incelenmesi ile ne istendiğinin zaten anlaşılacağını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın yurt dışından Türkiye'ye taşınması sırasında oluşan hasar bedelinin, taşıyan ve onun forvarder sigortacısından tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava dışı sigortalıya ait emtiaların yurt dışından Türkiye'ye taşınması hususunda sigorta örtüsü altına almış ve taşımanın ... tarafından yapıldığı, 24.12.2021 tarihinde oluşan hasarın 21.03.2023 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, halefiyet yoluyla zararların tazmini amacıyla her iki davalı hakkında ... sayılı dosyasında ilamsız takip başlatılmıştır. Anılan dosyanın incelenmesinde, davacı vekilince toplam 55.688,00 TL sigorta alacağının tahsili istemiyle her iki davalı bakımından takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine ... Sigorta AŞ. vekilince 22.01.2024 tarihinde borç ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür. Bu takip dosyasında aynı tarihte diğer davalı ... Lojistik tarafından da icra dairesinin yetkisi ile borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, davacının bu davalı yönünden yetkiye itirazı kabul edilerek dosyanın ... gönderilmesini istediği görülmüştür.Davacı vekilinin kabul beyanı üzerine ... esas sayılı dosyasında 23.02.2024 tarihli karar tensip tutanağının düzenlenerek ... Lojistik A.Ş yönünden takip dosyasının ayrılarak ... gönderildiği görülmüştür.Dosyanın gönderildiği ... sayılı dosyasında ise sadece hakkında yetkisizlik kararı verilen ... AŞ hakkında yeniden ödeme emri gönderilmiş, bu ödeme emrine de davalının itirazı sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Bu durumda takip dosyalarından açıkça anlaşılabileceği gibi, davacının başlangıçta ... sayılı dosyasında her iki davalı hakkında takip başlatılmışken, davalılardan... Şirketinin yetki itirazı sonucu bu davalı bakımından takip dosyasının ayrılarak gönderildiği ... sayılı dosyasında sadece bu davalı bakımından takip başlatıldığı, bu davalı vekilinin de itirazı sonucu bu takibin de durduğu, bu durumda her bir dosyada birer davalının takip borçlusu olarak görüldüğü açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim dava dilekçesinde de her iki takibe yönelik itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesinin ön inceleme duruşmasında, "... sayılı dosyasının her iki davalı yönünden başlatıldığı, davalı ... tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine gönderme kararı verildiği, davalı ... Sigorta tarafından ise borca itirazda bulunulduğu, dava dilekçesinde hangi icra dosyalarının hangi davalılar yönünden devam ettiği ile itirazın iptalinin hangi dosyalar ve hangi davalılar yönünden talep edildiği açık olmayıp dilekçenin sonuç kısmında 'Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31 TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline' karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, davacı vekiline talebini somutlaştırmak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına (ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar oluşturulmuştur.Davacı vekilinin bu ara karar gereğince açıklama yapmaması üzerine mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği üzere, davacı her iki davalı bakımından ... takip başlatmış olup, takip borçlularından sadece ... Lojistik AŞ tarafından yetki itirazında bulunulması nedeniyle bu borçluya yönelik takibin ... gönderilmesine karar verildiği ve sadece bu borçlu bakımından anılan icra müdürlüğünce gönderilen takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. Bu durumda borçlulardan ... Sigorta Bakımından ... sayılı dosyasında, borçlulardan ... Lojistik AŞ bakımından ise ... sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda esasında ortada açıklanacak bir husus bulunmamaktadır. Takip dosyalarının incelenmesi ile bu husus anlaşılabilecektir. Dava dilekçesinde de buna aykırı bir açıklama bulunmamaktadır.Diğer yandan davacı, davanın konusu ve neticei talep kısmında açıkça takibe yönelik itirazın iptalini istemiştir. Sonuç ve istem kısmında itirazın iptali ile birlikte ödeme tarihinden itibaren alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili istenmiş ise de bu ibareden itirazın iptali sonucunda icra dosyası üzerinden alacağın tahsilinin sağlanmasının amaçlandığı açıktır. Mahkemenin bu hususta bir tereddütü var ise HMK'nın 31.maddesine göre her zaman açıklama istemesi mümkündür. Dava dilekçesi HMK'nın 119. Maddesinin uygulanmasını gerektiren bir durum yoktur. Dava dilekçesinde talep sonucu, dayanılan hukuki sebepler, iddia edilen her bir vakıanın hangi deliller ile ispat edileceği, dayanılan vakıalar, davanın değeri ile tarafların kimlik bilgileri yer almaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin yasaya aykırı kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.12.2025