11. Hukuk Dairesi 2005/1362 E., 2006/1253 K. 11. Hukuk Dairesi 2005/1362 E., 2006/1253 K. - MARKANIN DEVRİ - ŞİRKETİN TEMSİLİ- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 542 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 56 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 321 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 443 ] "" Taraflar arasında görülen davada (Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02.12.2004 tarih ve 2004/750 - 2004/330 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı v…
11. Hukuk Dairesi 2005/1362 E., 2006/1253 K. **11. Hukuk Dairesi 2005/1362 E., 2006/1253 K.** **- MARKANIN DEVRİ - ŞİRKETİN TEMSİLİ**- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 542 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 56 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 321 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 443 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada (Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02.12.2004 tarih ve 2004/750 - 2004/330 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "Y.........Nalın" markasının davalı şirketçe aynen kullanıldığını, bununla da yetinilmeyip birkaç yıllık faaliyetlerine rağmen "52 yıldır hizmetinizde" ibaresi kullanılıp müvekkili şirketin şubesi oldukları izlenimi yaratılmak suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının eylemlerinin 556 sayılı KHK.'nin 61. maddesi uyarınca müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve TTK.'nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait markaya vaki tecavüzün önlenmesini, şimdilik toplam (2.000.000.000) TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu markanın, davacı şirket yetkilisi ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak kullanıldığını ve marka sahibinin izninin alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirketin 20.12.1995 tarihli ortaklar kurulu kararına göre Nermin ve Seyhan'ın münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, 07.02.1996 tarihli imza sirkülerinde de şirketin yönetimi ve idaresi için lazım gelen her türlü imzayı atmaya Nermin'in münferiden yetkili olduğunun belirtildiği davacı şirketin anılan temsilcisi ile davalı şirket arasında 15.04.2002 tarihinde, davacıya ait (129363) numaralı markanın üç yıl süreyle davalı şirkete devredildiğine ilişkin sözleşme imzalandığı, davalının bu sözleşmeye dayanarak dava konusu markayı kullandığı, 556 sayılı KHK.'nin 61/a ve 9. maddeleri uyarınca markanın, "sahibinin izni olmadan" değil, marka sahibi şirketin yetkili temsilcisi ile yapılan sözleşmeye istinaden kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı, davacı şirket temsilcisinin, şirketin mameleki içerisinde bulunan söz konusu marka ile ilgili olarak tasarruf işlemleri yapabilme yetkisi bulunduğundan, davacı şirket yetkili organları tarafından özel bir yetki verilmediğine ilişkin davacı iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüze dayalı tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.