4. Ceza Dairesi 2021/13586 E. , 2023/20970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/88 E., 2015/1079 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulun
**4. Ceza Dairesi 2021/13586 E. , 2023/20970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/88 E., 2015/1079 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ve beşinci fıkrası ile 62, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın savunmasının alınmadığına, ek savunma verilmediğine, son söz hakkının tanınmadığına, evli olduğu mağdurla fiili birliktelik olup olmadığının tespit edilmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sübuta, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdur ile sanığın suç tarihinde resmi nikahlı eş oldukları, olay günü bölge trafik istasyonu ekiplerinin otoban üzerinde yaptıkları yol kontrolü esnasında mağdurun yol üzerinde bir tırı durdurduğu ve tırın içerisindeki şahıs ile konuştuğunun görüldüğü, bunun üzerine mağdurun yanına gidildiği, bu sırada yolun karşısında park etmiş bir aracın yanında sanığın beklediğinin ve aracın içerisinde arka koltukta görünür vaziyette bir av tüfeğinin olduğunun görüldüğü, mağdurenin fuhuş için tırı durdurduğunu ve fuhuş yaptığını beyan ettiği, sanığın da mağdurenin fuhuş yaptığını bildiğini söylediği, sanığın yanında bulunduğu aracın kiralık olduğu ve aracı mağdureyi fuhuş için otobana götürmek amacıyla kullandığı, mağdure fuhuş yaparken sanığın yolun karşısında beklediği, araçtaki av tüfeğini de mağdurenin ve kendisinin güvenliği için bulundurduğu, böylece mağdurenin eşi olan sanığın mağdurenin fuhuş yapmasının yolunu kolaylaştırdığı, mağdure fuhuş yaparken yolun karşında bekleyen ve maddi sıkıntıları nedeniyle mağdurenin fuhuş yapmasına karşı çıkmadığını beyan eden sanığın mağdurenin kazancından yararlanarak geçimini sağladığı sanık savunması, mağdur beyanı, 20.10.2014 tarihli tutanak, nüfus kaydı ve tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkemece sabit görülerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede Sanık savunması, mağdur beyanı, 20.10.2014 tarihli kolluk tutanağı içeriği, nüfus kayıt örnekleri ve tüm dosya kapsamı karşısında; unsurları oluşan suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinin yerinde olduğu, talimat mahkemesince savunması alınan sanığa iddianamenin okunduğu, yasal haklarının hatırlatıldığı, sanığın müdafii istemediğini ve savunmasını yapacağını beyan etmesi üzerine savunmasının alındığı, ek savunma hakkı verilmesini gerektiren bir uygulamanın yapılmadığı, karar tarihinde veya öncesinde cezaevinde olmadığı gibi duruşmalardan vareste tutulma talebinin de bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması için Kanun'un fiili birlikteliği aramadığı, bu nedenle sanık hakkında kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; İddianamenin sevk ve gerekçe kısmında 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasına atıfta bulunulmasına ve uygulama doğru yapılmasına rağmen hükümde uygulama maddesinin aynı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrası olarak yazılması hususu dışında kararda bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) nolu fıkrasından" 5237 sayılı Kanun'un birinci fıkrası" çıkarılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.