T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/489 Esas KARAR NO:2025/816 DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/12/2023 KARAR TARİHİ:20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının şu an emekli olduğunu, davalının ise hastane sahibi ve işletmecisi olduğunu, dava konusu olay zamanında her ikisinin de tic…
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/489 Esas KARAR NO:2025/816 DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/12/2023 KARAR TARİHİ:20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının şu an emekli olduğunu, davalının ise hastane sahibi ve işletmecisi olduğunu, dava konusu olay zamanında her ikisinin de ticaret ile iştigal eden iş insanları olduklarını, davacının, alacağı bulunduğu kişiler tarafından kendisine ciro edilen 7 adet bononun ödenmediğinden dolayı davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... (Eski 2009/...) Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bir kısım malları haciz edildikten sonra davalı tarafından araya davacının çok güvendiği ... isimli şahıs sokularak borcun ödeneceğinin söylendiğini, ... tarafından davacı aranarak toplantı düzenlediğini, davacının, davalının Mecidiyeköy'deki hastanesinde buluşmaları gerektiğini söylendiğini, davacı, ...'a güvendiğinden bu adrese gittiğini, davacının, adrese gittiğinde dava konusu 24.2.2011 günlü ibranamenin önceden hazırlandığını gördüğünü ve konuyu anlamaya çalıştığını, toplantıya davalının gelmediğini, onun yerine eşi ...un bulunduğunu, davalının avukatı tarafından önceden hazırlanan 24.2.2011 tarihli ibranamenin ... tarafından imzalaması için davacıya verildiğini, davacının, ortada para olmadığından itiraz ettiğini ve neden imzalanması için kendisini zorladığını ...'a sorduğunu, ... tarafından kendisine, bu ibranameyi imzalaması halinde hiç bir hal ve şartta davalıya ödemeyi yapmadan bunun teslim edilmeyeceğini, davalının ödeme yapması halinde 24.2.2011 günlü dava konusu ibranamenin teslim edileceğini taahhüt ve güvenini davacıya verdiğini, ...'ın davacıya manevi baskı kurduğunu, davacının iradesini fazlasıyla etkilemeye yettiğini ve bu konuşmalardan sonra davacının ibranameyi hiçbir bedel almaksızın çok güvendiği bu insana imzalayıp teslim ettiğini, ...'ın davalıyı telefon ile arayarak ibranamenin elinde olduğunu ve davacıya ödeme yaptığında kendisine teslim edeceğini açıkça söylediğini, bundan sonra herkesin yanında ... ibranameyi sıkı sıkı tutup davalıya hiçbir şekilde vermemesini salık vererek davalının avukatı olan Av. ... hanıma teslim ettiğini, bu olaylardan sonra davacının parasının ödenmediğini, bunun üzerine davacının, ...'ı arayarak kendisine güvence verdiğini, kendisini çok zorlayarak adeta zorla ve baskı kurarak kendisine imza attırdığından bahsederek parasını ödemesi için konuştuğunu, ...'ın bu konuşmaya "Şu an için zordayım, hatta Av.... hanım da vekalet ücretini alamadı ben gönderdim. Sen takibine devam et" önerisinde bulunduğunu, bunun üzerine davacının, .... İcra Müdürlüğü'ndeki takibe devam ettiğini, dosya satış aşamasına getirildiğinde davalı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası ikame ederek dava konusu ibranameye dayanarak ibranamenin sureti ile menfi tespit davası açtığını, davanın reddolduğunu fakat BAM'da dosya kesin kararla bozulduğunu, ... Esas ile devam ettiğini, davaya konu olan ibranamenin bu dosya da sureti bulunmakla bu davada da ibraname aslı bulunmadığını, taraflarınca dava açmadan 30.11.2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, anlaşamama hali ile sonuçlandığını, iş bu davanın HMK 203/ç kapsamında ikame edildiğini, davacıdan, iradesi bozularak ve hile ile alınan 24.2.2011 günlü ibranamenin irade fesadı hali /hile yapılarak alınmasından dolayı dava konusu 24.2.2011 günlü ibranamenin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan kambiyo takibine karşılık, davalı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davada ile; ....İcra Müdürlüğünün 2010/... Esas sayılı dosyası ve takibe konu edilen bonolar bakımından davalı tarafından 24.02.2011 tarihli ibraname ile ibra edilmiş olması sebebiyle borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, önce davanın reddine karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi tarafından yerel mahkeme kararının kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasını aldığını, yapılan yargılama neticesinde; davamızın kabulüne karar verildiğini, davacının, ibranamenin iradesinin fesada uğratılarak / hile ile imzalatıldığına ilişkin iddialarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte böyle bir durum olsa dahi davacının huzurdaki davayı hak düşürücü süre içerisinde açmadığından davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, dava dilekçesi ile 24.02.2011 tarihli ibranameyi imzaladığını kabul ettiğini, bu olaydan sonradan parasının ödenmemiş olması nedeniyle iradesinin fesada uğratılarak / hile ile ibranamenin imzalatıldığının bilincinde olduğunu iddia ettiğini, ibranamenin tarihinin 24.02.2011 olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve davacının iddialarına bakıldığında hiçbir şekilde hileyi kabul etmemek kaydı ile davacı tarafın bu tarih itibariyle hileyi bildiğini ikrar ettiğini, bu kapsamda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, kaldı ki, davalı tarafından davacı aleyhine açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının açılış tarihinin 04.01.2017 olduğunu, en kötü hileyi bu tarihte öğrenmiş olduğunun kabulü gerekeceğinden davacı taraf bu tarih dahi göz önünde bulundurulduğunda 1 yıllık hak düşürücü sürede bu davayı ikame etmediğinden davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki dava derdest olup derdestlik itirazları olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararının 3. sayfasında "Uyuşmazlık, dava konusu olayda; Dava konusu borca ilişkin verilen ibranamenin geçerli olup olmadığı, ispat yükünün hangi taraf üzerinde bulunduğu noktasında toplandığı" tespit edildiğini, dava tarihi olan 04.01.2017'den itibaren davacının söz konusu dosyada hile yönünden hiçbir savunması bulunmadığını, yani davacının, söz konusu ibranamenin hile ile imzalanmadığını kabul ettiğini, aynı konuya sahip bir davada ileri sürülebilecek iddialar için ayrı bir dava açılamayacağını, davacı tarafından açılan huzurdaki davanın konusunu oluşturan ibranameye karşı başka bir dava açılmış ve karara çıkmışken davacının aynı konuya ilişkin bir başka dava ikame etmesinin derdestliğe neden olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın reddi gerektiğini, huzurdaki dava konusu olan 24.02.2011 tarihli ibranameye ilişkin olarak kesin BAM kararı bulunduğundan davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında taraflar arasında mevcut ibraname nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti istendiğini, ilk derece mahkemesinin başta vermiş olduğu karar neticesinde dosyanın BAM'a gönderildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/1456 Esas, 2022/1716 Karar, 08.12.2022 tarihli ilamı incelendiğinde "imzası inkar edilmeyen belge aksi kanıtlanmadığı sürece kesin delil niteliğinde" olduğunun tespit edildiğini, davalının iptalini istediği ibranamedeki imzaya ilişkin davalının herhangi bir itirazı olmadığını, BAM kararı sonrasında yerel mahkeme tarafından yapılan yeniden yargılama sonucunda kesin nitelikteki taraflarca varlığı inkar edilmeyen ibraname olduğunun tespit edildiğini, aynı konuda yerel mahkeme ve BAM tarafından verilmiş olan kesin karar mevcut olduğundan davacının işbu davayı açamayacağını beyan ederek; öncelikle davanın hak düşürücü sürede açılmamış olması nedeni ile usulden reddine, derdestlik itirazı değerlendirilerek davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, daha önce karar verilmiş olan bir konuda kötü niyetli olarak dava açılmış olması nedeni ile müvekkili lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; 24/02/20211 tarihli İbranamenin fotokopisini ve arabuluculuk son tutanağının bir suretini sunmuş olduğu görüldü. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; ... Esas sayılı dosyada, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti talebi ile açılan davada; davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/1456 Esas 2022/1716 Karar sayılı 08/12/2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği, mahkemece dosyanın ... Esasa kaydedilerek yapılan yargılama neticesinde; 30/11/2023 tarihli ... Karar sayılı ilam ile, "Davanın kabulü ile; dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/... (eski dosya no: ... İcra Müdürlüğü 2009/... Esas) sayılı icra takibine konu 7 adet bonodan ötürü davacının davalı yana borçlu olmadığının İİK 72 maddesi gereğince tespitine, icra takibine konu bonoların iptali talebinin reddine," dair karar verildiği anlaşıldı. Mahkememizin 02/01/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı tarafa 32.914,32-TL eksik harcı yatırmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, eksik harç ikmal edilmediği takdirde Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince davaya devam edilmeyeceği ve dosyanın HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılacağının ihtar edildiği, davacı tarafça 13/02/2024 tarihinde eksik harcın tamamlandığı ve dosyanın heyete tevdi edildiği anlaşıldı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden bir suretinin gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 2009/... Esas sayılı dosyası ile 1.943.151,79-TL üzerinden başlatılan icra takibinin 15/08/2023 tarihinde yenilenerek 2023/... Esas sayısına kaydedildiği anlaşıldı. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde; ... Karar sayılı 11/12/2024 tarihli kararı ile "Davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine," dair karar verildiği, kararın davacı vekilinin 20/01/2025 tarihli dilekçesi ile İstinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/370 Esas 2025/967 Karar sayılı 03/06/2025 tarihli ilamı ile "HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine," dair karar verildiği ve mahkememizin 2025/489 Esas numarasına kaydedildiği anlaşıldı. Mahkememizce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden bozma kararı sonrasında yeniden celp edildiği, dosyanın incelenmesinde; 30/11/2023 tarihli ... Karar sayılı kararın davalı vekilince İstinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2024/529 Esas 2024/1200 Karar sayılı 01/07/2024 tarihli kararı ile; "Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2023 tarih, ... E., ... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, DAVANIN REDDİNE, Şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine," dair karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/4940 Esas 2025/3582 Karar sayılı 30.11.2023 tarihli kararı ile; "Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA," dair kesin olarak karar verildiği ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 07/07/2025 tarihinde "Mahkememiz dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2024 tarihli 2024/529 E. 2024/1200 K. sayılı ilamında gösterildiği şekilde olmak üzere 21/05/2025 tarihinde kesinleştiği tasdik olunur." şeklinde kesinleşme şerhi düzenlendiği, kararın 21/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı. Davacı vekilinin 19/11/2025 tarihli dilekçesi ile; bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının aynı konu ve tarafları içerdiğini, davanın müvekkili lehine olmak üzere Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin haklılığının ortaya çıktığını, iki ayrı davanın aynı konuda olması nedeniyle huzurdaki davanın konusuz kaldığını beyan ederek, HMK 331 maddesi gereği karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşıldı. Dava, irade sakatlığı sebebiyle davacı tarafından düzenlenen 24/02/2011 tarihli ibranamenin iptali talebine ilişkindir. Somut olayda, davacı taraf, davalının kendisine 7 adet bono dolayısıyla borçlu olduğu, borç sebebiyle icra takibine başladığını, haciz işlemlerinden sonra borcun ödenmemesine rağmen hile ile kendisinden ibraname alındığını, ancak davalının borcunu ödemediğini iddia ederek 24/02/2011 tarihinde düzenlenen ibranamenin iptalini talep etmiştir. Davalı taraf, 04/01/2017 tarihinde aynı borca ilişkin .... ATM’nin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açmıştır. Taraflar arasındaki aynı borca ilişkin İstanbul 9. ATM’nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; İşbu dosyanın davacısı ..., menfi tespit davasında da davalı sıfatıyla ibranamenin iptaline ilişkin savunmada bulunduğu görülmüştür. Menfi tespit dava dosyasında dava dilekçesi ...’a 23/01/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde 13/12/2018 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince İstinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/1456 Esas 2022/1716 Karar sayılı 08/12/2022 tarihli kararı ile; Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2018 tarih, ... E. 2018/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilerek yargılama yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde 30/11/2023 tarihinde "Davanın kabulü ile; dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/... (eski dosya no: ... İcra Müdürlüğü 2009/... Esas) sayılı icra takibine konu 7 adet bonodan ötürü davacının davalı yana borçlu olmadığının İİK 72 maddesi gereğince tespitine, icra takibine konu bonoların iptali talebinin reddine," dair karar verildiği ve kararın 30/11/2023 tarihli celsede taraf vekillerinin yüzüne karşı okunduğu, davalı vekilince 19/02/2024 tarihli dilekçesi ile İstinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2024/529 Esas 2024/1200 Karar sayılı 01/07/2024 tarihli kararı ile; "Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2023 tarih, ... E., ... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, DAVANIN REDDİNE, Şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine," dair karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/4940 Esas 2025/3582 Karar sayılı 30.11.2023 tarihli kararı ile; "Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA," dair kesin olarak karar verildiği ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 07/07/2025 tarihinde "Mahkememiz dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2024 tarihli 2024/529 E. 2024/1200 K. sayılı ilamında gösterildiği şekilde olmak üzere 21/05/2025 tarihinde kesinleştiği tasdik olunur." şeklinde kesinleşme şerhi düzenlendiği, kararın 21/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı. Davacı ... vekilinin, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen 30.11.2023 tarihli karar İstinaf edilmeden önce 28/12/2023 tarihinde mahkememiz dosyasını ikame ettiği ve .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, 19/11/2025 tarihli dilekçesi ile de bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri .... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyasının aynı konu ve tarafları içerdiğini, davanın müvekkili lehine olmak üzere Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin haklılığının ortaya çıktığını, iki ayrı davanın aynı konuda olması nedeniyle huzurdaki davanın konusuz kaldığını beyan ederek, HMK 331 maddesi gereği karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar HMK'nun 331 maddesi uyarınca karar verilmesi talep edilmiş ise de, somut olayda .... ATM’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar ile mahkememiz dosyası talebe konu hakkında inceleme yapılıp, ihtilaf çözüldüğünden işbu menfi tespit davasında davacının hukuki menfaati bulunmamaktadır. Hukuki yarar, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır. Burada benimsenen hukuki yarar, davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması için mahkemeye başvurmasında hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gereğidir. Yani hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç durumda olmalıdır. Somut olayda işbu davadan önce davalı tarafından açılan menfi tespit davasında taraflar arasındaki ihtilafın tartışılıp değerlendirilmesi ile bu hususta karar verilerek tespit edilmesi karşısında, davacının ayrıca bir tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın bu sebeple reddine karar verilmiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak ...Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL Karar ve İlam Harcının, peşin yatırılan 269,85-TL ve tamamlama harcı 32.914,32-TL toplamı olan 33.184,17-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 32.568,77-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi gereğince 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır