11. Hukuk Dairesi 2015/14045 E. , 2017/1877 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 tarih ve 2014/170-2015/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2015/14045 E. , 2017/1877 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 tarih ve 2014/170-2015/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 25.10.2011 tarihinde "...+şekil" ibareli 30.sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine davalının ...+ŞEKİL ve ...+ŞEKİL ve ...+ŞEKİL ibareli 30.sınıf ürünleri içeren markaları mesnet göstererek itirazda bulunduğunu, YİDK kararıyla itirazı kabul ederek müvekkili başvurusunu reddettiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak analiz edildiklerinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE ve şirket vekilleri; YİDK kararının hukuka uygun bulunduğunu, markaların düzenleme biçimi itibariyle doğurdukları görsel izlenimlerin ve bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki ürün ve hizmetlerin de aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.