11. Hukuk Dairesi 2014/5845 E. , 2014/11269 K. MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 gün ve 2011/102-2012/62 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/12/2013 gün ve 2012/11061-2013/22094 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor di…
**11. Hukuk Dairesi 2014/5845 E. , 2014/11269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 gün ve 2011/102-2012/62 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/12/2013 gün ve 2012/11061-2013/22094 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin murisi Bekir ....oğlu adına 1973/46972 nolu .... EŞARPLARI markasının ve müvekkilli adına 2004/13996 nolu marka tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin murisinin .... Eşarpları Tekstil San. ve Tic. A.Ş'yi kurduğunu ve markanın kullanımına vefatından sonra da varisleri ve varislerin marka hakkını müvekkiline devri üzerine de müvekkili tarafından devam edildiğini, davalının bu markayla iltibas yaratacak bir biçimde dava konusu markaları tescil ettirdiğini, müvekkili markasının yaklaşık 31 yıllık eylemli kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazandığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile de hükme bağlandığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2007/52772, 2007/53637 ve 2007/53638 sayılı markaların baş giysileri emtiası için kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, .... ibaresinin 1951 yılından bu yana müvekkili ile özdeşleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu markaların asli ve ayırt edici unsurunun .... ibaresi olup, taraf markalarının aynı olduğu, davacı markasının 2004 yılından, davalı markalarının ise 2007 yılından itibaren tescilli olup, sicile kayıt tarihinin 2009 yılı olduğu, baş giysileri emtiası üzerinde .... ibaresinin kullanılması durumunda, hitap edilen tüketici kitlesinin markayı taşıyan malların kaynağı konusunda yanılabileceği, davalıya ait malları, sanki davacı tarafça üretilmiş mallar gibi satın alabileceği, böylece karıştırma ihtimalinin açık ve sabit olduğu, ayrıca tüketicilerin her iki markayı taşıyan malların aynı işletmeye ait olduğunu düşünebilecekleri, .... ibaresi üzerinde davacının 1973 yılından itibaren süre gelen kullanımına bağlı olarak baş giysileri, kadın eşarpları emtiası bakımından ayırt edicilik elde ettiği ve tescile kadar olan dönem içerisinde davacının tescilsiz marka sahipliğinin söz konusu olduğunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2009 tarih ve 2009/8488 Esas, 2009/11679 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğu, davacı markası ile davalı markalarının kapsamının, dava konusuyla sınırlı olmak üzere “baş giysileri” yönünden özdeş olduğu ve her iki tarafın markasının asli ve ayırt edici unsurunun aynı olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nun 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca davalıya ait 2007/52772, 2007/53637 ve 2007/53638 no'lu markaların sadece baş giysileri emtiası yönünden hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz ve karar düzeltme aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına göre, davalının yargılama aşamasında dayanmadığı hususlara yönelik karar düzeltme nedenlerinin dinlenilmesi mümkün bulunmayıp, davalının HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.