Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1799 E. , 2024/1033 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1799 Karar No:2024/1033 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı'na ait Niğde ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... a
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1799 E. , 2024/1033 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1799 Karar No:2024/1033 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı'na ait Niğde ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık artırma ile satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Niğde ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın açık artırma usulü ile satış ihalesinin gerçekleştirildiği, ancak teklif sahiplerinin şartları yerine getirmemesi nedeniyle taşınmazın satışının yapılmadığı; bu durumda, taşınmazın açık artırma ile satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, esasının incelenmesine gerek bulunmadığı; Öte yandan, dava konusu uyuşmazlıkta haklılık değerlendirmesi yapılamadığından, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılması gerektiği ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca düzenlenen Yatırım Teşvik Belgeleri Tebliği ile tarım, sebze, bahçe ve kültür bitkileri ile fidanlık ürünlerinin yetiştirilmesi konusunda kendisine 24.225.000,00-TL tutarında davacıya teşvik verildiği, bu kapsamda teşvik belgesi düzenlendiği, bu belgeye güvenilerek taşınmaz üzerinde 80.000.000,00-TL ile 100.000.000,00-TL arasında yatırım yapıldığı, teşvik kararının üzerinden üç ay geçmeden taşınmazın satışa çıkarıldığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca alınan teşvik kararı listelerinin Resmî Gazete'de yayımlandığı, davalı idare tarafından bu karar görmezden gelinerek tahsis amacı değiştirilmek suretiyle taşınmazın satışa çıkarılmasının hukuki güvenlik ilkesinin ihlâli olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, gerçekleştirilen ihalede teklif sahipleri şartları yerine getirmediğinden taşınmazın hâlihazırda idare mülkiyetinde olduğu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nde düzenlenen usule uygun olarak ihale ilanının ve satış işlemlerinin gerçekleştirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Mülkiyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı'na ait Niğde ili, Bor ilçesi, Kızılca Mahallesi, 240 ada, 29 parsel sayılı taşınmaz 30/11/2022 tarihinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na devredilmiş, akabinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca söz konusu taşınmazın 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık arttırma usulü ile satışının yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, taşınmazın 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık arttırma usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen "İvedi yargılama usûlü"nün düzenlendiği 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri (...) 2. İvedi yargılama usûlünde: (...) g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (...) i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukukî noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara kârşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dilekçesinde, Niğde ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Hazine'ye ait taşınmazın, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na devredilmesinden sonra Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca 21-22-23/12/2022 tarihlerinde ihaleyle yapılan satış işleminin iptal edilmesinin istendiği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca alınan teşvik kararı listeleri uyarınca, kendisine tarım, sebze, bahçe ve kültür bitkileri ile fidanlık ürünlerinin yetiştirilmesi konusunda 24.225.000,00-TL tutarında teşvik verildiği, teşvik verilen projede ise yatırımın yapılacağı taşınmazlardan biri olarak ihale konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın belirtildiği, dolayısıyla bu taşınmazın daha sonra başka bir idarece tahsis amacı değiştirilerek satışının mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Uyuşmazlıkta, davaya konu ihale idarece gerçekleştirilmiş, ihalede teklif verenlerin şartları yerine getirmemesi nedeniyle satış işlemi tamamlanamamış ve taşınmazın mülkiyeti davalı idarede kalmıştır. Mahkemece anılan ihalenin yapılamadığından bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ihale yoluyla satış kararının iptali istemi açısından davacının iddialarını karşılayacak şekilde hiçbir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, idarenin aynı taşınmazı yeniden ihale yoluyla satışa çıkarmasının önünde bir engel bulunmadığından, davacının bu taşınmazın ihaleye çıkarılmaması gerektiği yönündeki iddiaları da gözüne alındığında ihale yoluyla satış kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekmekte iken, Mahkemece anılan ihalenin sonuçlandırılmadığından bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukukî isabet bulunmamaktadır. Bu noktada, Mahkeme kararının bozulmasıyla birlikte Dairemizce işin esası hakkında bir karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi ile idarî yargıda başvuru, inceleme ve yargılama usûIüne ilişkin olarak bazı yenilikler getirilmiş, genel yargılama usulüne göre yargılama sürecini hızlandıracak önemli değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, temyiz incelemesine ilişkin olarak, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde öngörülen özel yargılama usûlünde genel kural, temyiz incelemesine konu olan kararda hukukî isabet görülmediğinin temyiz mercii tarafından tespit edilmesi hâlinde, dosyanın kararı veren mahkeme veya daireye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek karara bağlanması olup, bozma ile birlikte dosyanın geri gönderilmesi sadece ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur. Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "Verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünde geçen "nihaî kararlar”dan anlaşılması gereken, davaya konu edilen işlemlerin ilk derece yargı yeri olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve bu konularda verilmiş nihaî bir kararın varlığı olduğundan, ilk derece yargı yerince davanın konusunun yanlış nitelendirilerek uyuşmazlık ile ilgili hukuka uygunluk denetimi yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı durumlarda, ilk derecede uyuşmazlıkla ilgili verilmiş nihaî bir karardan söz edilmesi mümkün olmayıp temyiz aşamasında Danıştay'ca, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmayan işlemle ilgili olarak uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması hâlinde Kanun'un öngördüğü iki aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceği açıktır. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde, ilk derece mahkemelerince, uyuşmazlığa konu edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapılmamış olması hâlinde, üst derece mahkemesince ne yönde bir karar verileceği hususunda açık bir kural öngörülmemiş ise de bu konunun kanun koyucu tarafından önceden öngörülmesinin mümkün olmaması ve hukuka uygun olanın, uyuşmazlığın tüm boyutuyla ele alınıp, bu çerçevede bir hüküm kurulması olduğundan, bu istisnai durumun ayrıca düzenlenmesine yasama organınca gerek görülmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında ivedi yargılama usûlüne tabi "ilk derece" ve "temyiz" olmak üzere iki aşamalı olarak incelenmek zorunda olunması nedeniyle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlıkla ilgili hüküm kurulmayan bir konuda, temyiz mercii tarafından dava konusu işlemin esasına ilişkin doğrudan yargılama yapılarak bir hüküm kurulmaması gerekir. Bu itibarla, adil yargılanma hakkı kapsamında iki aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi, dolayısıyla dava konusu ihale kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında irdeleme yapılarak yeniden bir karar verilebilmesi için dosyanın İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir. İhale ile satışın gerçekleştirilemediği değerlendirmesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen Mahkeme kararında hukukî isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.