11. Hukuk Dairesi 2011/13932 E. , 2012/20250 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2011 tarih ve 2009/732-2011/898 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/13932 E. , 2012/20250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2011 tarih ve 2009/732-2011/898 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 10.03.2009 tarihinde Elazığ PTT merkez şubesine içerisinde şahsi giyim eşyası ve benzeri eşyaları bulunan 15.350 gr bavulu, Cadle Calvarico 19 Bajo C. San Lorenzo de el Escorial Madrid/Espana adresine teslim etmek üzere teslim ettiğini, karşılığında kendisine 10.03.2009 tarih ve CP002164086TR sayılı yollama liyasının verildiğini, ancak bir süre sonra kargo alıcısı ile görüşen müvekkilinin halen kargonun karşı tarafa ulaşmadığını öğrendiğini ileri sürerek 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 50.maddesi gereğince 2.000 TL tazminatın kargo tarihi olan 10.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alınan kargonun ilgilisine teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kolinin teslim edildiğine dair resmi belgenin sunulduğu fakat teslime dair imzalı belgenin ilgilisinin hapiste olması nedeniyle ibraz edilemediği anlaşılmakla iddianın sübutu noktasında davacı tarafa yemin delilini kullanmaları için süre verilmiş davacı yanın yemin deliline dayanmaması nedeniyle savunmanın aksi sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalının taşımayı üstlendiği gönderinin ilgilisine teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davaya konu gönderiyi taşınmak üzere davalıya teslim ettiğini ancak gönderinin ilgilisine teslim edilmediğini ileri sürmüş, davalı da gönderiyi teslim aldığını ve alıcısına teslim ettiğini savunmuştur. Mahkemece, duruşmada davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davacının yemin teklif etme hakkını kullanmayacağını belirtmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davanın halline etkisi olan bir vakıanın ispatı için, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği yemine taraf yemini denir. Yani yemin teklifini, ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı gönderiyi davalıya teslim ettiğini uyuşmazlık konusu değildir ancak davalı aldığı gönderiyi ilgilisine teslim ettiğini ispatlayamamaktadır. Bu durumda teslim alınan gönderinin ilgilisine teslim edildiği hususunun ispat yükü davalıdadır. Buna rağmen ispat yükü kendisinde bulunmayan davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılması ve yemin teklif etmemesi nedeniyle davalı savunmasının aksinin sabit bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.