T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/03/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/03/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı çekte yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisi eli ürünü olmadığını, müvekkili şirketin tek temsil yetkilisi ... eli ürünü olmayan 30/09/2020 düzenleme tarihli 75.000,00 TL bedelli çekin davalı şirket tarafından icra takibine konu edildiğini, icra takibine de ayrıca itiraz edildiğini, davaya konu çek bankaya ibraz edildiğinde çek üzerindeki imzanın bankada yer alan mevcut imza ile aynı olmadığı için çekin bu sebeple işlemsiz iade edildiğini, dava konusu çek ve icra takibinden borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, icra dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nde imza itirazında bulunduğunu, kambiyo senetlerine ilişkin başlatılan takiplere, borçlunun imzaya itiraz edebilecek durumda olmasına rağmen menfi tespit davası da açmış olmasında hiçbir hukuki yararın bulunmadığını, dava dilekçesinde harca esas değeri 20.000,00 TL olarak belirtildiğini, icra takip dosyası incelendiğinde görüleceği üzere takipte asıl alacağın 75.000,00 TL olduğunu, bu durumun davacının eksik harç yatırarak tedbir kararı almak istediğinin açıkça göstergesi olduğunu, davanın devam etmesi için eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davaya konu çekin davacı şirket tarafından düzenlendiğini ve müvekkiline verildiğini, çek üzerindeki imzanın vasıflı bir imza olduğunu, taklit edilmesinin mümkün olmadığını, düzenlenen çek davacı şirket tarafından müvekkiline teslim edildiğini, ayrıca davacı tarafından çek iptali davası açılmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davaya konu çek üzerinde aldırılan bilirkişi raporu ile çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın el ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, mahkememizce gerekçeli ve denetime elverişli bulunan rapora itibar edilerek dava konusu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava ve takip konusu çeke dayalı olarak davacı borçlu aleyhine takip başlatan davalının kötü niyetli başlatıldığı hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı sabit olmasına rağmen, sahte çeki icra takibi yaparak, haksız olarak yararlanmak isteyen davalı şirketin kötüniyetli olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararının yerinde olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı talebi yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ...'ın yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu şirketin konkordato ilan ettiğini, konkordato sürecine girmesiyle birlikte ...'ın ticari işlerini davacı şirket üzerinden yürütmeye başladığını, bu sebeple de müvekkili şirketle olan ticari ilişkilerine davacı şirket ile devam ettiklerini, ticari ilişki sebebiyle de işbu imza itirazına konu çekin davacı şirket tarafından müvekkili şirkete kargo ile gönderildiğini, mahkemece yapılan incelemede davacı şirket tarafından müvekkili şirkete kargo gönderimi yapıldığının tespit edildiğini, ancak davacı şirket kayıtlarında çek çıkışının olup olmadığı ve şirket yetkilisinin, ...'a çek düzenleme yetkisi verip vermediği hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacının imza aslını içeren Çek Beyanname evrakı üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı tarafından aynı çek üzerinde bulunan imzaya itiraz için açılan Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporunda, ... Denizli Şubesi tarafından sunulan Müşteri Çek Beyannamesi üzerindeki imza ile ilgili çek üzerindeki imzanın aynı kişinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisi resmiyette ... olsa da şirketin fiili yetkilisinin babası ... olduğunu, her iki imzanın da ...'a ait olduğunu, davacı şirket adına müvekkili şirketle irtibatta olan kişinin ... olduğunu, ...'ın da imza incelemesinin yapılması veya ...'ın ilgili şirketin temsili için yetki belgesi verilip verilmediği hususunda noterlere müzekkere yazılması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafça yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma kapsamında dava konusu çek üzerinde bulunan yazılarının ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, mahkemece soruşturma dosyasının incelenmediğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmadığının ATK raporuyla tespit edilmesine, imzanın şirket yetkilisinin babası ...'ın eli ürünü olduğuna yönelik davalının savunmasının dilekçeler aşamasında öne sürülmemesi nedeniyle savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesine, bu sebeplerle davanın kabulüne yönelik kararın isabetli olmasına, davalının çeki kargoyla teslim almış olması ve bu davalı beyanının davacı tarafça itiraza uğramaması karşısında imzanın sıhhatini tam olarak bilmesinin davalıdan beklenemeyeceği dikkate alındığında, davalı aleyhine davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/19222 Esas - 2015/9693 Karar sayılı ilamı), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı taraftan alınması gerekli 5.712,88 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.428,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.284,66 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 4-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...