11. Hukuk Dairesi 2013/1836 E. , 2013/17828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2012 tarih ve 2011/177-2012/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilek
**11. Hukuk Dairesi 2013/1836 E. , 2013/17828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2012 tarih ve 2011/177-2012/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket ortaklarından ... ...'ya ait 1.200 payın 30.000 TL bedel karşılığında müvekkiline devredilerek, ortaklık pay devrinin 26.09.2008 tarihinde noter vasıtasıyla şirket defterine işlendiğini, müvekkilinin davalı şirketin banka hesabına 16.03.2009 tarihinde toplam 300.000 TL yatırdığını, bu bedelin davalının 2010 yılı ticari defterlerine sermaye yedeği olarak işlendiğini ve 2010 yılı mizan gelir tablosunda gösterildiğini, şirkette 23.10.2010 tarihinde sermaye arttırımına gidilerek müvekkiline 7200 pay daha verildiğini ancak kendisinden 7200 pay bedeli olan 180.000 TL ödenmesinin istendiğini, bu bedelin sermaye yedeği olarak davalı nezdinde bulunan paradan alınması talep edilmiş ise de, bu talebin olumlu karşılanmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirkette 210.000 TL karşılığı 8400 hisse ortaklık payının bulunduğunun pay defterine kaydedilmesine, müvekkiline nama yazılı hisse senedi verilmesi suretiyle muarazanın önlenmesine, müvekkili tarafından davalı hesabına yatırılan 90.000 TL'nin ödeme tarihi olan 16.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirkete yapmış olduğu fazla bir ödemesinin bulunmadığını, bilakis sermaye arttırımı nedeniyle ödemek zorunda bulunduğu bedeli ödemediğini, davacının şirkete ait %3 hisseyi 300.000 TL bedelle devraldığını, ödeme tarihi dikkate alındığında davacı talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. Feri müdahil vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket paylarının hisse senedi şeklinde olmaması nedeniyle şahıslar arasında yapılacak devir sözleşmesi ile devredilebileceği, müdahil ... ... tarafından beheri 10.000 TL nominal değerli 3 hissenin davacıya devredildiği, davacının devraldığı kadar ortaklık payı bulunmakta olup, devralınan hisseler dışında davacının payının bulunmadığının kabulü gerektiği, davacının muhtemel sermaye arttırımında kullanılmak üzere devraldığı hisse bedelini yatırdığı tarihte ayrıca 270.000 TL davacı şirket hesabına yatırmış ise de, bu şekilde şirket hisse devrinin mümkün olmadığı, 23.10.2010 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırımı kararı alınmış ise de, davacının süresi içerisinde sermaye arttırım bedelini ödemediği, davacının davalı şirkete yaptığı ödemenin sebepsiz zenginleşme niteliğinde olup, davacının 90.000 TL alacağı yönünden 30.01.2011 tarihinde davalıyı temerrüte düşürdüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 210.000 TL'lik ödenmiş nakdi sermaye karşılığı 8400 şirket ortaklık payı bulunduğuna ilişkin şirket ortak pay defterine kaydedilmesi yönündeki talebinin reddine, 90.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekili ve feri müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, anonim şirket ortaklık payının tespiti ve fazla yatırılan bedelin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına sunulmuş bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı tarafça davalı şirketin banka hesabına 16.03.2009 tarihinde yatırılan 300.000 TL'nin 30.000 TL'sinin feri müdahil sıfatıyla davaya katılan ...'dan devralınan şirket payına karşılık olarak, geri kalan tutarın ise ileride yapılacak sermaye artışına ilişkin olarak verildiği, nitekim, Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/21. D.İş sayılı dosyası kapsamında davalı şirket defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı tarafça yatırılan ve davalı şirket kayıtlarında ilk olarak yedek sermaye hesabına işlenen 300.000 TL'nin 30.000 TL'sinin feri müdahil ... hesabına virman açıklaması ile feri müdahilin şirkete olan borçlarından 30.000 TL azaltacak şekilde kayıt yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının apel borcunun 180.000 TL olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, davacının kendisine yapılan tebligat üzerine şirkete ödediği ve yedek sermaye kalemi olarak şirket kayıtlarına giren bakiye 270.000 TL'den apel borcunun ödenmesini talep ettiğine göre, artık davacının apel borcunu yerine getirdiği ve davalı şirkette toplam 8400 hisse karşılığı pay sahibi olduğunun kabulü gerekmektedir. Her ne kadar dava dilekçesinde pay senedi verilmesi talep edilmiş ise de, fiilen pay senetleri bastırılmadığından, davacının davalı şirkette talep ettiği kadar pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 3-Yine, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olan anonim şirket ortaklık payının tespiti ve bu kapsamda fazla yatırılan bedelin iadesinden kaynaklanmış bulunmasına göre ticari işler için geçerli avans faizine hükmedilmesi gerekirken mahkemece hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olması da doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve feri müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.811,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve ihbar olunan'dan ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.