11. Hukuk Dairesi 2024/2758 E. , 2025/699 K. "" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/281 Esas, 2024/283 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/360 E., 2021/644 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2758 E. , 2025/699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/281 Esas, 2024/283 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/360 E., 2021/644 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 20.03.2014 tarihli genel kurul toplantısında sermayenin arttırılmasına karar verildiğini ancak gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı TTK) gerekse de alınan genel kurul kararına aykırı şekilde peşin ödeme tutarının ortaklar tarafından değil, şirketin banka hesaplarından ödendiğini, 6102 sayılı TTK'nın emredici bir düzenleme olan 481. maddesinde, payların bedellerinin pay sahiplerinden ilan yoluyla isteneceğinin düzenlendiğini, sermaye koyma borcunun şirket tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında devam eden bir çok davada, hakim ortak olan yönetim kurulu başkanının, kendi hakimiyetindeki başka şirketlere para aktardığının, kanuna ve yasaya aykırı yönetim kurulu kararları aldığının, şirket mali defterlerine eksik ve hatalı kayıtlar yapıldığının, şirket mali defter ve kayıtlarının genel kurullarda gizlendiğinin, geriye dönük muhasebe işlemleri ile müvekkil aleyhine kâr payının azaltıldığının ve müvekkilin şirketten alacaklarını azalttığının da tespit edildiğini ileri sürerek davalı şirketin sermayesinin 100.000,00 TL'den 2.500.000,00 TL'ye arttırılmasına dair sermaye arttırımı işleminin batıl olduğunun tespitine, bunun mümkün olmaması halinde iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sermaye arttırımının 10.04.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilân edildiğini, işbu davanın açılması için gereken sürenin 10.07.2014 tarihi itibariyle dolduğunu bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu sermaye arttırma kararına, davacının da ortak sıfatıyla olumlu oy verdiğini ve kararı imzaladığını, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde davacının da imzasıyla ilan edildiğini, genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilecek kişilerin 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi hükmünde açıkça ve emredici şekilde düzenlendiğini, hükme göre toplantıya katılıp da olumlu yönde oy kullanan ortağın iptal davası için dava ehliyeti bulunmadığını, işbu sebeple davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, iddia edildiğinin aksine sermaye arttırımı sebebiyle doğan sermaye borcunun diğer ortakların nam ve hesabına, ortak ve yönetim kurulu başkanı ... tarafından ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.