7. Hukuk Dairesi 2016/11861 E. , 2016/8356 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraflarca süresi içinde temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü; 1-Dosyadaki yazıl…
**7. Hukuk Dairesi 2016/11861 E. , 2016/8356 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraflarca süresi içinde temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü; 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, iş sözleşmesinin davalının .... bölgesinden çekilip işi başka bir firmaya vermesi nedeniyle işveren tarafından sona erdirildiğini, davalının ödediği kıdem ve ihbar tazminatının eksik olduğunu, giydirilmiş ücretin belirlenmesinde hata yapıldığını, her yıl 1 Nisan ile 31 Ağustos tarihleri arasındaki dönemde günlük en az ortalama 3 saat fazla çalışma yaptığını, HMK'nun 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası açtığını bildirerek fark kıdem, fark ihbar tazminatı ile yakacak yardımı, gıda yardımı, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının iş akdinin davacının çalışmakta olduğu bölgedeki ürün satış ve dağıtım işinin distribütör kanalıyla yapılmasına karar verilmesi nedeniyle feshedildiğini, hak ve alacaklarının tam olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, davacının giydirilmiş ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Belirsiz alacak davası 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile öngörülen ve alacaklıya bazı avantajlar sağlayan yeni bir dava türüdür. Sözü edilen hükme göre “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir”. Şu hale göre davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabilir. Öte yandan alacaklı tarafından alacağın miktar veya değerinin tam olarak belirlenmesi beklenemez ise yine belirsiz alacak davası açılabilir.