T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:07/03/2022 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) GEREKÇE TARİHİ:24/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:07/03/2022 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) GEREKÇE TARİHİ:24/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'un ... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde iken yolun sağında bulunan su birikintisine girmesi sonucu, direksiyon hakimiyetini kaybederek, yolun kenarında yaya olarak hareket eden ...'a çarparak, yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonucunda sürekli işgücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, davacının vücut bütünlüğü yanında, maddi ve manevi olarak da zararlar meydana geldiğini, maddi zararların tazmini bakımından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, çarpmanın etkisi ile davacının vücut bütünlüğü ihlal edildiğini, davacının, her iki dizinde ve başında hassasiyetler oluştuğunu, sol dizde menüsküs boynunda dejenerasyon ve kemik iliği ödeme oluştuğunu, bir daha eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığını, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek derecede yaralandığını ve vücut bütünlüğünün ihlal edildiğini, ağır üzüntü ve psikolojik travma geçirdiğini, hayatı boyunca ağrı ve acı çekecek ve yaşam kalitesinin oldukça düşeceğini, kırık bacaklarının kısalmasının söz konusu olduğunu, bu nedenle yaşadığı üzüntü ve psikolojik travmanın giderilebilmesi ve telafi edilebilmesi için manevi tazminata da hükmedilmesini talep ettiğini, mağdurun kaza sonucu yaralanması ve kaza sebebi ile yaşadığı korku, üzüntü, çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazminini talep zorunluluğu doğduğunu, vücut bütünlüğü zarar gördüğü için, eski gücünü kaybettiğini iş gücü kaybına uğradığını, davacı, sağlık sorunları nedeniyle bir işte çalışamayacağını, ekonomik geleceği olumsuz anlamda sarsılmış ve bu nedenle de zarara uğradığını, davacının maddi zararlarının karşılanması için davalılardan sigorta şirketine talepte bulunulduğunu, fakat olumlu bir sonuç elde edilemediğini, belirterek davacı ... için şimdilik 500,00 TL geçici işgücü kaybı karşılığı tazminatın (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı gerçek kişi yönünden olay tarihinden, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak verilmesini, 500,00 TL sürekli işgücü kaybı karşılığı maddi tazminatın (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı gerçek kişi yönünden olay tarihinden, davalı ... şirketi yününden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak verilmesini, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişiden alınarak verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masrafının davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davalı ... şirketi cevap dilekçesi özetle; 04/01/2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın 26/12/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numarası ile, müvekkil şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitinin kişi başına 330.000-TL olduğunu, müvekkili sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar için Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygun olarak rapor alınması gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminat hesaplamasında aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi ve yasal faiz olması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı, görev ve hak düşürücü süre ile reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru olmadığını, kusura ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden kaza ile sakatlık arası illiyet bağının tespitini talep ettiklerini, kaza ile sakatlık nedeni arasında illiyet bağı olmadığını, 22.02.2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelik hükümlerine uygun olarak kusur ve illiyet bağı tespit edilmesi gerektiğini, olayın meydana geldiği anda davacının 18 yaşından küçük olduğunu, davacının sakatlığı söz konusu olsaydı davalı ... okulda buna çok rahat şahit olacağını, davalı kazadan sonra okulda tüm spor aktivitelerine katıldığını ve bir gün dahi rapor kullanmadığını, iddia edilen sakatlığın kazadan sonra başka bir olay yaşamasından kaynaklı olabileceğini, ceza kovuşturmasının takipsizlikle bittiğini, özel olarak alınan sakatlık oran ve raporuna açıkça itiraz ettiklerini, manevi tazminat talebi zenginleşme mahiyetinde olduğundan ve olayın oluşumunda kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "…Davacı vekili davalı sürücünün kusurlu olduğu kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını belirtmiş maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Trafik kazası bir haksız fiil olup, kusuruyla bir başkasına zarar veren failin bu fiil ile bağlantılı olan maddi ve manevi zararları karşılamakla mükellef olduğu tartışmasızdır. Alınan rapora göre davacının %0 malul kaldığı ve3 hafta geçici iş göremezliği olduğu, meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğu anlaşılmaktadır. Sunulan belgelere ve tanık beyanlarına göre davacının öğrenci olduğu anlaşılmıştır. Hüküm kurmaya elverişli görülen rapora göre davacının kalıcı maluliyetinin olmaması çalışmayan kişilerin geçici maluliyet tazminatı talep edemeyecekleri dikkate alınarak maddi tazminat talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Diğer yandan meydana gelen kaza nedeniyle davacının malul kalmış olması, gördüğü tedavi ve iyileşme sürecinin onun manevi varlığında zarara sebep olduğu açıktır. Zararın büyüklüğü ve kusurun ağırlığı dikkate alındığında 1.500 TL’lik manevi tazminatın olaya uygun düştüğü kanaatine varılmış ve bu tazminatın sürücü, araç işleten yönünden kabulü gerektiği" gerekçesi ile "Davacının maddi tazminat taleplerinin reddine, Manevi tazminat talebinin 1.500,00 TL üzerinden kabulü ile bu tutarın 04.01.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Raporu'nun hatalı olduğunu, menisküs ve bağ yırtıklarının kazadan kaynaklandığını, maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, raporun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, maddi tazminatın reddi ile manevi tazminatın düşük belirlenmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; olay günü havanın aşırı yağmurlu ve yolun kaygan olduğunu, motorsikletin hız yapabilecek bir araç olmadığını, yolun eğimi ve büyük araçların sıkıştırması ve yağmur sebebiyle doğal nedenle aracın kaydığını, olayın meydana geldiği anda davacının 18 yaşından küçük olduğunu ve tarafların aynı okulda eğitim aldığını, eğer davacının sakatlığı söz konusu olsaydı davalı ...’un okulda buna çok rahat şahit olacağını, davalının kazadan sonra okulda tüm spor aktivitelerine katıldığını ve bir gün dahi rapor kullanmadığını, iddia edilen sakatlığın kazadan sonra başka bir olay yaşamasından kaynaklı olabileceğini, manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Ayrıca, 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi gereğince; hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile adalete uygun bir miktar paranın hak sahibine verilmesine karar verebilecektir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde; takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede aşağıdaki bent haricinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki, kazanın oluşumuna dair değerlendirmeler ile belirlenen kusur oranının dosyadaki mevcut deliller karşısında karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince hazırlanan iş göremezlik oranına ilişkin raporda davacının % 0 oranında kalıcı maluliyetinin, 3 hafta geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun anlaşılmasına, maluliyetin kaza tarihine göre doğru yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olmasına, küçüğün tedavi müddeti olan üç hafta boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmaması nedeniyle bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden, davacı çocuk için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara karşı davacı vekili ve davalılar ..., ... vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı küçüğün iyileşme sürecinin üç hafta olduğu ile birlikte olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, tarafların kusuru ve sosyal ve ekonomik durumları, ülkede paranın alım gücü hep beraber gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davacının çektiği elem ve ızdırap duygusu karşısında manevi tatmin duygusunu yerine getirmeyecek düzeyde bir miktar az olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak, davalılar ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsil olarak tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜYLE; a-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, b-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle; 5.000,00 TL manevi tazminatın 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat için alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin olarak yatırılan toplam 46,59 TL harcın mahsubuyla bakiye 34,11 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA. ç-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat için alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin olarak yatırılan toplam 102,45 TL harcın mahsubuyla bakiye 629,55 TL harcın ve 732,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.361,55 TL harcın davalılar ... ve ...'tan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, d-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 102,45 TL peşin harç toplamı 146,85 TL'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 2.420,80 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 1.936,64 TL'sinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan masrafın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, f-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, ğ-Anayasa Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'ya aykırı bulunduğundan iptaline karar verildiği dikkate alınarak, davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, h-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, ı-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, b-Davalı ... ve ...'un istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ...'tan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 200,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 420,70 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'tan müteselsil olarak alınarak davacıya VERİLMESİNE, ç-Davalılar ... ve ...'un istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/03/2026 ...