11. Hukuk Dairesi 2024/5466 E. , 2025/3569 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1064 Esas- 2024/1229Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/222 E. - 2021/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik H…
**11. Hukuk Dairesi 2024/5466 E. , 2025/3569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1064 Esas- 2024/1229Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/222 E. - 2021/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/110158 sayılı "... altın dilim" ibareli ve 2011/110118 sayılı "altın kesim" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/33736 sayılı “...” ibaresinin tescili için gerçekleştirdiği başvurunun nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, markaların aynı veya aynı türde mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı markasının bütün olarak incelendiğinde müvekkiline ait olduğunun düşünüleceğini, seri marka izlenimi yarattığını, müvekkilinin “Altın Kesim” ve “Altın Dilim” markalarının “...” ibareli markaların ana faaliyet alanı ile tanınmış bir marka olduğunu, davalı markasının orta düzeydeki tüketici nezdinde ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, davalın marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1 a-ç, 6/1, 6/4, 6/5 hükümlerine, 18. maddesine, iyiniyet ve haksız rekabet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2020-M-4529 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2019/33736 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markalarda “altın” ibaresinin ortak olarak bulunmadığı, başvuru kapsamındaki emtialar bakımından tek başına markaların birbiriyle karıştırılması veya ilişkilendirilmesi sonucuna yol açamayacağını, ortalama tüketici nezdinde bütün halde bıraktığı izlenimin markaları farklılaştırdığını, bu kapsamda markaların ilişkilendirme dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, bu sebeple kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu kapsamına göre karşılaştırılan markaların emtia sınıflarının kısmen benzer olduğu, ancak tek başına yüksek ayırt ediciliği olmayan “ALTIN” ibaresinin sektörde çeşitli firmalarca kullanıldığını, ayırt ediciliği düşük olan “ALTIN” kelimesinin örtüşmesinin otomatik olarak benzerlik sonucunu doğurmayacağı, zayıf kelimelerin yanında bulunan çatı markaların ve sair işaretlerin bütünsel incelemede önem arz etmesi ve davaya konu markalarda bulunan “.../KANCA/DİLİM/KESİM” ibarelerinin kavramsal olarak farklılık yaratması karşısında davaya konu markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında aynı Kanun'un 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şahıs başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.