T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1269 KARAR NO : 2026/219 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI : 2018/295 Esas - 2021/1320 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1269 KARAR NO : 2026/219 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI : 2018/295 Esas - 2021/1320 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul- kısmen reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin lojistik işiyle iştigal ettiğini, davalı şirket ile taşıma işini üstlendiği müşterilerine ait malların taşınması için anlaştığını, taşıma işini davalıya devrettiğini, bu işlerle ilgili davalı ile 28/11/2016 tarihinde "Tedarikçi Nakliyeci Taşıma sözleşmesi" yapıldığını, sözleşmeye göre 4 araç için davalı ile anlaşıldığını, araçların İstanbul'dan Polonya'ya mal teslimi daha sonra Polonya'dan İstanbul'a mal teslimi olarak gidiş-dönüş araç başı 4.100,00 EURO ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yaşanacak belgelendirilemeyen gecikmelerden taşıyıcının (davalı) sorumlu olacağını, davalının davacıya bu sözleşmeye istinaden 4 araç için 28/11/2016 tarihli 35471, 35472, 35473, 35474 no'lu, her biri 4.100,00 EURO bedelli faturalar düzenlediğini (toplamda 16.400,00 EURO), davacının davalıya cari hesap ödemesi olarak 01/12/2016'da 7.850 EURO, 21/12/2016'da l.000 EURO, 23/12/2016'da 2.800 EURO, 25/12/2016'da 550 EURO karşılığı 2.000-TL, 27/12/2016'da 550 EURO karşılığı 2.000-TL, 29/12/2016'da 550 EURO karşılığı 2.000-TL, 30/12/2016'da 550 EURO olmak üzere toplam 13.850,00 EURO ödeme yaptığını, bunların dışında; 28/12/2016 tarihli ödeme makbuzu karşılığı 2.850 EURO, davacı yetkilisi ... tarafından 24/12/2016 tarihinde davalı çalışanı ...'ye 1.100 TL, ... tarafından davalı firma sahibinin oğlu ... hesabına 01/01/2017 tarihinde 260 TL, 31/12/2016 ve 01/01/2017 tarihlerinde ... tarafından davalı firma yetkilisi ...'in kredi kartı hesabına toplam 1.440 TL, davacı şirketin müşterisi olan ... firması çalışanı ... tarafından çalıştığı firmanın davacıya ait borcuna karşılık 2.500 TL'nin 01/01/2017 tarihinde davalı ...'in kredi kartına ödeme yapıldığını, davacı şirket yetkilisi ... ile davalı şirket yetkilisi ... arasındaki vvhatsapp görüşme kayıtlarından ... A.Ş.'nin davacı şirketin müşterisi olduğunu gösterir davacı şirket tarafından bu şirket adına düzenlenen fatura ve davalı şirketin ... adına gönderilen havaleden anlaşıldığını, nitekim davalının görüşmelerde geçen mesafe farkı, bekleme ücreti ve cezalarını 30/12/2016 tarihli faturada ve 30/12/2016 tarihli ek sözleşmede 3.670 EURO olarak kayıt altına aldığını, ilk sözleşme gereğince araçların km farkı, bekleme bedeli ve gecikme belge eksikliğinden dolayı ödenecek cezaların sözleşme bedeline dâhil edileceği kararlaştırılmış olduğundan 3.670 EURO daha hesap çıkartıldığını, davalıya ait araçların dönüş için yükleyeceği malları henüz teslim etmediğinden inceleme dahi yapılmadan bu sözleşmenin imzalandığını, söz konusu sözleşmede km farkı, bekleme bedeli, geçiş belge eksikliğinden doğan tutarın 3.670 EURO olduğunun davalının kabulünde olduğunu, sözleşmede km farkı, bekleme bedeli ve geçiş bedeli eksikliğinden doğan tutar toplamının 3.670 EURO olduğunu, takibe konu fatura dahi kabulünde olan 30/12/2016 tarihli sözleşmede açıkça belirlenmiş olmasına rağmen takibe konu 30/12/2016 tarih ve 35476 numaralı faturada l.500 EURO daha eklenerek faturanın 5.170 EURO olarak düzenlendiğini, davacı şirketin fazla istenen l.500 EURO'yu kabul etmediğini, taraflar arası yapılan anlaşma gereğince davalının İstanbul'dan Polonya'ya, Polonya'dan da İstanbul'a davacı şirkete ait malları taşıması gerekmekteyken, ... ... (tek araç, iki plaka) plakalı aracın Polonya'dan geri gelmediğini, bu nedenle bir araç için gidiş dönüş ücreti olan 4.100 EURO'nun bir kısmı olan 1.755 EURO iade faturası (17/11/2017 tarih ve ... no'lu fatura) düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının söz konusu iade faturasını teslim almadığını, söz konusu aracın Polonya'dan dönüşte üstlendiği borcunu ifa etmediği iddia edildiğinden işin teslim edildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacı şirketin müşterisi olan ... A.Ş.'nin gönderdiği mailde geçen plakaların ihracat ve ithalat tarihlerinin bildirildiğini, ... plakalı aracın 02/12/2016 tarihinde malı Türkiye'de yüklediğini, 20 gün gecikmeli olarak 28/12/2016 (6 gün standart nakliye süresi) tarihinde malı teslim ettiği ve dönüşte mal teslim etmediğinin gözüktüğünü, bu gecikmenin sebebinin ise davalı firma çalışanının işi bırakmasından kaynaklandığını, bu durumun da firma yetkilileri arasındaki whatsapp yazışmalarından anlaşıldığını, sonuç olarak İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden faturalardan dolayı takip tarihi itibariyle takibe konu 37.801,00 TL ve bu kısım alacak için işletilen faiz yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle hareket ederek davacının ticari hayatına onarılmaz zarar veren davalının %20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin 4 adet aracın İstanbul'dan Polonya'ya ve Polonya'dan İstanbul'a nakliye taşımacılığı için yapıldığını, bu sözleşmede her araç için 4.100 EURO'nun davalı şirkete ödeneceğini, söz konusu sözleşmede araçlarda km farkları olması ve araçların boşaltma ve yükleme dışında bekleme bedellerinin tek tek belirlenmiş olması ve bu durumda bedellerin faturalandırılacağının belirlendiğini, buna istinaden davalı firmanın davacıya her bir araç için 4.100 EURO, ayrıca km farkı ve bekleme bedeli olarak 5.170 EURO fatura kestiğini, davacı ile davalı firma arasında yapılan 30/12/2016 tarihindeki mutabakat sözleşmesinde görüleceği üzere araçların herhangi bir aksilikte bekleme sürelerinden davacı firmanın sorumlu olduğunu, davalı firmanın sadece nakliye işi yaptığı ve bunun dışında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bekleme ve km farklarından kaynaklanan bedelin 3.670-EURO olduğunu, her iki tarafın da karşılıklı olarak mutabakat şeklinde buna rıza gösterdiklerini, mutabakata varılmış olan 3.670 EURO'nun diğer ... ... plakalı araçların bekleme ve km farklarından kaynaklandığını, 30/12/2016 tarihli faturadaki l.500 EURO'nun ... ... plakalı aracın gecikme bedeli olduğunu, bu gecikmenin tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, Avrupa'daki ... tatilinden dolayı yüklemenin mümkün olmayacağından dolayı 10 günlük gecikme bedelinin bu faturaya yansıtıldığını, ... plakalı aracın boş vaziyette 17/01/2018 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığını, aracın mutabakattan 18 gün sonra geri geldiğini, davacı tarafın alacağı tahsili aşamasında bekleme ücretlerinden davalının kusuru olduğu yönündeki beyanlarını davalının kabul etmediğini, çünkü davacı tarafın kendi rızasıyla imzaladığı mutabakat sözleşmesinde bekleme ücretlerinden sorumlu olduğunu kabul ettiğini ve 3.670 EURO bedeli de kabul ettiğini, ayrıca ... belgeleri incelendiğinde araçların hangi tarihte nerede olduğunun net bir şekilde görüldüğünü, örnek olarak ... .. plakalı aracın 28/12/2016 tarihinde malı teslim etmediği iddia edilse de ... belgeleri incelendiğinde söz konusu aracın 15/12/2016 tarihinde yüklü malı teslim ettiğinin görüldüğünü, davacı tarafın hukuki temelden uzak ve haksız iddialarda bulunduğunu, davacının davalıya kestiği 1.755 EURO'luk iade faturasının bir geçerliliğinin olmadığını, TTK'da belirlenen usullere göre davalıya faturanın tebliğ edilmediğini, faturaya karşı 8 günlük itiraz süresinin oluşması için bu faturanın usulüne uygun bir tebligat ile ulaştırılması gerektiğini, davalı şirketin haberi olmadığı ve ticari defterlerinde girişi bulunmayan bu faturayı kabul etmesinin söz konusu olamayacağını, bu nedenle bu faturaya itiraz edildiğini, kaldı ki bu iade faturasının tarihinin 17/11/2017 olmasıyla davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği faturaların tarihlerinden 1 yıl sonra düzenlenmiş olması ve davalı tarafından 05/09/2017 tarihinde davacıya çekilen ihtarnameden bile aylar sonra düzenlenmiş olduğundan dolayı faturanın delil niteliğinin olmadığını, ödemelere ilişkin iddialarla ilgili olarak toplamı 13.850 EURO olan davalının ... Bankası Hopa Şubesi'ne gelen ödemeler dışında davacının iddia ettiği ödemelerin davalı tarafça kabul edilmediğini, sonuç olarak davalının davacı şirkete kesmiş olduğu her biri 4.100 EURO bedelli 4 adet fatura ile 5.170 EURO bedelli bir adet faturaya karşılık davacı tarafça davalıya 13.850 EURO ödeme yapıldığını, davalı şirketin 7.720 EURO davacıdan alacak bakiyesinin mevcut olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, işbu davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davalının taşıma işi kapsamında Polonya'dan İstanbul'a boş dönmesinden dolayı davacının sorumluluğunun olup olmadığı, davacı tarafından düzenlenen 1.755 Euro bedelli iade faturasının bakiye alacaktan düşülüp düşülmeyeceği hususudur. Davacı ile davalı arasında İstanbul - Polonya - İstanbul şeklinde çift yönlü taşıma işinin gerçekleştirilmesi konusunda anlaşma sağlanmış, bu anlaşma doğrultusunda 4 adet taşıma için 4 adet 4.100 Euro bedelli faura düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar taşıma ilişkisinin tamamlanmasından önce düzenlenmiş olup davacı taraf ... 6580 / ... 6581 plakalı araç ile yapılan taşımanın Polonya – İstanbul taşımasının gerçekleştirilmediği gerekçesi ile 1.755 Euro iade faturası düzenlemiştir. Polonya İstanbul arasında taşıma işinin gerçekleşmediği ... 6580 / ... 6581 plakalı aracın Polonya'dan boş bir şekilde döndüğü tarafların kabulündedir. Burada asıl tartışılması gereken husus boş vaziyette dönme hususunda kimin sorumlu olacağıdır. Davacı tarafından yükleme yapılmasını talep etmesine rağmen davalının Polonya'dan yüklemeyi yapmadığına ilişkin bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır. O halde davalının Polonya'dan boş bir vaziyette dönmesinde kusurlu olmadığı ve ücrete tam olarak hak kazanacağı yönünde kanaat oluşmuş, davacının iade faturası dikkate alınmamıştır. Çözümlenmesi gereken diğer bir husus ise; davacı tarafından yapmış olduğunu iddia ettiği ödemelerin değerlendirilmesidir. Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan 28/12/2016 tarihli tahsilat makbuzu isimli belgenin incelenmesinde, "İstanbul Polonya – Polonya İstanbul nakliye tutarından 2.850 Euro elden teslim alınmıştır" ifadesinin yer aldığı ve davalı şirketin kaşesi ile üzerinde imza bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesinde bu belgenin dikkate alınmamasını talep etmiş ise de; belgede bulunan imza açıkça inkar edilmemiş olduğundan tahsilat makbuzunun geçerli olduğu ve makbuzda belirtilen ödemenin yapıldığı kanaatine varılmıştır. Davacının dava dilekçesinde belirttiği diğer ödemelerin ise davacı şirkete veya onun yetkilisine dava konusu borç nedeniyle ödendiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından bu ödemelerin borçtan mahsup edilmesi talebi kabul edilmemiştir. Çözümlenmesi gereken son husus ise; araçların km farkı, bekleme bedeli ve geçiş belge eksikliğinden doğan zararların miktarı ve bu zararlardan kimin sorumlu olacağı hususudur. 30.12.2016 tarihli nakliyeci taşıma sözleşmesi isimli belge tarafların kabulünde olup, bu belgede araçların km farkı, bekleme bedeli ve geçiş belge eksikliğinden doğan tutarın 3.670 Euro olduğu belirlenmiştir. Bu tutarın fatura tarihinden itibaren 15 iş günü içerisinde ödeneceği belirlenmiştir. Davacının bu tutar yönünden sorumlu olduğu, fatura tarihi olan 30.12.2016 tarihinden 15 iş günü sonrası olan 21.01.2017 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, bu tarihten takip tarihine kadar faiz talep edebileceği anlaşılmış olup, takibin devamına karar verilen kısım yönünden bu tarihler dikkate alınarak faiz hesaplaması yapılmıştır. Davalının takip başlatmakta ve davacınında menfi tespit davası açmakta kötüniyetli oldukları ispatlanamadığından..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esasa sayılı takip dosyasında davacının 22.518,39 TL asıl alacak ve 2.203,70 TL işlemiş asıl alacak faizi olmak üzere toplam 24.722,09 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin 15.282,61 TL asıl alacak ve 1.303,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.586,45 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ve davalı tarafın kötüniyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı nakliyeci ile müvekkili arasında 28.11.2016 tarihli tedarikçi nakliyeci taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalının dört araç ile Türkiye/Polonya/Türkiye arası taşıma işi için anlaştıklarını, her bir taşıma için 4.100,00 EURO olmak üzere dört adet fatura düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini, davalının üç araç taşımı işini ifa etmiş ise de dördüncü araç ile ilgili taşıma işinin Polonya Türkiye arası kısmı için yapılmadığını, bu sebeple müvekkilinin 1.755,00 EURO iade faturası düzenleyerek davalı tarafa ilettiğini, davalının dört araç için bekleme kilometre farkı ve cezalar için toplam 3.650,00 EURO'da anlaşılmasına rağmen son araç için 10 gün bekleme ücreti karşılığı 1.500,00 EURO talep ederek 30.12.2016 tarihli 5.170,00 EURO bedelli faturayı müvekkiline gönderdiğini, faturanın kabul edilmediğini, itiraz edildiğini, davacı taşıyıcının ise ... plaka sayılı araç için düzenlenen 28.11.2016 tarihli 4.100,00 EURO bedelli fatura için ve 30.12.2016 düzenleme tarihli 5.170,00 EURO bedelli faturalar yönünden takip başlatıldığını, takibe süresi içinde itiraz edilmemesi sebebiyle kesinleştiğini, takibin kesinleşmiş olması nedeniyle menfi tespit davası açıldığını, mahkemenin Polonya Türkiye taşıma işi yapılmadığından 1.755,00 EURO'yu düşmediğini, bir kısım ödemeleri de borç olarak kabul etmediğini, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verdiğini, HMK 297.maddesi kapsamında hukuki gerekçelerin kararda gösterilmediğini, TBK 97.maddesi kapsamında karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiğini, TBK 125.maddede ise temerrüte düşen borçlunun hakkının yer aldığını, yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere taşıyıcının iş bedelini talep edebilmesi için yüklendiği işi yapması gerektiğini, mahkemece davacı şirket sahibi tarafından davalı firma çalışanı ve şoförüne yapılan ödemeleri dikkate almadığını, toplam ödemenin 5.300,00 TL karşılığı 1.427,00 EURO olduğunu, HMK 202.maddede devir başlangıcının düzenlendiğini, davalı firma yetkilisi ile yapılan whatsap görüşmelerinin dosyaya ibraz edildiğini karşı tarafın itiraz etmediğini, yazılı delil başlangıcı olarak kabulü ile şoför ...'nin beyanın alınması gerekirken bu yönde karar verilmediğini yine bizzat davalı firma yetkilisinin kredi kartı borcunun ödendiğini, bu yöndeki kararında hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kendi lehlerine kaldırılmasını, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini veya davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 30.12.2016 tarihli mutabakat metnine göre 5.170,00 EURO bedelli faturanın gecikme sebebi ile düzenlendiğini, davacı şirketin ... ... plakalı aracı dolduracak mal bulamadığı için aracı beklettiğini bunun üzerine 30.12.2016 tarihinde gecikme bedeli olarak 3.670,00 EURO üzerinde tarafların mutabık kaldığını ancak bu rakamın 30.12.2016 tarihine kadar ki gecikmenin bedeli olduğunu, şirket yetkilileri ile iletişime geçildiğini ne zaman dönüleceğinin görüşüldüğünü ve ... sebebi ile Avrupa'da insanların tatile çıktığını ve bu sebeple muhtemel mutabakat tarihinden 15 -20 gün sonra geri dönüleceğinin bildirildiğini, gecikme faturasının davacı şirkete bildirildiğini, ... evraklarında görüleceği üzerine aracın 17.01.2017 tarihinde döndüğünü, ihtilaf bulunmadığını, müvekkilinin mutabık kalınan 3.670,00 EURO ve sonrası muhtemel gecikme bedeli olan 1.500,00 EURO olmak üzere toplam 5.170,00 EURO fatura düzenlendiğini, davacı şirkete bildirildiğini, mutabakatta gecikme bedeli olarak 150.00 EURO müvekkili tarafından 10 gün üzerinden fatura edildiğini, 17 gün sonra döndüğü dikkate alındığında fatura alacağının olduğunun şüphesiz bulunduğunu, mahkeme gerekçesinde 28.12.2016 tarihli tahsilat makbuzuna istinaden elden 2.850,00 EURO yapıldığını kabul ettiğini buna gerekçe olarak ödeme evrakının üstünde şirket kaşesinin olması ve üzerindeki imzaya itiraz edilmemesinin gösterildiğini, söz konusu tahsilat makbuzunun kim tarafından kime istinaden düzenlendiğinin belli olmadığının belirtilerek itiraz edildiğini yine ticari defterlerde böyle bir ödemenin olmadığınında belirtildiğini, yapılan incelemede ödemeye rastlanılmadığını, söz konusu ödemenin kabulünün isabetli olmadığını iddia ederek, davacının istinaf talebinin reddine, kararın istinaf sebepleri doğrultusunda düzeltilmesine ve neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında, İİK 72.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, tedarikçi nakliyeci taşıma sözleşmesinin varlığı, sözleşmede davacı şirketin taşıtan, davalı şirketin ise taşıyan firma olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının davalının takibe konu etmiş olduğu alacağın 37.801,00 TL yönünden borçlu olup olmadığı, mahkemece davacının gerçekleştirmiş olduğu ödemeleri kabul etmemesi ile davacının kötü niyet tazminatının reddine dair verdiği karar ve tahsilat makbuzu yönünden ödemenin gerçekleştirildiğinin kabulü ile davalı aleyhine olacak şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin antetli kağıdı üzerinde taraflar arasında 30.12.2016 tarihinde tedarikçi nakliyeci taşıma sözleşmesinin (MUTABAKAT) düzenlendiği, sözleşmede yükleme tarihinin 28.11.2016 olarak belirtildiği, araç plakalarının gösterildiği, yükleme adresinin İstanbul, yük cinsinin muhtelif, varış gümrüğünün Polonya; boşaltma adresinin Polonya, navlun bedelinin 4.100,00 EURO; yüklemede %70 peşin ödeme kalanın ... tesliminde peşin, serbest sürenin yükleme ve boşaltmada 72 saat bekleme ücretinin beher gün için 150,00 EURO; km farkının 0,50 - 0,75 EURO olarak belirtildiği, sözleşmenin not kısmında geçiş belgeleri sorumluluğunun taraflarına ait olduğu, herhangi bir cezai durumunun yansıtılacağının belirtildiği, genel şartların 7 madde halinde düzenlendiği, 1.maddede; araçların İstanbul Polonya - Polonya Türkiye İstanbul taşıma için yapılan sözleşme olduğu, 2.bentte; araçların km farklarının km başına 0,50 ve 0,75 cent mutabakat üzerine faturalandırılacağı, 3.bentte araçların bekleme sürelerinin boşaltma yükleme toplamında 72 saat zamanaşımında günx150 EURO olduğunun ifade edildiği, 4.maddede toplam oluşan beklemenin 7 gün, 5.maddede; toplam oluşan km farkının 2.300 km x 0,50 EURO ve 250 km 0,75 EURO olarak belirtildiği, 6.maddede; gümrüklerde belge eksikliğinden dolayı 1.300,00 EURO olarak yer verildiği, 7.maddede ise araçların km farkı, bekleme bedeli ve geçiş belge eksikliğinden doğan tutarın 3.670,00 EURO olduğu, bu tutarın nakliyeci tarafından ... Depoculuğa fatura edilip fatura tarihi itibariyle 15 iş günü içerisinde ödeneceğinin ifade edildiği, söz konusu sözleşmenin taşıyan firma tarafından davacı taşıtan firmaya mail yolu ile gönderildiği ve sözleşmenin teyit edilmesinin talep edildiği ve 24 saat içerisinde açıkça reddedilmediği takdirde kabul edilmiş sayılacağının belirtildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 17.01.2017 tarihinde nakliye bedeli olarak 1.755,00 EURO tutarında iade faturası düzenlendiği, davalı şirket tarafından 05.09.2017 tarihli ihtarnamenin davacı şirkete Kartal 18. Noterliğinde düzenlendiği, söz konusu ihtarnamede, 28.11.2016 tarihli 4.100,00 EURO tutarındaki fatura ile 30.12.2016 tarihli 5.170,00 EURO tutarındaki faturaların tebliğ tarihinden ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının belirtildiği, davacı şirketin ihtarnameye cevaben; Kadıköy 29. Noterliğinde düzenlenen 13.09.2017 tarihli ihtarname ile; müvekkili şirkete gönderilen iki adet fatura alacağının ödenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, 4.100,00 EURO'luk fatura alacağının kısa süre sonra alacaklı şirkete ödendiğini, 5.170,00 EURO fatura alacağının ise bulunmadığının belirtildiğini, davalı şirket tarafından davacı şirket adına İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 38.655,00 TL asıl alacak ve 3.507,54 TL asıl alacak faizi olmak üzere toplam 42.162,54 TL'nin tahsilini talep ettiği, tahsil konusu alacağın 28.11.2016 tarihli 4.100,00 EURO tutarlı Türkiye Polonya - Türkiye nakliye bedeli ,30.12.2016 tarihli faturanın ise 30.12.2016'da yapılan ek sözleşmeye istinaden araçların bekleme ücretine ilişkin 30.12.2016 - 10 gün ilavesi ile ek sözleşmeden 3.670,00 EURO ve 1.500,00 EURO olmak üzere 5.170,00 EURO tutarındaki faturalar olduğu, ilamsız icra takibinin kesinleşmesi üzerine davacı şirket tarafından 72/3.madde gereğince menfi tespit davasını açılmış olduğu, davacı şirketin fatura bedelini ödediğine dair dava dışı gerçek kişi ... hesabına geçmiş dönem maaş ödemesi adı altında yapılan 29.12.2016 tarihli 1.998,00 TL bedelli dekont ile ayrıca aralarında gerçekleştirilen whapsap yazışmaları ile mail yazışmalarını ibraz etmiş olduğu, yine dava dışı ... adına yapılan herhangi bir açıklamaya yer verilmeyen 11.09.2017 tarihli 1.100,00 TL tutarlı dekontun ibraz edildiği, alacaklı hesabının dekontta ... olarak gösterildiği, 28.12.2016 tarihli adi yazılı şekilde el ile yazılan tahsilat makbuzu adlı belgenin, İstanbul Polonya - Polonya İstanbul, nakliye tutarından 2.850,00 EURO elden alınmıştır yazısının olduğu, yazının altında davalı şirket kaşesi ve parafın yer aldığı, 550,00 EURO tutarında davalı şirkete 11.09.2017 tarihinde gerçekleştirilen fatura ödemesine ilişkin dekontun 11.09.2017 tarihli 2.000,00 TL tutarındaki dekontların ve 1.000,00 TL tutarındaki dekont ile 11.09.2017 tarihli 7.850,00 EURO tutarındaki dekontun davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen fatura örneklerinin dosya içerisine ibraz edildiği ve uluslararası karayolu taşımasına ilişkin taşıyıcı davalı şirkete ait ... belge örneklerini ibraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ile birlikte bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 13.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının taşıyan olarak üst/alt taşıtan ilişkisi çerçevesinde davacıdan aldığı taşıma işi karşılığında faturaya bağladığı navlunu ve demurajı doğuran uluslararası kara yolu taşımalarının tabi olduğu ... konvansiyonunun 19.maddesinde yükün kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemesinde veya kararlaştırılmışsa zaman limiti olmadığı hallerde taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman gayretli bir taşımaya gerekli zamanı geçiriyorsa teslimde gecikmenin var olduğunun denileceğini, 23/5.maddede; gecikmenin zarara neden olması halinde taşıyanın navlun ücreti ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunun hükme bağlandığını, ... Konvansiyonuna bağlı kara yolu taşımalarında taşıma işi gecikmeli de olsa gerçekleştirilmiş ise taraflar arasında 28.11.2016 tarihinde icap ve kabul yolu ile kurulan sözleşme kapsamında bir kısmının gecikmeli de olsa tamamlandığını ve taşınan malın alıcıları emrine ...'lere herhangi bir şerh konulmadan teslim edilmiş oldukları, navlun ücretinden kesinti yapılamayacağı, gecikmenin zarara sebep olduğunun kanıtlanmış olması şartına bağlı olarak taşıma ücretini geçmemek kaydıyla ... 25/3 hükmüne göre gecikme yüzünden maddi yönden menfaati zarar gören hak sahibine tazminat ödemesinin gündeme gelebileceğini, bekleme (demuraj) ücretinin ise tahmil/tahliye esnasında kararlaştırılmış serbest bekleme süresi içerisinde araçların yük altında bekletildiği her gün için taşıyıcının araç başına talep ettiği bir ücret olduğu, uygulamada bu ücretin alt/üst taşıyıcı ve/veya taşıtan arasında piyasa koşullarına güzergah üzerinde ihtiyaç duyulan araç miktarına göre aracın beklemesinin yaratacağının iş kaybının karşılığı olarak taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu ile ilgili 37 ve 38.madde dışında kalan hususlarda ... 40'a göre kendi aralarında serbestçe kararlaştırılabileceği, davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davalının davacıya kestiği her biri 4.100,00 EURO bedelli dört adet faturayı davacı şirketin ticari defterlerine kaydettiği, davacının yapılan ödemelerin anlatıldığı dava dilekçesinin ilgili kısmında belirtilen banka hesabına yaptığı toplam 13.850,00 EURO'luk ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu ödemeler dışında dava dilekçesinde belirtilen ödeme makbuzu karşılığı 2.850,00 EURO davacı yetkilisi ... tarafından 24.12.2016 tarihinde davalı çalışanı ...'ye 1.100,00 TL, davalı firma sahibinin oğlu ... hesabına 01.01.2017 tarihinde 260,00 TL, 31.12.2016 ve 01.01.2017 tarihinde ... tarafından davalı firmay yetkilisi ... kredi kartı hesabına 1.400,00 TL'lik ödemelerin cari hesap kayıtlarına işlenmediği, davacı şirketin belirttiği ... .. çekici dorsenin aracın Polonya'dan gelmemesi ve bu nedenle bir araç için gidiş dönüş ücreti olarak davalı şirketçe davacıya kesilmiş 4.100,00 EURO'luk bir kısmı 1.755,00 EURO bedelli 17.01.2017 tarihli iade faturasını davalı şirkete kestiğine ilişkin açıklamanın defterleri ile tutarlı olduğu, iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalının davacıya kestiği ek sözleşmeye istinaden 3.670,00 EURO ile bekleme ücreti 1.500,00 EURO açıklamalı 5.170,00 EURO bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının icap ve kabul yolu ile kurulmuş olan anlaşma ile taşıma işini verdiği davalıya sadece kararlaştırılan navlun ücretinden kalan ve kendi hesaplarında 2.277,26 TL olarak izlediği bakiye borcunu değil davalı tarafla 30.12.2016 tarihinde sağladığı mutabakata göre km farkı, araç bekleme ücreti ile noksan belge için ödemesi gereken 3.670,00 EURO'nun karşılığına denk gelen 16.643,08 TL ile birlikte 2.277,26 TL toplamı 18.920,34 TL ödemesi gerektiği, davacının davalıya bu miktarda borcunun bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde; davalıya ait 4 ayrı araç ile bir sefere mahsus nakliye işi yapılması için anlaşmaya varıldığını, takibe konu 28.11.2016 tarihli 4.100,00 EURO bedelli faturanın davalıya ait ... ... plaka sayılı araç ile müvekkiline ait ürünlerin Türkiye Poloya - Türkiye nakliye bedeli işi karşılığı düzenlendiğini, davalının Türkiye Polonya arası nakliye borcunu ifa etmiş ise de Polonya Türkiye arası borcunu ifa etmediğini, davalının ikrar ettiğini, müvekkilinin 2.850,00 EURO karşılığı davalıya belge karşılığında teslim ettiğinin yazılı belge ile ispatlandığını, müvekkili borcundan mahsubu gerektiğini, ayrıca bekleme, km vb nedenlerden kaynaklanan bir kısım ödemeler yapıldığını belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; davacıya dört adet 4.100,00 EURO bedelli fatura kesildiğini, raporda alacaktan mahsup edilen iade faturasının 17.01.2017 tarihli olduğunu, aracın İstanbul'a boş olarak gelmesi sebebiyle iade faturasının düzenlendiğinin iddia edildiğini, bu durumun ... belgeleri ile sabit olduğunu, boş olarak dönen araçla alakalı tüm kusurun davacıda olduğunu cevap dilekçelerinde belirttiklerini, iade faturasının aracın geri gelmesinden 11 ay sonra kesildiğini, faturanın davacıya tebliğ edilip hiç itiraz edilmediğini, sekiz gülük itiraz süresinin geçirildiğini, ... konvansiyonunda taşıma işinin gecikmeli olarak da gerçekleşse dahi navlun ücretinden kesinti yapılamayacağını bunun ayrı tazminat talebinin konusu olacağını, alacaktan mahsup edilmemesi gerektiğini, iade faturasının hatalı olduğunu belirterek, ek rapor alınmasını talep etmiştir. 10.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalının, davacıya kestiği 5.170Euro bedelli faturadaki, geç dönen araca ilişkin 1.500 Euro gecikme alacağının kök raporda değerlendirmeye alınmamasına yönelik itirazı olduğu, mali yönden incelemede, bu faturanın dikkate alınmama sebebinin, tarafların “Tedarikçi Nakliyeci Taşıma Sözleşmesi”nde anlaştıkları; km farkı, bekleme bedeli ve geçiş belge eksikliğinden doğan tutar için 3.670 Euro'da mutabık kalmaları, davacı tarafça aradaki fark olan 1.500 Euro'ya itiraz edilmiş olması ve davacının kendi ticari defterlerinde bu faturaya ilişkin bir giriş olmamasından kaynaklandığı, ayrıca davalı şirket defterleri de incelenemediğinden bu faturanın davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı da tespit edilemediği; dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle davacı tarafın incelenen (sahibi yararına delil niteliğindeki) defter kayıtları ve müstenitleri, davacı ve davalı tarafça kök rapora yapılan beyan ve itirazların değerlendirilmesi sonucunda kök raporda açıklanan “davacının davalıya 18.920,34 TL borcu bulunduğu” yönündeki sonucun; ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının davalıya (18.920,34 TSL.'sı değil) 7.323,86TL borcu bulunduğu, menfi tespit açısından değerlendirildiğinde, “işbu menfi tespit davası esas bedeli olan 37.801,00TL'nin (37.801,00TL - 7.323,86TL -) 30.477,14 TL kısmı yönünden davacının davalıya borcu olmadığı belirtilmiştir. 28.05.2021 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda; önceki ek rapordaki sonuç bölümünde revizyona gidilmesi yönünde kanaate varıldığı, önceki ek rapordaki “davacının davalıya 7.323,86 TL. borcu bulunduğu” yönündeki sonucun revize edildiği; işbu rapor itibariyle davacının davalıya 15,292.61TL borcu bulunduğu yönünde değerlendirmeye varıldığı. menfi tespit açısından değerlendirildiğinde, işbu menfi tespit davası esas bedeli olan 37.801,00TL'nin (37.801,00TL - 15.282,61 TL x) 22.518,39 TL kısmı yönünden davacının davalıya borcu olmadığı” görüşünde olduklarını, İşbu ek raporda, tespit edilen hususlar bölümünün 6, maddesinde belirtildiği şekliyle; eğer 28/12/2016 tarihli “Tahsilat makbuzu İstanbul Polonya - Polonya İstanbul nakliye tutarından 2.850 Euro elden teslim alınmıştır.” açıklamalı 2.850,00 EURO tutarındaki ödeme belgesine yönelik, davalının itirazlarının mahkemece haklı görülmesi ve bu ödeme belgesinin alacak/borç hesaplamasına dahil edilmemesi gerektiğine karar verilmesi durumunda, davacının davalıya borcunun 28.207,08TI, olacağı ve menfi tesplt açısından değerlendirildiğinde, “işbu menfi tespit davası esas bedeli olan 37.801,00 TL'nin (37.801,00TL - 28.207,08TL ) 9.593,92TL kısmı yönünden davacının davalıya borcu olmadığı” şeklinde değerlendirmeye varılabileceği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; sözleşmenin 30.12.2016 tarihli olduğunu, müvekkilinin 17.01.2017 tarihinde iade faturası düzenlediğini belirtmiştir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; 28.12.2016 tarihli tahsilat makbuzuna istinaden elden 2.850,00 EUROD ödeme yapıldığının iddia edildiğini, söz konusu tahsilat makbuzunun kim tarafından kime istinaden düzenlendiğinin belli olmadığının belirtildiğini, belge içeriğine itiraz edildiğini, yine ticari defterlerinde böyle bir ödeme kaleminin olmadığını, davacı defterlerinde de bir ödemeye rastlanılmadığını belirterek, söz konusu tahsilat makbuzunun kanuni niteliklere haiz olmadığını, tek başına ödeme olgusunu ispatlamaya yeter nitelikte bulunmadığını belirterek, makbuz dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya göre karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 28.05.2021 tarihli 2.ek bilirkişi raporundaki tespitte belirtilen şekilde davacı tarafça yapıldığı belirtilen 2.850,00 EURO nun davalı alacağından mahsup edilmesi suretiyle bakiye bedel yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile bakiye kısım üzerinden takibin devamına dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, tedarikçi nakliyeci taşıma sözleşmesinin varlığı ve mutabakat konusunda çekişme yoktur. Davalı taşıyan firma tarafından yapılan anlaşma kapsamında dört araç ile Türkiye Polonya - Polonya Türkiye arasında taşıma gerçekleştirilmiştir. Her bir taşıma için sözleşme ve 0.12.201 tarihli mutabakat kapsamında 4.100 Euro navlun faturası düzenlemiştir. Söz konusu taşımadaki Polonya-Türkiye arasındaki son taşımanın yükün temin edilememesi nedeniyle davalıya ait aracın Polonya'da beklediği ve Türkiye'ye boş olarak geldiği anlaşılmaktadır. 30.12.201 tarihli mutabakatın 7. maddesinde km farkı, bekleme bedeli, geçiş belge eksikliğinden doğan tutar 3.670 Euro olarak kabul edilmiştir. Davacı bu bedel üzerine bakiye on günlük bekleme bedeli 1.500 EURO ile birlikte toplam 5.170 Euro tutarında 30.12.2016 tarihli fatura ile 28.11.2016 tarihli nakliye bedeli 4.100 Euro faturaların tahsili amacı ile takip başlatmıştır. Davacı şirket, icra takibine karşı itiraz etmemiş ve iş bu menfi tespit davasını açmıştır. Takibe konu edilen 28.11.2016 tarihli 4.100,00 EURO bedelli faturanın tamamen ödenmiş olduğunu iddia etmiştir. Ödemeye ilişkin olarak ise adi yazılı ve el ile düzenlenen 28.12.2016 tarihli 2.850,00 EURO'nun elden teslim alındığına dair yalnızca davalı şirket kaşesinin mevcut olduğu belge örneğini ibraz etmiştir. Davalı şirket söz konusu ödemeyi kabul etmemiştir. Ödemenin gerek davacıya ait ticari defterlerde gerekse de kendilerinin ticari defter ve kayıtlarında yer olmadığını savunmuştur. Bilirkişi raporunda davacının iddiasına konu ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, söz konusu ödeme belgesinin mahkemece kabulü durumuna göre terditli açıklamaya yer verilmiştir. Adi yazılı şekilde düzenlenen tahsilat makbuzunun kim tarafından düzenlenmiş olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile ticari defter kayıtlarından anlaşılamamaktadır. Davacı şirket tarafından hazırlandığı ve belirtilen ödemenin yapıldığı mevcut delillere göre ispat edilememiştir. Davalı tarafın açıkça imza itirazında bulunmadığı gerekçesi ile kabul, isabetli olmamıştır. Davalı, belge ve ödeme iddiasını kabul etmemiştir. Ödemeyi, ödeme savunmasında bulunan davacının ispatlaması gerekmektedir. Mevcut delillerle ispatın kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, söz konusu belgenin kabulü ve belirtilen bedelin ödeme olarak mahsubu sonucu hüküm tesisi isabetli görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Diğer taratan, davacı şirket yetkilisi tarafından dava dışı gerçek kişilerin hesabına yapılan ödemelerle de fatura bedelinin ödenmiş olduğu iddia edilmiştir. İlgili dekont örneklerindeki ödemeler, yukarıda yer verildiği üzere, dava dışı gerçek kişiler adına yapılmıştır. Söz konusu dekontlarda ödemelerin dava konusu taşımaya ve fatura alacağına ilişkin olduğuna dair herhangi bir açıklama da mevcut değildir. Somut davada davacı tarafça yapılan ödemelerin dava konusu taşımaya ilişkin olarak yapıldığını ispata yarar herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Davalının kabulü de yoktur. Dosyaya ibraz edilen whatsap yazışmaları gerçek kişiler arasında gerçekleştirilmiştir. ... isimli kişiler arasında gerçekleştirilen yazışmalardır. Davacı tarafça yapılan ödemelerin taşımaya ilişkin olarak gerçekleştirdiğini ispata yarar yazışmalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenleri kabul edilmemiştir. İİK 72/5.fıkrasında; "...Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz..." düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında menfi tespit davası açan davacı borçlu lehine tazminata karar verilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Somut olayda, takip kısmen haksız olarak kabul edilse dahi kötü niyetli olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı verilmediğine yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, ödemenin davacı tarafça davalıya yapılmış olduğu taraflarca geçerli ve kabul edilen bir delil ile ispatlanamamıştır. Söz konusu tahsilat makbuzu adı ile düzenlenen adi belge tek taraflı olarak düzenlenmiş ve yalnızca davalı kaşesi ile paraf mevcuttur. Davacı defterlerinde söz konusu ödeme yer almamaktadır. 28.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı taşıyıcının düzenlemiş olduğu faturalar tutarının toplamı 3.370,00 EURO, TL karşılığının 15.282,61 TL olduğu, davalı ödemeleri neticesinde davacının 15.282,61 TL alacağının bulunduğu, dava konusu 37.801,00 TL'nin davacı alacağı olan 15.282,61 TL'nin mahsubu sonucunda davacının davalıya 22.518,39 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tespit davacının usulüne uygun düzenlenen ticari defter ve kayıtları ile mutabakat metni ile ... Konvansiyon hükümleri ve dosya kapsamına göre gerçekleştirilmiştir. Aynı ek raporda 28.12.2016 tarihli tahsilat makbuzu olarak düzenlenen 2.850,00 EURO tutarındaki ödeme belgesine yönelik davalının itirazının mahkemece haklı görülmesi ve ödeme belgesinin alacak borç hesaplanmasına dâhil edilmemesi gerektiğine karar verilmesi durumunda davacının davalıya borcunun 28.207,08 TL olduğu, kabulü gereken menfi tespit turanın (37.801,00 TL - 28.207,08 TL =) 9.593,92 TL olduğu belirtilmiştir. Şu halde ek bilirkişi raporundaki tespite göre menfi tespit davasının kabulü gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek gerekçelerle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Ne var ki söz konusu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün Dairemizce düzeltilmesi gerekmiştir. Kabule göre ise mahkemece menfi tespite yönelik hükümle birlikte, icra takibine itiraz edilmeyerek takibin kesinleşmiş olduğu dikkate alınmaksızın ve talebi aşar şekilde bakiye kısım yönünden takibin devamına dair hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun tümden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya 9.593,92 TL asıl alacak talebi ve bu tutarın takipteki ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine; fazlaya ilişkin menfi tespit talebinin reddine, 2-Yasal koşulları oluşmadığından her iki tarafın %20 tazminat taleplerinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak olarak karşılanan 645,55 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 86,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 645,55 TL peşin harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından harç dışında harcanmış olan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 1.900,00 TL yargılama giderlerinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 483,00 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından karşılanan 800,00 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 597,00 TL'lik bölümünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılasına, 7-Kullanılmayan gider ve delil avansı ile dosyaya yatırılan teminatın, karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 9.593,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 28.207,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep halinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine, b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 270,70 TL kanun yolu giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 12-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.02.2026 KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.