11. Hukuk Dairesi 2009/9867 E. , 2011/3233 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.10.2006 tarih ve 2005/175-2006/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9867 E. , 2011/3233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.10.2006 tarih ve 2005/175-2006/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 13.05.2003 tarihinde 371722288921018 numaralı kredi kartı hamiline mal sattığını, satışın davalı banka onayıyla gerçekleştiğini, bedelin hesaba geçmesine rağmen bilinmeyen bir nedenle üzerine bloke konulduğunu, ödenmesi için yapılan ihtarın karşılıksız kaldığını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını ileri sürerek, 29.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan sözleşme uyarınca davacının işyerine POS cihazı takıldığını, 13.05.2003 tarihli satışların normalin üzerinde olması nedeniyle şüphelenildiğini, davalının aynı gün ABD vatandaşlarına ait iki adet kredi kartıyla deneme işlemleri yaptığını, 29.000 TL’lık satışın onaylandığını, davacının sözleşmeye aykırı şekilde kimlik kontrolü yapmadığını, fatura düzenlenen şahıs ile kredi kartı hamilinin farklı kişiler olduğunu, gerçekte bir satışın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenen ve kredi kartı ile satış işlemi tamamlanmadan önce dikkat edilmesi gereken şartların hiçbirini yerine getirmediği, hamilinin ismi bulunmayan kredi kartı ile işlem yapılmasının anılan sözleşme şartlarına aykırı olduğu, davalı bankanın kart otomasyon merkezi görevlisinin söz konusu kartlarla çok sayıda ve yüksek tutarlı işlem yapılması nedeniyle davacı şirketi arayarak ikaz ettiği, bu arama sırasında kart hamilinin işyerinde bulunmadığı, banka görevlisi ile görüşen kişinin kendisine yapılan uyarıları dinlemediği ve görüşme devam ederken dahi işlem yapmaya devam ettiği, 21 dakika gibi kısa bir sürede aynı kart ile 9 adet toplam 242.000 TL’lık, diğer kart ile de toplam 130.000 TL’lık işlem denemesi yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve kusurun tamanen davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.