11. Hukuk Dairesi 2008/7378 E. , 2010/635 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2006/543-2007/837 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı asil ... i…
**11. Hukuk Dairesi 2008/7378 E. , 2010/635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2006/543-2007/837 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı asil ... ile davalılardan Finansbank A.Ş. vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili ve diğer davalılar duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, maliki olduğu taşınmazı sattığı dava dışı ...'nun satış bedelini, davalı bankada açılan hesaba 49.000 TL olarak yatırdığını, parayı çekmek için bankaya başvurduğunda parasının davalı ... hesabına aktarılıp o hesaptan çekildiğini öğrendiğini, aktarma işlemine dayanak gösterilen virman talimatının sahte olduğunu, gerek imzanın gerekse virman yazısının taklit edildiğini, davalı ...' ın avukat olduğunu ve Av. ...ile çalıştığını, Av.Zeki'nin kendisinin vekili olduğunu, muhtemelen avukatındaki belgelerden imzanın taklit edildiğini, davalı ...'in ise Finansbank A.Ş.'nin Rami Şube Müdürü ve aynı zamanda Av....'ın ve birlikte oturdukları apartman yönetiminin vekili olduğunu, işlemde banka müdürünün de el ve işbirliği bulunduğunu ileri sürerek, 49.000 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı ..., davacının yazıp imzaladığı virman talimatı ile işlem yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı banka vekili, işlemin davacının virman talimatına dayanılarak yapıldığını, bankanın kredi borçlusu ...' nun katedilen borcunu davalı ...' in ödediğini, davacı ve Melahat' ın aynı adreste ikamet ettiklerini, bu nedenle üçü arasında muvazaalı işlemler bulunduğunu, davacının bilgi ve talimatı ile yapılan işlemden bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, virman talimatındaki imzanın davacıya ait olduğu, talimat yazısının davacı eli ürünü olmamasına rağmen imzanın bağlayıcılığı ilkesi gereğince yapılan virman işleminin geçerli olduğu, davacı tanığı Melahat ile davalı tanığı beyanları ile de imzanın davacı tarafından atıldığının belirlendiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Davanın konusunu oluşturan virman talimatındaki imzanın davacıya aidiyetine ilişkin bilirkişi raporu Adli Tıp Kurumu' ndan emekli uzman tarafından düzenlenmiş olup, raporun hazırlanmasında yararlanılan ortam ve koşullar rapor içeriğinde belirtilmemiştir. Herhangi bir belgedeki yazı ve imzanın, atfedilen kişiye ait olup olmadığı konusunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu, gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza ve yazının, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması gerekmektedir. O halde hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda açıklanan hususları içermediğinden, mahkemece yeniden uzman bilirkişi atanarak Yargıtay denetime elverişli yeni bir rapor alınması gerekir iken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.