TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/42 Esas 2026/202 Karar DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Taraflar arasındaki tapu iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmak…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/664 Esas 2026/526 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/664 KARAR NO : 2026/526 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/42 Esas 2026/202 Karar DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Taraflar arasındaki tapu iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasındaki uyuşmazlığın temelini, uzun yıllara dayanan iş ilişkisi ve bu ilişkinin doğurduğu mutlak güven neticesinde kurulan inançlı işlem ve buna eşlik eden vekalet ilişkisinin oluşturduğunu, davalının, müvekkili şirketin kurulduğu tarihten beri genel müdürü olup ve şirkette uzun yıllardır çalışması sebebiyle şirket sahipleri ... ve ...’ın tam itimadını kazandığını, gelinen süreçte müvekkili şirket sahipleri ve müvekkili şirketin eski genel müdürü davalı ... arasında çeşitli konularda anlaşmazlıklar yaşandığını ve bu anlaşmazlıkların husumet boyutuna ulaşarak adli makamlara intikal ettiğini, müvekkili şirket tarafından, işlerinin yoğunluğu, davalının şirketin genel müdürü olması ve yılladır şirkette çalışıyor olması sebebiyle de müvekkili şirket sahiplerinin davalıya olan mutlak güveni nedeniyle noter kanalıyla taşınmazların devralınması ve idaresi işlemleri ve diğer birçok hususta davalının yetkilendirdiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. (Yetkilisi ...) arasında ticari bir ilişkinin olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla, dava dışı ... Şirketi tarafından dava konusu taşınmazların müvekkili şirket adına davalıya devredildiğini, gelişen olaylardan davalının dava konusu taşınmazları verme niyetinin olmadığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini ve müvekkili şirketin güveninin kötüye kullandığının anlaşıldığını, dava konusu olayda taşınmazların edinilme sebebinin, müvekkili şirketin ticari alacakları olduğunu, davalının, bu taşınmazların bedelini ödeyerek iktisap etmiş bir alıcı olmadığını, aksine müvekkili şirketin alacağına mahsuben ve şirket hesabına hareket eden bir temsilci olduğunu, dolayısıyla, tapudaki tescilin hukuki sebebi olan inançlı işlem ve vekalet ilişkisi son bulduğunda, tescilin dayanaksız kalarak "yolsuz tescil" hükmüne dönüştüğünü, davalının iadeden kaçınmasının, sadece sözleşmeye aykırılık değil, aynı zamanda mülkiyet hakkına yönelik haksız bir müdahale olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, olmadığı taktirde rayiç bedelin tahsiline, dava konusu ... Parsel, 3. Kat, 12 Numaralı Mesken nitelikli taşınmazların tapu kayıtlarına, 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 09/02/2026 tarihli ara karar ile; davalının dava konusu taşınmazları kendi namına ancak davacı şirket hesabına devraldığı, davalının taşınmazları davacı şirket yetkililerinin talimatlarına rağmen 3.kişilere devretmekten kaçındığı, davalının dava konusu taşınmazları davacıdan habersiz ve izinsiz olarak 3. kişilere tapuda devretmek üzere işlem başlattığı belirtilerek taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması talep edildiği, iddianın niteliği, dosyadaki mevcut delil durumu ve ihtiyati tedbire konu taleplerin yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, gecikmesinde zarar umulan hal bulunduğunu, dosya kapsamından yaklaşık ispata yarar delillerin mevcut olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan, davalı şirket yöneticisinin esasen şirket adına kaydı gereken dava konusu taşınmazları haksız olarak kendi adına kaydettirdiği iddiasıyla tapu iptal tescil, olmadığı taktirde bedellerinin tahsili istemiyle açtığı eldeki davada dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, ".... dava değerine bakılmaksızın; ... 3. Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara,...bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. ..." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tapu iptal tescil, aksi kanaat halinde taşınmazların piyasa rayiç değeri üzerinden tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların kaydi değeri de işlemler tarihi itibari ile toplam 2.705.000,00 TL olup dava tarihi itibari ile tek hakim sınırının üstünde olduğu gözetilmelidir. Öte yandan davanın niteliğininde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarına göre tazminatı da içerdiğinden sorumluluk davası niteliğindedir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesindeki talep karşısında davanın limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin bulunduğu gözetilerek 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5/3.3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itirazın Heyetçe değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden tek hakim tarafından karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5/3.3 maddesi gereğince heyetçe görülüp değerlendirme yapılarak ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-İhtiyati tedbir talebinin reddine dair 09/02/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2026 tarih ve 2026/42 Esas sayılı ara kararının HMK'nun 353/(1)-a.4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İhtiyati tedbir talebinin 5235 sayılı Kanunu'nun 5/3.3 maddesi gereğince heyetçe değerlendirilmesi için dosyanın Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-İhtiyati tedbir talebinin reddine itiraz eden davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davacıya iadesine, 4-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -