11. Hukuk Dairesi 2010/5509 E. , 2011/16128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2009/407-2010/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm
**11. Hukuk Dairesi 2010/5509 E. , 2011/16128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2009/407-2010/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirkete, nakliyat sigortası poliçesi ile sigortalı Moda Bagno A.Ş.'ye ait mutfak ünitesi aksamlarının, tahliyeleri esnasında hasar meydana geldiğini, bu hasarın davalı tarafın yetkilisi ve sürücüsünün katılımı ile görevlilerce tutanağa şerh düşüldüğünü, taşıma işlemi davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği için hasardan sorumlu olduğunu, ekspertiz raporuyla tespit edilen hasar miktarı 4.145,60 TL'nin hak sahibine 26/12/2008 tarihinde ödendiğini, davalı tarafa söz konusu meblağın ödenmesi hususunda yapılan müracaatın sonuçsuz kaldığını, 4.145,60 TL tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının işinde aracı olduğunu, fiilen müvekkili şirket tarafından taşıma yapılmadığını, fiili taşımanın dava dışı Yanık Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, emtiada meydana gelen zararın ne zaman meydana geldiğinin belirli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla CMR'nin 23. maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; CMR hükümlerine göre mallardaki hasarın, malların alıcı tarafından teslim alınması sırasında veya hasar haricen belli değilse malların tesliminden itibaren yedi gün içinde taşıyıcıya yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, aksi halde alıcının malları taşıma senedine uygun olarak teslim almış sayılacağı, alıcı tarafından taşıyıcıya böyle bir ihbar yapılmadığından taşıyıcının malları taşıma senedine uygun olarak teslim etmiş sayılacağı, davacı sigorta şirketinin davalı taşıyıcıyı sorumlu tutamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davanın dayanağını teşkil eden taşıma işi CMR hükümlerine tabidir. CMR'nin 30. maddesinin 1. fıkrası gereğince, taşınan emtianın teslim anında veya hasarın açıkça görülmediği hallerde, teslimden itibaren 7 gün içinde hasarlı olduğunun taşıcıya bildirilmeyerek teslim alınması halinde, bu durum taşınan yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim alındığına ilişkin kanıt oluşturur. Ancak, söz konusu kanıt aksi ispatlanıncaya kadar geçerli karine niteliğindedir. Mahkemece, alıcı tarafından taşıyıcıya bu madde hükmüne uygun bir hasar bildiriminde bulunmadığı gerekçesi ile dava ret edilmiş ise de, ihbar mükellefiyetine aykırılık alıcının hak kaybına sebebiyet vermez. Nitekim, dosyada mevcut, Gümrük Müdürlüğü'nde düzenlenen ve görevli memur ile davalının temsilcisi tarafından imzalanan 04/06/2008 tarihli teslim tutanağında, malın hasarlı olarak teslim alındığı belirtilmiştir. Bu tutanak karşısında taşımacının, söz konusu hasarın kendi hakimiyetinde iken meydana geldiğini ikrar etmiş olduğu anlaşıldığından, bu tutanağın CMR'nin 30/1. maddesindeki karinenin aksini kanıtlayan belge olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, hasarın belirlenmesi ve ihbarına ilişkin ihbar yükümlülüklerine uyulmaması ile davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.201 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.