7. Hukuk Dairesi 2026/459 E. , 2026/1005 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/592 E., 2025/3425 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dile…
7. Hukuk Dairesi 2026/459 E. , 2026/1005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/592 E., 2025/3425 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen kira bedeli ve sözleşme haricinde kalan ve işgal edilen yerler için müvekkilinin Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4456 Esas sayılı dosyasında kira alacağına ilişkin icra takibi başlattığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, %40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak olan sözleşmenin 26.03.2007 tarihinde sona erdiğini ve yenilenmediğini, bu durumda kiracı değil haksız şagil durumunda olduklarını, işgalden kaynaklanan bir borç varsa ecrimisilin Mahkeme hükmüne dayanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.03.2014 tarihli ve 2011/3 18... /153 Karar sayılı kararı ile kira sözleşmesi dışında kalan 487, 70... yere yönelik alacak ve meni müdahale taleplerine ilişkin davanın tefrikine karar verilerek eldeki davanın oluştuğu, uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkin olup, esasen sözleşme harici kullanılan yer ile ilgili olarak ecrimisil ve müdahalenin önlenmesi davası açılarak öncelikle talep edilebilecek ecrimisil bedelinin belirlenmesi, ondan sonra ödenmemesi hâlinde icra takibine konu edilmesi gerekirken, davacı tarafından tek taraflı olarak belirlenen kira miktarının doğrudan icra takibine konu edilmesi doğru olmadığı gibi, dosyamızdaki uyuşmazlık açısından takibe konu edilen miktarın ne kadarlık kısmının sözleşme harici yere ilişkin olduğunun belirlenmesi de mümkün olmadığından davalının yapmış olduğu itirazın haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 18.03.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2018/121 99... /4295 Karar sayılı kararıyla davacının davalıya kiralamış olduğu taşınmaz ile ilgili kira alacağı ve kiralanan kısım dışında kalan bölüme yönelik olarak ecrimisil alacağına ilişkin Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4456 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, borçlu/davalının itirazı üzerine Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/312 Esas sayılı itirazın iptali davasının açıldığı, bu dosyanın 02.12.2010 tarihli celsesinde kira sözleşmesi dışında kalan 487, 70... yere yönelik alacak ve meni müdahale taleplerine ilişkin davanın tefrikine karar verildiği, tefrik edilen davanın 2010/482 Esas sırasına kaydedilerek yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/318 Esas sırasına kaydedilerek yargılamanın eldeki bu dosya üzerinden yürütüldüğü ve karara bağlandığı, davacı tarafça, ecrimisil alacağına yönelik icra takibine başvurulmadan önce borçluya ihbar gönderilmesini ya da dava açılmasını gerekli kılan bir yasal düzenleme bulunmadığı, o hâlde, Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanarak uzman bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılması, davalı tarafın kullanımı olup olmadığının araştırılması, kullandığı tespit edildiği takdirde talep edilen döneme göre ödenmesi gereken ecrimisil bedelinin hesaplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda keşif icra edildiği, davaya konu yerin fiilen .... AVM içerisinde kaldığı, 03.02.2025 tarihli fen bilirkişisi raporunda da kira sözleşmesi dışında kalan 487,70 m² yerin güncel olarak ... ilçesi, ... Mahallesi 139/16 parsel, 139/17 parsel ve kadastral yol içerisinde kaldığı, Gençlik Spor İl Müdürlüğünün yazı cevabına göre bu alanda eskiden ... Şehir Stadyumu’nun bulunduğu ve dosyada mevcut sözleşmelere göre stadyumu davalının kullandığı, bu nedenle davacının haksız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etme hakkının bulunduğu, ... Stadyumu’nun 11.04.2012 tarihinde yıkıldığı, karar tarihi itibariyle stadyumun mevcut olmaması nedeniyle, haksız el atmanın önlenmesi talebi yönünden; davanın konusuz kaldığı, ecrimisil talebi yönünden ise; dosyada mevcut sözleşmeler ve komisyon kararlarına göre, taraflar arasında 26.03.1997 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığı, 04.10.2004 tarihinde komisyon kararı ile kira bedelinin güncellendiği, tarafların komisyon kararına uyarak güncel kira üzerinden sözleşmeye devam ettiği, 26.03.2007 tarihinde sürenin dolduğu, davanın 10.09.2009 tarihinde açıldığı, stadyum olarak kullanımın ise 11.04.2012 tarihine kadar devam ettiği, kira sözleşmesi süresi dolduktan sonra kullanıma devam etmesi nedeniyle, sözleşmenin sona erdiği 26.03.2007 tarihinden dava tarihi olan 10.09.2009 tarihine kadar davalının ecrimisil sorumluluğunun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız elatmanın önlenmesi talebi yönünden; davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 50.120,52 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 188.503,47 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ecrimisil bedelinin düşük hesaplandığını, alacak miktarının bilinebilir ve hesaplanabilir olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki davanın Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4456 sayılı dosyasındaki alacak talepleri ve Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/312 Esas sayılı dosyasından tefrik edilmesi, yeni bir esasa kaydedilmesi ve sonuçta yetkisizlik kararı ile Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesine gelmesi sonucu yargılamanın devam ettiğini, davacının icra takibi haricinde açmış olduğu men'i müdahale ve ecrimisil davasının bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği hakimin kendiliğinden talep yaratıp dava seyrini değiştiremeyeceğini, tahliye talepli icra takibinin 2009 yılında başlatıldığını, itirazın iptali davasının da aynı yıl Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/312 Esasında açıldığını, tüm değerlendirmelerin icra takibinin başlatıldığı tarihe göre yapılması gerektiğini, 487, 70... 'lik alanda işgal ve tasarrufun icra takibinden önce son bulduğunu, ayrıca yargılama sırasında zemin için tespit edilen 338.083,39 TL üzerinden harç hiç alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrmisil istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.