11. Hukuk Dairesi 2010/4117 E. , 2012/3464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVADA : İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/554 Esas Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2009 tarih ve 2007/179-2009/622 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunlu
**11. Hukuk Dairesi 2010/4117 E. , 2012/3464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVADA : İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/554 Esas Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2009 tarih ve 2007/179-2009/622 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 31.08.2005 günü yapılan olağan üstü genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırım kararının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, azınlık pay sahiplerinin zararına olarak ve kötü niyetle alındığını, alınan bu kararla küçük hissedarın yönetim kurulundan uzaklaştırıldığını, sermaye artırımına neden gösterilen yatırımlara şirketin ihtiyacı olmadığını, şirketin ihtiyacı bulunduğu söylenen nakit ihtiyacının sermaye artırımından başka ve daha verimli yollarla sağlanmasının mümkün olduğunu, yapılan sermaye artışınınsa gerçek bir artış olmadığını, şirketin iç kaynaklarından sermaye arttırmak doğru ve mümkün iken bu yola gidilmediğini ileri sürerek alınan sermaye artırımına ilişkin 3 nolu karar ile hakim ortaklara ait gayrimenkullerin alınmasına ilişkin 4 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İşbu dosya ile birleştirilen İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/534 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili, 16.05.2005 günü yapılan olağan genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde hisse miktarlarının gösterildiğini, daha sonra 31.08.2005 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, ancak yetkili temsilci ...'ın şirket genel kurulunda yetkisi olmadığı halde oy kullanarak bir çok karar alındığını, ...'ın yönetim kurulu üyeliğinden ve murahhas azalıktan istifa ettiğini noter marifeti ile şirkete bildirdiğini, ...'ın istifa etmiş olmasına rağmen 16.05.2005 tarihli olağan genel kurulda ve 31.08.2005 tarihli olağan üstü genel kurulda oy kullandığını, anılan genel kurulların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek 16.05.2005 ve 31.08.2005 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artırımındaki asıl amacın şirketin yapacağı yatırımlar için likit kaynak sağlamak olduğunu, şirketin kısa vadeli likit kaynaklarının kısıtlı olduğunu ve sermaye artırımının şirketin büyümeyi gerçekleştirecek yatırımı yapmak gayesi ile yapıldığını, davacının yönetimden uzaklaştırılması amacı ile sermaye artırımının yapıldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, 2000 yılında müvekkili şirketin anonim şirkete dönüştürüldüğünü ve ana sözleşmede gerekli düzenlemelerin yapıldığını, davacının kendi isteği ile aday olmayacağını belirterek yönetim kuruluna katılmadığını ve bu durumun davacının da imzasını taşıyan genel kurul tutanağı ile sabit olduğunu, sermaye artırımının tamamen şirket hedeflerini gerçekleştirmek gayesi ile yapılmış olduğunu, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davacılık sıfatının devam ettiği, iptali istenilen genel kurullarda alınan kararların usul ve yasaya, ana sözleşme hükümlerine, afaki iyi niyet kurallarına uygun olarak alındığı, yoklukla malul olduğunu gösteren bir sebebin mevcut olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 25,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.