T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1819 KARAR NO : 2026/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25.06.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1819 KARAR NO : 2026/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25.06.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/94 E., 2021/482 K. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ : 19.02.2026 YAZIM TARİHİ : 20.02.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili kooperatifin davalı birliğin ortaklarından olduğunu, davalı birliğin 27.01.2020 tarihli yönetim kurulu toplantısında, müvekkili kooperatifin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, birlikten çıkarılmaya ilişkin bildirimde yer alan açıklamalar incelendiğinde, davalı yanın, mali yükümlülükleri yerine getirmesi için müvekkiline gönderdiğini ve müvekkilin mali yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesi ile çıkarıldığının anlaşıldığını, Yargıtay kararları gereğince 1 ve 2. ihtarnamelerin aynı miktarda para borcunu içermesi gerektiğini, ayrıca ihtarların haklı olması için ihtarnamede gösterilen borç miktarı kadar ortağın gerçekten borcu bulunması, borcun kaynağının ne olduğunun açıkça gösterilmesi gerektiğini, kooperatifin kayıtları incelendiğinde, şerefiye adı altında üyeler aleyhine bedeller tahakkuk ettirildiğini, bu bedellerin usulüne uygun şekilde alınmış genel kurul kararlarına dayanmadığını, şerefiye bedellerine esas teşkil ettirilen imar planlarının çeşitli mahkeme kararları ile iptal edildiğini ve parselasyon durumunun halen yargılama konusu olduğunu, dolayısı ile ödenmesi talep edilen şerefiye bedellerinin talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı duruma geldiğini, kooperatifin muhasebe sisteminde haksız ve hukuka aykırı şekilde hesap kati yapılarak faizin anaparaya dönüştürülüp mürekkep faiz işletildiğini, üyeler arasında eşitlik ilkesi bozularak borcu bulunan bütün üyeler hakkında ihraç işleminin uygulanmadığını, ödemelerin faize mahsup edileceğine ilişkin genel kurul kararı bulunmamasına rağmen ödemelerin faize mahsup edilmesi gibi usul ve yasaya aykırı uygulamanın yapıldığını iddia ederek, müvekkilinin S.S. ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği üyeliğinden çıkarılma işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının kooperatifler birliğine karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının aidatlarını ödemediği tespit edilerek borcunu 10 gün içinde ödemesi gerektiği hakkında birinci ihtarname gönderildiğini, davacının ilk ihtarnamede belirtilen borcu kabul edip itirazda bulunmadığını ve bu ihtarnameye istinaden 31.12.2018 tarihinde 3.000 TL ödemede bulunduğunu, davacı kooperatife gönderilen ikinci ihtarnamede ödenen bu tutarın düşüldüğünü, ikinci ihtarnamede, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde aidat borcunu ödemesi, aksi halde ortaklıktan çıkarılacağının bildirildiğini, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği'nin, 22.06.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, davacının önergelere red oyu vermediğini ve genel kurul kararına karşı dava da açmadığını, davacının, 31.12.2019 tarihine kadar birliğe olan borçlarını ödemediğini, Birlik Yönetim Kurulu'nun 27.01.2020 tarihli toplantısında, birliğe olan borçlarını 31.12.2019 tarihine kadar ödemeyen ortakların çıkarılmasına karar verildiğini ve davacıya ihtarname ile ortaklıktan çıkarıldığının bildirildiğini, davacının aidat borçlarını ödemediği için ortaklıktan çıkarıldığını ve söz konusu davanın şerefiye bedelleri ile ilgisi bulunmadığını, davacının ödeyeceği şerefiye bedellerinin birlik genel kurul kararı ile belirlendiğini, müvekkilinin 2013 yılı genel kurul kararında şerefiye bedellerinin belirlendiğini ve davacının 411.090,49 TL şerefiye borcu olduğunun belirtildiğini, davacının aidat bedellerine mükerrer faiz işletildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aidat bedellerinin ay ay ayrı olarak belirtildiğini ve faizin buna göre hesaplandığını, davacının eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği iddiasına itibar edilmemesi gerektiğini, 22.06.2019 tarihli genel kurulda belirlenen esaslar çerçevesinde iki kere ihtar edilen ve 31.12.2019 tarihine kadar borcunu ödemeyen kooperatiflerin 27.01.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, iptali istenen yönetim kurulu kararı, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmede yapılan düzenlemeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği için davacıya gönderilen ihtarnamelerin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacıya gönderilin ilk ihtarnamenin 13 Eylül 2018 tarihinde çekildiği ve ihtarnamede Ağustos ayı dahil aidatların istendiği, oysa Ağustos ayı aidatlarının Eylül ayının son günü muaccel hale geldiği, yani ilk ihtarnamenin muaccel olmayan aidat borçlarını istemekle usulüne aykırı düzenlendiğinin anlaşıldığı, yukarıda belirtilen mevzuatın gereğinin yerine getirilmediği, diğer taraftan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 23. Maddesi gereğince davalı üst birliğin eşitlik ilkesini ihlal ederek aynı durumdaki başka kooperatifleri üyelikten çıkarmazken davacı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı olarak çıkarılmasına karar verdiği anlaşıldığından davacı hakkında verilen ihraç kararının iptaline..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ihtarnamede Ağustos 2018 aidatının muaccel olmadığı gerekçesiyle ihtarı usulsüz saymasının hatalı olduğunu, genel kurulca ödeme günü ayrıca belirlenmemişse aidatın ilgili ay sonunda muaccel hale geldiğini, davacının dava dilekçesinde muacceliyet itirazını ileri sürmediği halde mahkemenin bu hususu davanın kabul gerekçesine taşıyarak taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiğini, ayrıca iki bilirkişi raporunda ihtarnamelerin usule uygun olduğu, faiz oranlarının doğru uygulandığı ve davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilmesine rağmen raporların soyut gerekçelerle hükme esas alınmamasının isabetsiz olduğunu, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği yönündeki kabulün somutlaştırılmadığını, 22.06.2019 tarihli genel kurul kararıyla iki ihtara rağmen borcunu ödemeyen kooperatiflerin belirlendiğini ve aynı koşulları taşıyan ortaklar hakkında da çıkarma işlemlerinin uygulandığını, mahkemenin bu olguyu araştırmadan ve delillendirmeden eşitlik ihlali sonucuna vardığını, davacının ihtarnameleri arasında borç farkı bulunduğunu, şerefiye bedeli tahakkuku, mükerrer faiz ve ödemelerin faize mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarının yerinde olmadığını, kısmi ödemenin TBK 100. madde uyarınca öncelikle fer’ilerden mahsup edilmesinin zorunlu olduğunu ve şerefiye/aidat düzenlemelerinin kesinleşmiş genel kurul kararlarına dayandığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, konut yapı kooperatifi üst birlik üyesi olan davacı yapı kooperatifinin ihracına yönelik alınan yönetim kurulu kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve davalı birlik tarafından davacı kooperatife gönderilen 1. ve 2. ihtarnameden sonra 26.06.2019 tarihli Genel Kurulda borcunu ödemeyen üyeler için yeni bir süre verilmiş olması karşısında davalı kooperatife bu tarihten sonra borç durumunu bildirir yeni ihtarname göndermeksizin genel kuruldan önce gönderilen ihtarnamelere dayanak ihraç isteminin yasal dayanağının olmamasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...