4. Ceza Dairesi 2020/28255 E. , 2023/15825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’n
**4. Ceza Dairesi 2020/28255 E. , 2023/15825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayılı belirtilen incelemeye konu karar ile 1. Sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, Kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanıkların ikrar içeren savunmaları karşısında atılı suçlardan mahkumiyet hükmü kurulmasına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü sanıklar ile katılanlar arasında çıkan tartışmada, sanık ...'in katılan ...'a "Ödemezsen garaja giremezsin, polisi getirirsen evinede giremezsin, ben senden almasını bilirim." ve katılanlara "İnsan değilsiniz." şeklinde sözler söylerek tehdit ve hakaret, sanık ...'in de katılan ...'un saçını çekip, itekleyerek kafasını duvara sürttüğü ayrıca kolunu arkaya doğru çevirerek kasten yaralama suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; 1. Sanık ...'in soruşturma aşamasında müdafii olmaksızın alınan beyanında "... da benim üzerime yürüyünce gebe olduğumdan kendimi korumak için kollarından tuttum, bana zarar vermesini engelledim.." şeklinde, kovuşturma aşamasında " ... katılanın eşinin cinsel organlarını tuttu, kendisinin müdahale ettim. Daha doğrusu kolunu ve boynunu bana vurmaması için tuttum. İddia edildiği gibi saçını çekip başını duvara vurmadım." şeklinde savunmalarda bulunduğu, 2. Sanık ..., " ... eşimin üzerine yürüyünce eşimi korumak amacıyla vurmak zorunda kaldım. Ben diğer sanığa evine giremezsin diye bir laf söylemedim. Sadece bu parayı mecbur ödemek zorundasın, ödemezsen garaja giremezsin şeklinde söyledim. Sadece eşimin üzerine yürüyünce bir kez yumruk vurdum. Bunun üzerine sanık ...'in eşi ... benim cinsel organlarımı tutarak acıtacak şekilde asıldı. Eşim de ...'in kafasından tutarak benden uzaklaştırmak istedi. Kolunu falan bükmedi..." şeklinde savunmada bulunduğu, 3. Katılanların aşamalarda benzer anlatımlarda bulundukları, 4. Katılan ... hakkında 13.06.2015 tarihinde düzenlenen adli muayene raporunun "Muayene edilenin şikayeti, boyunda ve kolda ağrı, yapılan muayene basit tıbbi müdahale ile giderilebilir." şeklinde olduğu, 5. Tanık delilin dosyada mevcut olmadığı, Tespit edilmiştir. 6. Yerel Mahkemece, "Sanıkların bu suçları işlediklerine dair soyut iddia dışında cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı." kabul edilerek atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Hakaret suçu; Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın “Siz insan değilsiniz.” şeklindeki sözünün, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurulması yerine (e) bendi uyarınca beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Tehdit suçu; a. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, katılanın beyanı dışında tanık vb.leri delilin de dosya arasında bulunmaması karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanığın şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. b. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ...'in Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın aşamalardaki savunması, katılanın beyanı, adli muayene raporu ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği sabit olan sanık hakkında olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 25 ve 29 uncu maddelerinde düzenlenen meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmeyerek, delil yetersizliğinden beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A-2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A-1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesi uyarınca, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasından "CMK 223/2-e" ibaresi çıkarılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.