(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/14876 E. , 2013/10852 K. "İçtihat Metni" Dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve tamamlanmış dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4, 50/1-a maddeleri gereğince; tamamlanmış dolandırıcılık suçu nedeniyle 6000 TL hapisten çevrilen para cezası ve 1000 TL doğrudan para cezası; Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4, 50/1-a, 35 maddeleri gereğince dolandırıcılık suçuna teşebbüs nedeniyle 3000 TL hapisten çevrilen para cezası
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/14876 E. , 2013/10852 K.** **"İçtihat Metni"** Dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve tamamlanmış dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4, 50/1-a maddeleri gereğince; tamamlanmış dolandırıcılık suçu nedeniyle 6000 TL hapisten çevrilen para cezası ve 1000 TL doğrudan para cezası; Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4, 50/1-a, 35 maddeleri gereğince dolandırıcılık suçuna teşebbüs nedeniyle 3000 TL hapisten çevrilen para cezası ve 500 TL doğrudan para cezası ile cezalandırılmasına dair Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/09/2008 tarihli ve 2008/374 Esas 2008/334 Karar sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/09/2010 gün ve 2008/278878 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 18/03/2013 gün ve 2011/20774 Esas 2013/4870 sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, Dairemizin 18/03/2013 gün ve 2011/20774 esas 2013/4870 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın, bilirkişi tarafından sahteliği tespit edilen altın görünümlü bir zinciri mağdur ...'e satarak ondan 450 TL para aldığı, daha sonra mağdur ...'a ait işyerine giderek bir diğer zinciri çıkartıp bozdurmak istediği, ancak mağdurun zincirin sahte olduğunu anlaması üzerine sanığın, kolluk tarafından yakalandığı olayda; mağdur ...'a karşı dolandırıcılık suçunun, mağdur ...'a karşı dolandırıcılık suçuna teşebbüsün oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tamamlanmış dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "60 gün", "50 gün" ve " 1000 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "4 gün" ve " 80 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi; dolandırıcılık suçuna teşebbüs nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından sırasıyla "60 gün", "30 gün", "25 gün" ve " 500 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "2 gün", " 1 gün" ve " 20 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.