11. Hukuk Dairesi 2010/11622 E. , 2012/3053 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/268-2010/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2010/11622 E. , 2012/3053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/268-2010/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 1988 yılında kurulan müvekkili şirketin unvanının esas unsuru olan UYUM ibaresinin müvekkili adına marka olarak da tescil edildiğini, markanın tanınmış hale geldiğini, davalı şirketin UYUM ibaresini www.mutluyum.com.tr alan adında kullandığını, alan adında davacı şirketin tescilli markasının kapsamındaki mal/hizmetlerin yer aldığının Ankara 1 FSHM’nin 2008/24 D. İş. dosyası ile tespit edildiğini, davalı yanın uyum ibaresini ön plana çıkardığını ve kötü niyetli olduğunu, davalının haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek daha önce verilen ihtiyatı tedbir kararının yargılama sonuna kadar devamına, internet sitesine erişimin engellenmesine, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, alan adı tahsisinin iptaline, kötü niyetin tespitine, haksız rekabetin menine, ticaret unvanının terkinine, 50.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesine, kararın ilanına, karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, açılan dava üzerine internetteki davalı logosunun değiştirildiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının markasından yararlanılmadığını, özürlü çocuklara bakım ve rehabilitasyon hizmeti veren davalı şirketin Gaziantep’te davacı şirketin ise Ankara’da hizmet verdiğini, tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, davacının ticari itibarına zarar verilmediğini, davalının haksız kazanç elde etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.