İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/04/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı borcun ödenmemesi nedeniyle .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde ürün satışı yaptığını,faturaların düzenlendiğini, …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1826 KARAR NO: 2026/627 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/06/2023 NUMARASI: 2022/710 Esas 2023/616 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/04/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı borcun ödenmemesi nedeniyle .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde ürün satışı yaptığını,faturaların düzenlendiğini, davalı yanın 06/08/2021 tarihli 28.569,60 TL bedelli faturaya ilişkin kısmi ödeme yaptığını ve bu faturadan kaynaklı bakiye 3.803,60- TL alacağı bulunduğunu,26/08/2021 tarihli 29.499,24 TL bedelli faturaya ilişkin de yine kısmi ödeme yaptığını, bu faturadan 19.499,24- TL alacağı bulunduğunu, davalının faturalara itiraz etmediğini, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptalini,alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalıya ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalının ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davacının ticari defterleri usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan 23.302,84 TL'lik alacağın davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, BA formlarına göre takibe konu faturalardan yasal sınırın üzerindeki bedelde olanların davalı tarafça da vergi dairesine bildirildiği tespit edildiği,takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmesi halinde fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K sayılı kararları bu yöndedir.) davacı tarafın ticari defterleri, davalının defterlerini ibrazdan kaçınması- vergi dairesi kayıtları nazara alınarak davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerektiğinden, .... İcra Dairesinin .....sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 23.302,84 TL asıl alacak ve takip tarihinden işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,alacak likit olduğundan alaacğın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; Mahkeme tarafından 25.11.2022 tarihinde yapılan ön incelemede taraflara ticari defterleri sunmak üzere süre verildiği, davacıya ihtarat yapıldığı, ancak müvekkile ihtarat yapılamadığı için tebligat ile duruşma tutanağının gönderildiği, gönderilen tebligat zarfında "duruşma zaptı ektedir" açıklaması eklendiği ancak herhangi bir kesin süre ihtarında bulunulmadığı, gönderilen tebligat zarfında duruşma tutanağı ektedir dışında bir meşruhat olmadığından, kanunun aradığı meşruhatlı tebligat şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin ticari defterleri ile kendisini savunma hakkından mahrum bırakıldığını, davacının ürettiği malların ayıplı olması sebebi ile müvekkil tarafından davacıya 22.09.2021 tarih ve 20843 yev numaralı ihtarname ile iade faturası keşide edildiği, davacının alacak talebinin iade faturaya konu ayıplı mallar olduğunu karar usul ve yasaya uygun olmadığı gibi eksik incelemeyle tesis edildiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesin talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ... esas esas sayılı dosyası ile başlatılan iki adet fatura bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı -HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " hükümlerine yer verilmiştir.Mahkemece ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağına ilişkin ara kararını havi duruşma zaptı davalı şirkete tebliğ edilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde bulunan kayıtlarının davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davalı 2021 yılında düzenlenen üç adet faturayı vergi dairesine beyan etmiştir. Bu halde davalının faturayı tebliğ aldığı, itiraz ettiğini savunmadığı malların ayıplı olduğunu istinaf başvurusunda ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermediği inkar hudutları dışında savunma ve delil ileri süremeyeceğinden davalının yargılamada ileri sürmediği delillerin istinaf aşamasında ileri süremeyeceğinden ayıba ilişkin istinaf nedeni dinlenebilir bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacının davalı yandan taleple bağlılık kuralı gereği 23,626,13- TL alacağının bulunduğunu kanıtlamış olup, itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.591,82-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 400-TL harcın mahsubu ile kalan 1.191,82-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/04/2026