T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/24 Esas KARAR NO : 2025/1554 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2014/1216 Esas- 2020/385 Karar TARİH: 14/09/2020 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/24 Esas KARAR NO : 2025/1554 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2014/1216 Esas- 2020/385 Karar TARİH: 14/09/2020 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'ın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, akdedilen bu sigorta sözleşmesi ile sigortalı tarafından gerçekleştirilecek taşımalarda meydana gelebilecek rzikoların müvekkili şirket tarafından sigorta himayesine alındığını, sigortalının sebze/meyve komisyoncusu sıfatı ile Manisa ve İzmir'de mukim üreticilerden toplam 10.000,00 kg ve 35.000,00 TL tutarında kiraz emtiası satın aldığını, satışa konu emtiların 07.06.2014 günü, davalı tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesi kapsamında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca hasarsız olarak yüklenerek İzmir'den Mersin'e sevk edilmek üzere yola çıktığını, nakliye esnasında 08.06.2014 günü, Konya -Karapınar yolunda trafik kazası yapması neticesinde emtianın hasara uğradığını, Karapınar Bölge Trafik Denetleme Amirliği tarafından düzenlenen trafik kazası tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'ın kural ihlali yaptığı, diğer sürücü ...'ın herhangi bir kabahatinin bulunmadığının tespit edildiğini, sigortalının emtiada meydana gelen hasar ihbarından sonra müvekkili tarafından atanan eksperce hasar miktarının belirlendiğini, sovtaj değeri de düşüldükten sonra sigortalıya 32.236,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini beyanla 32.236,00 TL'ye ödeme tarihi olan 16.07.2014 tarihinden itibaren avans oranında ticari faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden Mahkemenin yetkisiz olduğunu, esasa ilişkin olarak ise, meydana gelen trafik kazası sebebiyle sigortalı emtianın hasara uğraması sonucunda düzenlenen ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığını, iş bu rapora dayanılarak ödenilen bedelin müvekkilinden tahsilin haksız olduğunu, dava dışı sigortalıya ait emtianın kaza yerinde başka araçlara yüklenerek hasarsız şekilde teslim edildiğini beyanla davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/09/2020 tarih 2014/1216 Esas- 2020/385 Karar sayılı kararında;"Dava, sigortalı emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasar bedelini dava dışı sigortalıya ödeyen sigortacının rücuen tazminat talebine ilişkindir....Somut olay incelendiğinde de, davacı sigorta ettiren nezdinde ... Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalanan eşyanın ... plakalı araçla nakliyesi esnasında zarar gördüğü gerekçesiyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. kişi ...'a 25/07/2014 tarihinde 32.236,00 TL hasar bedelinin banka ödeme dekontuna göre ödendiği, söz konusu aracın taşıma tarihi itibariyle davalı ... adına kayıtlı ve diğer davalı ...'ın da aracın sürücüsü olduğu görülmüştür.Tüm bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak mahkememizce, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış, ve mahkememizce, toplanmasına karar verilen tüm deliller toplandıktan sonra, davacı yanın talep edebileceği zarar miktarının tespiti bakımından konuda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.Bilirkişiler, Gıda Mühendisi ..., Taşıma Uzmanı ..., Doç. Dr. ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan kök bilirkişi raporunda incelenmesinde özetle; "...sigortalı kiraz emtiasında meydana gelen hasarın , nakliye aracının trafik kazası yapması neticesiyle meydana geldiği, ekspertiz raporunda yer alan fotoğraflardan görüldüğü üzere kirazların plastik kasalar içine yerleştirildiği, kasaların üst üste istiflendiği, kasaların yeterli derecede sabitlenmemesinden dolayı çarpanın etkisiyle sarsıldığı, özellikle üstlerde bulunan kasaların yerlerinden oynadığı , alttaki kasalarda olan kirazların ise kirazın yumuşak , kolayca ezilebilecek bir meyve olmasından dolayı hasarlandığı, ekspertiz raporunun 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince bağımsız eksperler tarafından düzenlendiği, bağımsız eksperlere itibar edilmesi gerektiği, ekspertiz raporuna göre toplam 10.000 kg hasara konu kiraz cinsi emtianın 8.080 kg'nın kaza mahallinde zayi olduğu, kurtarılabilen 1.920,00 kg malın sovtaj olarak değerlendirildiğinin belirtildiği görüşüne katılındığı, bu durumda davalıların sovtaj değeri düşüldükten sonra hasarlanan emtianın değeri olan 32.236 TL'den sorumlu oldukları, bu miktara 16.07.2014 tarihinden itibaren avans faizinin işletilmesi gerektiği...." şeklinde tespitler yapılmış, davalı yanca kök rapora itiraz edilmesi sonucu, kök rapora olan itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize ibraz edilen 1. Ek raporun incelenmesinde özetle; "Hasarın hem taşıyıcının azami dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek 8/8 suçlu bulunduğu trafik kazasına sebebiyet vermesinden, hem de gönderenin gönderiyi doğru sabitlememesinden kaynaklandığı, toplam 10.000 kg. Kiraz emtiasının 35.000,00 TL tutarındaki müstahsil makbuzunun dava dosyasında yer aldığı, sigortalı ...'ın ... Sigorta A.Ş. Nezdinde 07/06/2014 başlangıç, ... poliçe nolu Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigorta poliçesi ile 10.000 kg. Kiraz emtiasını 35.000,00 TL bedelle sigortalattığı, dava dosyasında yer alan müstahsil makbuzları ile örtüştüğü" şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, 1. Ek rapora yapılan davalı itirazlarının değerlendirilmesi sonucu, bilirkişi heyetinden 2. Ek rapor alındığı, 2. Ek raporun incelenmesinde özetle de; "kök ve ek raporda varılan görüş ve kanaatlerin aynı kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, iş bu kerre mahkememizce, 17/12/2019 tarihli celsede verilen; "Dosyanın daha önce raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdiyle 06/10/2017 tarihli ek raporun sonuç ve kanaat kısmının 2 nolu bendinde tespiti yapılan "hasarın hem taşıyıcının azami dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek 8/8 suçlu bulunduğu trafik kazasına sebebiyet vermesinden hemde gönderenin gönderiyi doğru sabitlememesinden kaynaklandığı" şeklindeki tespite ilişkin olarak, taşıyıcı ve gönderenin sıfatları (kim oldukları) da belirtilerek somut olayda kusur oranlarının oranlı olarak tespit edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine" şeklindeki ara kararla, dosyanın yeniden raporu düzenleyen heyete tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından 18/04/2020 tarihli 3. Ek raporun tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği, 3. Ek raporun incelenmesinde özetle de; "Hasarın hem taşıyıcının azami dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek 8/8 suçlu bulunduğu trafik kazasına sebebiyet vermesinden kaynaklandığı şeklinde yapılan tespitte, 1 numaralı davalı ...'in taşıyıcı, 2 numaralı davalı ...'ın taşıyıcının yardımcısı ve ...'ın ise, gönderen sıfatında olduğu, somut olayda her birisinin eşit oranda kusurlu oldukları" şeklinde kanaat bildirdikleri görülmüştür.Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kök ve ek raporların denetlenmesinde, raporların birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, kök ve ek raporların hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli oldukları anlaşıldığından, hükme esas alınmalarına karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından her ne kadar, 32.236,00 TL'ye ödeme tarihi olan 16.07.2014 tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, 16/07/2014 tarihinin davacı yanca dava dışı sigortalısını ibra ettiği tarih olduğu, ancak davacı yanca yapılan ödemenin mahkememizce talep olunması sonucu dosyaya ibrazı sağlanan, ...'a ait dekonttan da açıkça anlaşılacağı üzere, 25/07/2014 tarihi olduğu, TTK'nın, "Halefiyet" madde başlıklı 1472. Maddesinde, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceğinin açıkça hüküm altına alındığı, bu haliyle de davacının ancak ödeme tarihi olan 25/07/2014 tarihinden itibaren, sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşıldığından, faiz başlangıç tarihi 25/07/2014 tarihi olarak esas alınmış ve davacının fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Yine davacı vekili tarafından her ne kadar, dava dışı sigortalısına ödediği ve alınan bilirkişi raporu ile de uygun olduğu tespit edilen 32.236,00 TL'nin rücuen ödenmesi talep edilmiş ise de, dava dışı sigortalı ...'ın mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan raporda gönderen sıfatına sahip olduğunun ve yine heyet raporunda gönderenin de taşıyıcı ile eşit oranda kusurlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında TBK.'nın 52. maddesi uyarınca paylaştırılması gerektiği ve bu haliyle de davalı taşıyıcının gönderen ile birlikte %50 oranında müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, bilirkişi tarafından belirlenen 32.236,00 TL'den %50 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak, davacının ancak 16.118,00 TL vaki hasar zararından davalı taşıyıcıya ve kusurlu olduğu anlaşılan diğer davalı taşıyıcı yardımcısına rücu edebileceği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde de her ne kadar, mahkememizin görevli ve yetkili olmadığı ve ayrıca meydana gelen trafik kazası sebebiyle sigortalı emtianın hasara uğraması sonucunda düzenlenen ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığı, iş bu rapora dayanılarak ödenilen bedelin müvekkilinden tahsilin haksız olduğu, taşıma konusu emtianın dava dışı gönderene eksiksiz olarak Mersin ilinde teslim edildiği, müvekkilinin kusuru olmadığı ve yine müvekkilinin temerrüte düşürülmediği ve ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği iddia edilerek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yukarıda belirtilen gerekçelerle, görev ve yetki itirazlarının reddine karar verildiği ve ayrıca mahkememizce alınan ve birbirini tamamlayıcı nitelikte olan ve hukuki yönleri ayrık olmak üzere hükme esas alınmalarına karar verilen kök ve ek raporlar sonucu, davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği ve yine dava konusu rücu alacağının konusu olan emtiada meydana gelen hasar miktarının da ayrıntılı olarak tespit edildiği, temerrüt konusunda ise dava konusu alacağın TTK'nın, "Halefiyet" madde başlıklı 1472. Maddesine göre davacı sigortalı tarafından sigortalısına ödenen alacağın rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu ve sigortacının ödeme tarihinden itibaren, sigortalısının haklarına halef olduğu ve bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği ve davalının ayrıca bir temerrüte düşürülmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş ve yargılamaya devam olunarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Ayrıca davaya konu somut olayda, her ne kadar davanın asıl alacak ve fazlaya ilişkin faiz istemi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; asıl alacak yönünden yasal düzenleme gereği; yani TBK'nın 52. maddesinden kaynaklanan takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, yapılan indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş ve ayrıca yargılama giderleri yönünden de, aynı sebeple taraflar arasında paylaştırmaya gidilmemiş, faiz alacağı yönünden ise, dava dilekçesinde, dava tarihinden önceki döneme yönelik hesaplanmış bir faiz miktarı olmadığı, faizin, asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir hak olduğu ve dosyada hesaplanmış ve miktar itibari ile talep edilmiş faiz de bulunmadığından, feri nitelikteki bu talep yönünden davalı yan lehine ücreti vekalete hükmedilmemiş (Benzer bir konuda: İstanbul BAM 19. H.D. 07/12/2017 tarih ve 2017/2290 Dosya No-2017/1665 Karar sayılı kararı) ve tüm dosya kapsamına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verirken sigortalı gönderenin zararın meydana gelmesinde yüzde elli kusuru olduğu yargısına ulaştığını, somut olayda ... plakalı aracın tam kusurlu olarak trafik kazası yaptığını ve sigortalı kiraz emtiasının zayi olduğunu, dava dilekçesi ekinde EK-IV olarak sundukları trafik kaza tutanağının, ikinci davalı ...’ın sevk ve idaresindeki aracın tam kusuru ile kazanın meydana geldiğini ispatladığını, birinci davalı işletenin de zarardan 2918 sayılı KTK uyarınca sorumlu olduğunu;Kaza tespit tutanağında kaza yeri krokilerine yer verildiğini ve kazanın etkisi ile ... plakalı aracın yola saçılan parçaları olduğunun ok işareti ile belirtildiğini, yine trafik kaza tutanağından anlaşılacağı üzere kazanın çift taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, kiraz kolayca ezilebilecek ve ziya olabilecek bir meyve olmakla taşıma esnasında sürücünün gerekli özeni göstermesi gereken bir emtia olduğunu, ikinci davalı şoförün ise; “önlerinde giden araçları yeterli ve güvenli mesafeden izlememek” suretiyle 8’de 8 kendi kusuru ile trafik kazasına sebebiyet verdiğini;Bu şiddetteki bir trafik kazasında gönderenin emtiayı ne şekilde sabitlediğine dair illiyet bağının koptuğunu, trafik kazasında iki kişinin yaralandığı ve trafik kazası fotoğrafları da dikkate alınınca, sigortalı/gönderene yüzde elli oranında kusur takdir edilmesinin hatalı olduğunu beyanla İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.09.2020 T., E:2014/1216, K:2020/385 sayılı ilamının ortadan kaldırılarak davanın tam olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan sigorta ödemesine dayanan rücuen tazminat davasının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kısmen kabul edildiğini, ancak bahsi geçen kararın hukuka aykırı olduğunu ve bozmayı gerektirdiğini, müvekkilinin 08.06.2014 tarihinde kiraz ve erik sevkiyatı gerçekleştirmek amacıyla İzmir'den Mersin'e giderken Konya - Karapınar mevkiinde kaza yaptığını, dosyada mevcut kaza anı sonrası olay yerinde çekilen fotoğraflarla da sabit olduğu üzere, aracın yük taşınan dorse kısmında herhangi bir hasar meydana gelmediği gibi arka kısmındaki yükün sabit ve korunaklı bir şekilde teslimatının gerçekleştirilmesi amacıyla iplerle sabitlenen plastik örtüde herhangi bir zarar veya iplerde gevşeme ya da aşınma da mevcut olmadığını, sözü edilen durumun mahkeme tarafından atanan bilirkişilerce, kaza sonrası olay yerini ve hasarlı aracı gösteren video kaydının izlenmesi sonucu hazırlanan 04.05.2016 tarihli raporda açıklandığını, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.09.2020 tarihli gerekçeli kararında kanaatini açıklamak yönünde bilirkişi raporlarını temel aldığını, ancak yine aynı raporlarda mevcut olan; "Aracın içinin de durumunu gösterir resimlerin dosyada mevcut olduğu, şiddetli çarpma etkisi ile aracın kiraz yüklü plastik kasaların üst üste istiflendiği, kasaların yeterli sabitlenmemesinden dolayı yerlerinden oynadığı, özellikle üstlerde bulunan kasaların yerlerinden oynayarak aracın içinde dağıldığı, alttaki kasalarda olan kirazların ise kirazın yumuşak, kolayca ezilebilecek bir meyve olmasından dolayı hasarlandığı görülmektedir" şeklindeki ifadelerinin gerçekten uzak, somut delillere dayanmayan ve kaza tarihinden günler sonra düzenlenen, tarafsızlığı sabit olmayan ekspertiz raporuna dayanılarak yapılan değerlendirmeler olduğunu, dosyada bulunan kiraz kasalarını gösterir fotoğrafların olay yerinde değil bir başka yerde, yani kaza sonrası teslimatı başka araçlarla gerçekleştirilen kirazların kamyonlardan indirildiği yerde çekildiğini, kaza anına ait görüntüler yalnızca aracın dış kısmını gösterir nitelikte çekilen fotoğraflar iken; bilirkişilerin olayın meydana gelmesi sonrası araç içindeki meyvelerin dağılması kendilerince tespit edilmiş gibi sabit beyanlarda bulunmasının izaha muhtaç değerlendirmeler olmaktan ileri gidemediğini, raporun mahkeme tarafından hükme esas kabul edilmesinin kendileri tarafından anlaşılamadığını;Her ne kadar meydana gelen kaza sebebiyle araçtaki 10.000 kg kirazın ziyan olduğundan bahisle dava dışı 3. kişi ...'a 25/07/2014 tarihinde 32.236,00 TL hasar bedelinin davacı tarafından ödendiği sabit olsa da; dosyada mevcut irsaliyelerden de görüleceği üzere araçta yalnızca ... isimli şahsa ait kiraz bulunmadığı gibi 1.466 kg erik ve diğer davalı ...'e ait 4.000 kg kiraz bulunduğunu, kaldı ki yukarıda da bahsedildiği üzere meyvelerin kaza sebebiyle zarar gördüğünü kanıtlar nitelikte hiçbir somut delil bulunmadığını, dosyada ekli haber siteleri alıntılarından da görüleceği üzere, kaza sonrası olay yerine iki araç daha geldiğini, hasarlı araçtaki meyvelerin bu araçlara yüklenerek teslimat adresine gitmek üzere yola çıktığını, davacı tarafından iddia olunan zararın ikinci araçlar sebebiyle meydana gelip gelmediği ihtimali göz önünde bulundurulmadan, kaza yapan araç sürücüsü müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabul edilebilir olmadığını, bilirkişilerin raporlarında yer verdikleri 02.07.2014 tarihli ekspertiz raporunda sigortalının gerçeğe aykırı beyanlarına yer verilmiş olmasının, dayanaktan yoksun ve kaza anıyla ilgisi olmayan, başka yerde çekilmiş fotoğrafların ekspertiz raporuna temel kabul edilmesinin izaha muhtaç olduğunu, bilirkişi raporunun dava sürecindeki önemi düşünülünce raporların daha detaylı ve şüpheden ari bir şekilde düzenlenerek mahkemeye sunulması gerekirken eksik halleriyle hükme esas kabul edilmesinin kendileri tarafından kabul edilemediğini, bu sebeple taşınan bütün meyve sebzenin kendisine ait olduğundan bahisle düzenlenen ve gerçeği yansıtmayan sigorta poliçesi sebebiyle sigortalıya ödenen sigorta bedelinin davalılardan rücuen tahsilinin beklenmesinin, dosyada mevcut belgeler ışığında hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu;Mahkemenin 14.09.2020 tarihli kararında TBK m.52'ye dayanılarak yapılan indirim sonucu davanın reddedilen kısmı için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirttiğini, şüpheden uzak olmayan ve somut verilere dayanacak şekilde hazırlanmamış bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının, davalı yönünden ciddi hak kayıplarına sebep olduğunu, meyvelerde meydana geldiği iddia edilen zararın kesin olmayan farazi gerekçelerle davalı tarafa yüklenmesinin, ismi geçen şahısların eşit kusurlu olduklarından bahisle davanın TBK m.52 gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılarak kısmen reddedilmesi sonucu, reddedilen kısım için olayda kusurlu olmayan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilebilir olamdığını, kaldı ki davalının kusurlu olduğu henüz sübuta ermemişken, diğer şahıslarla eşit kusurlu kabul edilmesinin davalının uğradığı haksızlığı arttıran bir unsur olduğunu beyanla İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin hukuka aykırı 14.09.2020 tarihli ve 2014/1216 Esas 2020/385 Karar sayılı kararının kabul edilen kısmının bozulmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kara yolu ile taşınan emtianın, taşıma sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin nakliyat emtia sigorta poliçesi uyarınca sigortalıya ödendiğinden bahisle, ödenen tazminatın akdi ve fiili taşıyıcılardan rücuan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Aynı Kanun'un 888. maddesi uyarınca; taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiili taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda dava, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca kanuni halefiyet ve düzenlenen ibraname uyarınca akdi halefiyete dayalı olarak açılmıştır. Dava dışı sigortalıya ait kiraz emtiasının, davalı ... adına kayıtlı araçla, diğer davalı tarafından taşınması sırasında trafik kazası meydana geldiği, sunulan taşıma irsaliyesine göre, dava dışı sigortalı ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi akdedildiği, buna göre davalı ...'in akdi taşıyıcı, davalı ...'ın ise fiili taşıyıcı konumunda olduğu, her ne kadar davalı ... vekili, taşımanın yapıldığı araç içerisinde sadece dava dışı sigortalıya ait emtianın bulunmadığı, başkalarına ait aynı ve farklı türden emtianın da bulunduğunu iddia etmiş ise de, davalıya, taşıma irsaliyesinde belirtilen ve yine dava dışı sigortalı tarafından emtianın araca yüklendiği gün satın alındığını ve miktarı ile sigorta poliçesindeki değer ile örtüşür bedelini gösterir müstahsil makbuzlarında geçen miktardan (10.000 kg) daha az miktarda emtia teslim edildiğine dair herhangi bir teslim belgesi ya da yazılı başkaca bir delil sunmamıştır. Bu sebeple taşınan emtianın 10.000 kg kiraz olduğu kabulü ile davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi haksız bulunmuştur.Mahkemece verilen süre içerisinde davalı ... vekili tarafından, kaza sonrası çekilmiş fotoğraf ve video kaydı ile kazaya ilişkin internet sitelerinde yayınlanan haberlere ilişkin yazılı belgeler sunulmuş, davacının görevlendirdiği eksper tarafından kirazların, dava dışı sigortalıya ait depodaki durumu görülmek suretiyle rapor düzenlenmiş, dava dışı sigortalı tarafından emtianın çok büyük bir kısmının zayi olduğu, 2.000 kg kadarlık bir kısmının kurtarıldığı ve üçüncü kişilere satıldığı beyan edilmiş, ekspertiz raporu ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu miktara göre hesaplama yapılmıştır. Her ne kadar davalı ... vekili tarafından, emtianın tamamının kazadan hemen sonra başka araçlara hasarsız şekilde yüklendiği, kaza nedeniyle hasara uğramadığı ve hasarsız bir şekilde teslim edildiği iddia edilmiş ise de, gerek emtianın kazadan sonra başka araca, gerekse dava dışı sigortalıya hasarsız şekilde teslim edildiğine yönelik düzenlenmiş bir teslim belgesi, fotoğraf veya başkaca bir delil sunulmamış, bu nedenle dava dışı sigortalıya ait emtianın beyan edilen kısmının hasara uğradığı kabul edilerek davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarın hem davalı ...'ın kusuru, hem de araç içi istifleme hatası nedeniyle meydana geldiği mütalaa edilmiş ve Mahkemece de bu kanaat dikkate alınarak tarafların %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de, TTK'nın 863. maddesi uyarınca, istiflemenin dava dışı sigortalı gönderen tarafından yapıldığının kabulü halinde, istiflemenin ne şekilde yapıldığını, hatalı veya yetersiz olup olmadığını gösterir bir delil bulunmadığı gibi, hatalı ve/veya yetersiz istifleme yapılmış olsa bile, hasar, davalı ...'ın tam kusuru ile meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, yani ağır kusuru neticesinde meydana geldiğinden hasar ile istifleme hatası arasındaki illiyet bağı kesilmiş olup, davalılar hasarın TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde yazan sebeplerden ileri geldiğini de ispat edememiş olduklarından sorumluluktan kurtulmaları mümkün değildir. Bu sebeple Mahkemece, hasar bedelinin tamamının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, tarafların yüzde elli oranında kusurlu olduklarının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu konusuz kalmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2020 tarih ve 2014/1216 Esas 2020/385 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3-Davanın Kabulü ile 32.236 TL alacağın 25/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 2.202,04 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 550,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.651,49 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 550,55 TL peşin harç, 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 575,75 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 475,50 TL tebligat/posta gideri ve 1.200 TL bilirkişi ücretinden oluşan 1.675,50 TL yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı ... tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,11-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,12-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 2.202,04 TL harçtan davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 275,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.926,79 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 81,50 TL tebligat masrafları ve dosyanın istinafa gidiş- dönüş posta ücreti olan toplam 302,20 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Davalı ...'dan tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 15-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.