T.C. ADANA BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1144 - 2026/71 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1144 KARAR NO : 2026/71 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/05/2023 NUMARASI :2020/530 Esas, 2023/254 Karar DAVACI : ... TİCARET A.Ş - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş- VEKİLLERİ : Av…
T.C. ADANA BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1144 - 2026/71 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1144 KARAR NO : 2026/71 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/05/2023 NUMARASI :2020/530 Esas, 2023/254 Karar DAVACI : ... TİCARET A.Ş - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş- VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/09/2020 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :15/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih ve 2020/530 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.03.2018 tarihinde ... ... İş Merkezi bodrum kat otoparkında bulunan davalıya ait trafoda başlayan yangın sonucu müvekkili ... ... Ticaret A.Ş.'ne ait iş yerinde yoğun duman ve isten kaynaklı olarak duvarlar, demirbaşlar ve televizyonculuk için gerekli olan kamera, ses sistemi gibi cihaz ve teçhizatta hasar meydana geldiğini, hasarın .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/20 D.İş - 2018/22K sayılı dosyasında keşif yapılarak bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bilirkişisi raporunda, cihazların bakım ve temizlik masrafının 45.000,00 TL olarak, İnşaat Mühendisi- Pazarlama Uzmanı bilirkişisi raporunda, iş yerinin genel temizliki masrafının 12.600,00 TL olarak hesaplandığını, müvekkili şirketin yangının meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, davalı şirketin trafoyu işleten olarak sorumlu olduğunu belirterek, yangın sonucu meydana gelen toplam 58.100,00 TL zararın yangın tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, 58.100,00 TL'nin 16/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; Yerel mahkeme tarafından, itirazları değerlendirilmeden denetime elverişli olmayan rapor dayanak alınarak hüküm kurulduğunu, davacı tarafın iş merkezine ait ve onun bakım-işletim sorumluluğunda olan havalandırma sisteminin parçası olan borunun trafo üzerine düşmesi nedeni ile yangın meydana geldiğini, bu olayla beraber müvekkili şirket açısından illiyet bağının kesildiğini, diğer taraftan davacı tacir olduğunu, basiretli davranma yükümlülüğünün olduğunu, kullandığı cihazların değeri de göz önüne alındığında oluşabilecek zararlara karşı da önlem alması gerektiğini, bu önlemlerin alınıp alınmadığı hususu irdelenmediğini, ayrıca, davacının cihazlarının sigortalı olup olmadığını, sigortalı ise poliçe kapsamında ne kadar ödeme aldıklarının da incelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait iş yerinde 16/03/2018 tarihli yangın neticesi oluşan zararın davalı şirketin bakım ve gözetim yükümlülüğü kapsamından sorumluluğundan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği Borçlar Yasası'nın 58. maddesi gereğince "…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." ( TBK .69. maddesi ). TBK'nın 71/1.maddesine göre de; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15) Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur. (Yargıtay 3.HD'nin 13.11.2019 tarih 2018/7589 Esas, 2019/9124 sayılı kararı) Somut olayda; ... ... İşmerkezi Bodrum kat otoparkında yangın çıktığı belirtilerek, davacıya ait işyerinde meydana gelen maddi zararın tahsili talep edilmiştir. Yangın raporuna göre trafonun bilinmeyen bir sebepten dolayı yangının çıktığı ve etrafına sirayet ettiği belirtilmiştir. Yangın tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olay yeri inceleme raporunda; ısıdan kaynaklı halen tavandan tabak halinde beton ve metal aksamların döküldüğü, trafo giriş kapısının panjurlu olduğu, panjur kapı iç kısmında metal tel ile kaplı olduğu, panjur kapı asma kilit yerinin boş olduğu, trafo içine girildiğinde sıcaklık ve karbonmonoksit oranının arttığı, girişe göre sol tarafta tavana yakın duvardan gelen metal sacdan kabin şeklindeki havalandırmanın bir parçasının yerde, diğer parçasının ise trafonun üzerinde olduğu, trafonun tamamen yandığı belirtilmiştir. .... ATM'nin 2018/516 esas sayılı dosyasında alınan rapor ve Mahkemece alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ve yayın stüdyosu olarak kullanılan işyerinin bulunduğu iş merkezinin otoparkında davalıya ait trafoda çıkan yangın sonucunda davacıya ait işyerinin ve işyerinde bulunan cihazların zarar gördüğü, yangının trafoda başladığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, trafonun güvenli bir şekilde bakım ve korunmasından davalının sorumlu olduğu, olay yeri inceleme raporunda, tavandaki metal aksamın ısıdan kaynaklı olarak döküldüğünün belirtildiği, yanan trafonun üzerine düşen metal parçanın fotoğraflarının bulunduğu, ancak metalin yangından önce düştüğü konusunda delil olmadığı, aksi düşünülse dahi davalı şirketin trafonun korunması ve üzerine herhangi bir parça düşmemesi için gerekli önlemleri alması, gerekiyorsa üzerini kapatması, trafoyu periyodik aralıklarla kontrol etmesi gerektiği, bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, dolayısıyla tavandaki metallerin bakım ve takibinden sorumlu olan işyeri sahibi ya da iş merkezi yönetiminin kusuru olsa dahi, bu durumun davalının kusurunu ortadan kaldırmayacağı, başka bir anlatımla davalının eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği, dolayısıyla yangın olayında davalı dağıtım şirketinin sorumlu olduğu kanaatine varıldığı ve yangın sebebiyle meydana gelen zararın tespitinin yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 3.968,81 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 992,21 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.976,6 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.