T.C. ADANA BAM 16. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1378 KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2022 NUMARASI : 2021/288 ESAS- 2022/1121 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... …
T.C. ADANA BAM 16. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1378 KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2022 NUMARASI : 2021/288 ESAS- 2022/1121 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Mülkiyet Hakkına Dayalı El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil DAVA TARİHİ : 28/02/2019 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2022 tarih ve 2021/288 Esas 2022/1121 sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı taraf dava diekçesi ile; müvekkil şirketin ... İlçesi, ... Mah. ... ada, 6 parsel sayılı gayrimenkulün maliki olduğunu, davalılardan ... Gayrimenkul Geliştirme İnşaat ve Ticaret A.Ş'nin müvekkile ait taşınmazın yanında bulanan ... İlçesi, ... Mah. ... ada, 10 parselin maliki olduğunu, diğer davalı tarafın ise okul olarak söz konusu ... ada 10 parseli kullanan taraf olduğunu, müvekkil şirkete ait ... İlçesi, ... Mah. ... ada, 6 parsel sayılı taşınmazın davalı şirketlerin her ikisinin de kullanmakta olduğunu ve istifade ettiği bir trafo bulunmakta olup, davalı şirketlerin bu nedenle işgalci konumda olduğunu, bu nedenle dava konusu müvekkili ait taşınmazda bulunan davalılara ait trafo yönünden haksız müdahalenin ve tecavüzün meni ile trafo binasının kaline, noter ihtarına rağmen işgalinin sürdüren davalılardan, 10/01/2019 tarihinden itibaren davalıların müdahalesi fiilen men edilene kadarki dönem ile ilgili olarak ecrimisil alacağının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi ile; öncelikle müvekkillerinden ... Gayr. Geliştirme İnş. ve Tic. A.Ş.’nin maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Bulvarı ... Sk. N:1 adresi ... Ada 10 Parselde kayıtlı taşınmaz ile üzerindeki okul-eğitim tesislerinin ... Eğitim Kurumları Tic. A.Ş’ye kiralanmasına ilişkin 01.09.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davacının ise ... Gayr. Geliştirme İnş. Ve Tic. A.Ş.’ye ait ... Ada 10 Parsel sayılı taşınmazın yanında bulunan ve davacıya ait ... Ada 6 Parsel Sayılı taşınmazda müvekkil şirketlerin her ikisinin istifade ettiği müvekkillere ait bir trafo bulunduğu, müvekkil şirketlerin bu nedenle işgalci konumunda bulunduğu hususlarını yersiz, gerçekdışı ve hukuka aykırı olarak iddia ederek dava açtıklarını, müvekkillerinin dava konusu ... Ada 6 Parsel sayılı taşınmazda iddia edildiği gibi haksız bir işgali söz konusu olmayıp taşınmaz üzerinde trafo yaptırmadığını ve kendisine özgülenmiş trafosunun da bulunmadığını, hâlihazırda trafonun bulunduğu alanı müvekkili şirketler işgal etmediğinden bu davada taraf sıfatlarının bulunmadığını belirterek husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, 16/12/2022 tarih ve 2021/288 Esas 2022/1121 Karar ilamı ile davaya konu trafonun mülkiyetinin davalılar olmadığı, trafo etrafındaki mülklerin bu trafodan enerji aldıkları, okulun ise kendi parseli içerisindeki özel trafodan enerji aldığı anlaşılmış, davalı vekilinin ...'ın davaya dahil edilmesi talebi davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığından ...'ın davaya dahil dilekçesi ve kararı ile dahil edilmesi usule uygun olmayacağı gibi ...'a karşı açılacak muhtemel davada mahkememiz görevli olmayacağından davaya dahil edilme dilekçesi reddolunarak, davalı şirketler hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait taşınmazda davalı her iki şirketin de kullanmakta bulunduğu, istifade ettiği bir trafo bulunduğunu, davalı şirketlerin bu sebeple işgalci konumunda bulunduklarını, yerel mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, taşınmazın üzerindeki trafonun ...'a ait olduğu ve davaya konu trafoların davalılara ait olmadığının belirtildiğini, mülkiyetin ...'a devredilip devredilmediğinin ve arsa bedelinin müvekkiline ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, ...'ın davaya dahil edilmesi talebinin de reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve kal’i istenen şeyin değeri toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Somut olayda; Davacı tarafça, ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, 6 parsel sayılı gayrimenkulün maliki olduğunu, maliki olduğu taşınmazda bulunan trafonun davalıların kullanımında olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın pasif husumetten reddine karar verildiği, kararı davacı vekilinin istinafa taşıdığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre ve ... tarafından gönderilen 07/09/2021 tarihli müzekkere cevabında davacının mülkiyetinde bulunan ... ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan trafo binasının dava dışı ...'a ait olduğunun bildirildiği anlaşılmakla husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, esastan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 179,90TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 06/03/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır