İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;25/05/2024 tarihinde Davalı ........'ı…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ....... VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALILAR : 2- ..... 3- .... VEKİLİ : Av...... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;25/05/2024 tarihinde Davalı ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile müvekkil ........ idaresindeki ........ plakalı motosikletin çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ........'ın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası yaralanması nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin bu kazada maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, ayrıca müvekkilinin ........ plakalı motorun da da maddi hasarın ve aracının kullanamamaktan dolayı araç mahrumiyet zararının oluştuğunu, müvekkilinin mağduriyet yaşaması için kazaya karışan ........ plakalı araç üzerine, işleten ve sürücülerin başkaca taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarına "ihtiyati haciz" konulmasını; bu talebin kabul görmemesi halinde "ihtiyati tedbir" konulmasını, işbu meydana gelen trafik kazasındaki yaralanma olayı için; müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına, 100,00 TL tedavi masraflarına, 100,00 TL bakım ve bakıcı giderleri tazminatına, 100,00 sürekli iş göremezlik tazminatına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin hayati fonksiyonlarını etkileyecek şekilde yaralanmış olmasından dolayı kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 15,000 TL manevi tazminatın davalı ..... ve ........'dan tahsiline, işbu dava konusu meydana gelen trafik kazasındaki hasara uğrayan ........ plakalı motor için 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ..... ve ........'dan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ........ Sigorta A.Ş. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından gerekli belgeler ile başvuruda bulunmadığını, dava konusu kazada davacı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mezkur kazada davacının müterafik kusurunun mevcut olduğunu, tazminat hesabından müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bu nedenlerle müvekkili aleyhine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... ve ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkilleri aleyhine açılan trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren işbu davanın hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde müvekkiline kusur yükletilmişse de dosyaya sunulu bilirkişi raporu ve keşif raporu incelendiğinde davacı tarafın sürücüsü ........ plakalı motorsiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davacının maluliyetinin olmadığını, davacının manevi tazminat talebinde müterafik kusur durumunun dikkate alınarak, tarafların fakirleşmesine yada zenginleşmesine sebep olmaması gerektiğini, bu hususlar da dikkate alınarak kabul anlamına gelmemek kaydıyla manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan kusur, maluliyet ve hasar bilirkişi raporları ile birlikte davacı vekilinin 24/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak; Davacının geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı taleple bağlı kalınarak 100,00 TL ve tedavi giderine ilişkin 1.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 04/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), diğer davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dava konusu aracın hasar kaybına ilişkin 95.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 04/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), diğer davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 15.000,00 TL'nin davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir. TBK 56. madesine göre bir olaydan zarar gören kişinin çektiği acıları bir nebze olsun azaltmak veya bozulan ruhsal dengesi yeniden düzelmesi için zarar veren kişiden bir miktar ücreti talep edebileceğini düzenlenmiş olup; kanun koyucu manevi tazminatın miktarını tayin etme hakkını hakimin takdirine bırakmıştır. Hükmedilecek miktar uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifleticek nitelikte olmalıdır. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusurları da gözetilmesi gerekmektedir. Davacının manevi tazminat taleplerinin ispatına yönelik olarak mahkememizce yargılamaya esas alınan maluliyet raporları ve kusur raporuna göre, davacının herhangi bir kusuru olmaksızın meydana gelen trafik kazasında davacının meydana gelen yaralanmaları nedeniyle iyileşme süresinin 15 gün olması nazara alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde davanın kısmen kabulü ile; Davacının geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı taleple bağlı kalınarak 100,00 TL ve tedavi giderine ilişkin 1.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 04/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), diğer davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zarara ilişkin ve sürekli işgöremezlik dönemine ilişkin taleplerin reddine, dava konusu aracın hasar kaybına ilişkin 95.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 04/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), diğer davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 15.000,00 TL'nin davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar sürücü ve işletenden yönünden kaza tarihi olan 25/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar ..... ve ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının tazminat taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların piyasa rayiç değerleriyle bağdaşmayacak ölçüde fahiş ve gerçek dışı olduğunu, yerel mahkemece söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin fazla hesaplandığını ve gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kusura itiraz Yapılan incelemeler, tazminat dosyası üzerinde yapılan inceleme, kaza tespit tutanağından, krokiden, olay yeri fotoğrafları ve diğer tutanaklardan ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:.....'e denk gelen Madde-57-1/b-4 (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak ve Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadırlar.) Asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, ........ plakalı motosiklet sürücüsü ........'ın ise bu kazada her hangi bir kural ihlalini yapmadığını, kusur oranının %0 olduğunu, Rapor edilmekle raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmasına göre itiraz yersizdir Davalı vekilinin hasara yönelik itirazları hakkında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir. (Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı) Araç mahrumiyet bedeline yönelik istinaf Dosyada mevcut olup hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna göre araç kaza sonucu pert olmuştur. Davaya konu aracın kaza sonucu kullanılamaz hale (pert) gelmesi nedeniyle, davacının piyasadan ücreti karşılığında kiralayacağı emsal nitelikteki bir başka aracı kullanması mümkündür. Pert olan araçlarda araç mahrumiyeti zararı aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli süreye göre belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece, emsal bir aracın alınması için gerekli sürenin belirlenmesi ve davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt, amortisman payı vs. gibi zorunlu giderleri mahsup edilerek, emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapora göre karar verilmesi doğrudur. İtiraz yersizdir. Nitekim Yargıtay 17 HD'nin 2015/14801 esas 2018/8594 karar 2016/19869 esas 2017/10814 karar sayılı ilamı Davalı vekilinin faturasız tedavi giderinin içeriğine itirazı TBK 50 maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Sağlık kuruluşunda yapılan sağlık hizmeti harcamaları rahatlıkla fatura ve benzeri belgeler ile ispatlanabilir. Ancak bazı giderler var ki her zaman belge temin edilmesi mümkün değildir. Bu gibi durumlardaTBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 11, Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlanması yeterli olup ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulunup getirilmesi şart değildir. Hiç bir belge sunulmasa bile ,hakim ,görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK .26/04/1995 ,1995/11-122 E 1995/430 K) Davaya konu olayda davacının yaralanması nedeniyle, bu tedavi sürecinde yapılan tüm giderlerin belgeye bağlanması mümkün olmadığı gibi, hayatın olağan akışına göre de davacı taraftan bu yönde bir belgelemenin beklenmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. Tedavi sürecinde yapılması muhtemel yol ve ulaşım giderleri, belgeye bağlanamamış tıbbi malzeme, ilaç vs. giderleri olması kaçınılmazdır. Dosya kapsamından davacının yaralanması nedeniyle, bu tedavi sürecinde yapılan tüm giderlerin belgeye bağlanması mümkün olmayan giderin ilavesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla itiraz yersizdir. Manevi tazminatın çok taktir edildiği istinafı yönünden; Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacının kaza nedeniyle iyileşmesinin 15 gün olduğu gözetilip, davalının kusur durumu ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı ..... tarafından alınması gereken 7.930,79 TL harçtan peşin alınan 1.982,70 TL harcın mahsubu ile 5.948,09 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı ........ tarafından alınması gereken 7.930,79 TL harçtan peşin alınan 1.982,70 TL harcın mahsubu ile 5.948,09 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 12/11/2025 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.