16. Ceza Dairesi 2015/4710 E. , 2015/4661 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Anayasayı ihlal, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, Kasten öldürme, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma Hüküm : 1-TCK'nın 309/1, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Sanık hakkında duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: Hükmün “E” bendinde TCK'nın 82/1-g maddesi uyarınca “6 kez” ağırlaştırılmış müebb…
**16. Ceza Dairesi 2015/4710 E. , 2015/4661 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Anayasayı ihlal, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, Kasten öldürme, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma Hüküm : 1-TCK'nın 309/1, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Sanık hakkında duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: Hükmün “E” bendinde TCK'nın 82/1-g maddesi uyarınca “6 kez” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedildikten sonra 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında “7 kez” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmiş ise de sonuç cezanın “6 kez” 13 yıl hapis olarak belirlendiği görülmekle sonuca etkili olmayan yazım hatası kabul edilmiştir. 1- Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık vasıtasızlıktır.” Bu nedenle CMK 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına yer verildikten sonra istisnalar CMK'nın 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde gösterilmiştir. Sanığın kabulüne bağlı olarak alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlar hariç olarak istinabe yoluyla sorguya çekilebilecektir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma imkanı CMK'nın 196/4. madde hükmüne göre mümkün kılınmıştır. Somut olaydaki hukuki sorun sanık ve müdafiisinin görüntülü ve sesli iletişim tekniğini kullanarak savunma yapmak istemediğini ısrarla beyan ederek duruşmada hazır bulunmak istekleri karşısında, bu sistemle savunma alınması durumunda, savunma hakkının kısıtlanarak adil yargılama ilkesinin ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Duruşmada hazır bulunmak isteyen sanığın, duruşmada hazır bulundurulması sadece ödev değil aynı zamanda bir haktır. (Y.C.G.K. 10.06.2008, 9-148/169 s.k.) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesine göre; Cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması haklarını güvence altına almıştır. Duruşmada hazır bulunmaksızın bu hakları nasıl kullanabileceğinin anlaşılması zordur. (Colozza v. İtalya 12 Şubat 1985) Adil bir ceza yargılaması sürecinin oluşumunda sanığın mahkeme nezdinde hazır bulunmasının büyük önemi bulunmaktadır. (Lala v. Hollanda 22 Eylül 1994) Bunun sebebi hem adil yargılama hakkının mevcudiyeti hem de beyanların doğruluğunun anlaşılması ve mağdur ile tanıkların beyanlarıyla karşılaştırılmasıdır. (Sedoviç v. İtalya) Temyiz aşamasında davalının duruşma salonunda şahsen hazır bulunması ilk derece mahkemesinde görülmekte olan duruşmalarda hazır bulunmasına nispeten daha az önem arzetmektedir. (Kamasinsıki v. Avusturya, 19 Aralık 1989)