11. Hukuk Dairesi 2025/2772 E. , 2025/7531 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/999 Esas, 2025/454 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR…
11. Hukuk Dairesi 2025/2772 E. , 2025/7531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/999 Esas, 2025/454 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına ... ile davalı şirket adına ...'in bir araya gelerek müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, 399 parsel numaralı taşınmazın alım satımı konusunda 5.500.000,00 TL'ye anlaştıklarını, tapu davalı adına geçince müvekkilinin hesabına nakit olarak ödeme yapılacağını, bu amaçla müvekkilinin ve davalı şirket yetkilisinin ortak tanıdığı olan ...'ya müvekkili tarafından vekalet verildiğini, ...'nun da 21.09.2018 tarihinde 3.000.000,00 TL bedel göstererek taşınmazı davalı şirket üzerine devrettiğini, davalı şirketin müvekkiline bedeli pazartesi günü ödeme sözü vermesine rağmen devamlı oyalayıp bir türlü ödemeyi yapmadığını, sürekli bahaneler ürettiğini, müvekkilinin davalı ve yetkilisi tarafından dolandırılması nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin satış bedelinin ödeneceği söylenip sonrasında ödenmemesi nedeniyle hile ile kandırıldığını ileri sürerek ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...Mevkii, 399 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptal edilerek müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacının hisessinin tamamını 3.000.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, resmi senette belirtildiği üzere gereken ödemelerin nakden yapıldığını, davacının "satış bedelini nakden ve tamamen aldığını" beyan ve kabul ettiğini, tanık dinletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, delil olarak ileri sürülen ... kayıtlarını kabul etmediklerini, resmi senede karşılık olarak davacı yanın bir hak iddia edecekse de bu iddiayı senete karşı senetle ispat kuralı gereği resmi bir senetle ispat etmesi gerektiğini, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın satış bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmediğine kanaat getirildiği, zira; her ne kadar davalı şirket yetkilisi telefon numarasının kendisine ait olduğunu kabul edip içerik olarak mesajları kabul etmese de, ... kayıtları her iki tarafa ait telefondan karşılıklı gönderilmiş olduğundan, bu mesajları başka birisinin göndermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, içerik olarak da taraflar arasındaki olayın gelişi ve sonuçlarına yönelik olup, bu olayı yaşamayan başka kişilerin bu şekilde karşılıklı görüşmelerinin mümkün görülmediği, dinlenen diğer kişilerin de satış bedelinin tapu devrinden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve ödeme sonrası fatura düzenleneceğini ifade ettikleri, ödeme yapılmadığını da belirttikleri, davacının ticari defter kayıtlarında; ödemeye dair bir kayda rastlanmadığı, halen taşınmazın şirket aktifinde bulunduğu, davalı kaydında ise şirket adına yapılan bir ödeme bulunmadığı, şirket ortağının, şirketten aldığı 3.000.000,00 TL paraya karşılık, dava konusu taşınmazın parasını şirkete olan borcuna karşılık kendisi ödeyerek dava konusu tapuyu şirket üzerine aldığı anlaşıldığından, davalı tarafın ödeme savunmasını doğrulamadığı, davalı vekilince verilen iki haftalık kesin sürede yemin metni sunulmadığı, ispat külfetinin kendilerinde olmadığının söylendiği, 11.02.2021 tarihli celsede de, davacı tarafa yemin teklifinde bulunmadıklarının imzalı beyanıyla belirtildiği, davacı şirket yetkilisinin yemini eda etmeye hazır olduğunu beyan ederek 11.02.2021 tarihli celsede hazır bulunduğu, bu durumda; resmi satış senedinde satım bedelinin alındığı yazılı olsa da, toplanan diğer delillerden ve belge kabul edilen ... yazışmalarından resmi senet içeriğinin aksinin ispatlandığı, satış bedelinin ödenmediği, davacının satış bedeli konusunda ödeneceği söylenip ödenmeyerek iradesinin hile ile sakatlanarak aldanmaya maruz kaldığı, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 39. maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2 88... parsel sayılı taşınmazda 21.09.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi senetle davacı şirket tarafından davalı şirkete devredilen 6...7 / 2...0 0 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5203 sayılı soruşturma dosyası, tanık beyanları, ... kayıtları, bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın satış bedelinin tapu devrinden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının, tapunun devri yapıldıktan sonra taşınmaz bedelinin davacı şirket hesabına yatırılacağına inandırılıp oldu bittiye getirilerek taşınmazın devrinin yapıldığı, taşınmaz bedelinin devirden hemen sonra ödeneceği yönünde davacıda bir kanı uyandırılarak telkin sağlandığı, davacının taşınmazının hile ile elinden alındığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hile hukuksal sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı tarafça hile nedenine dayalı irade sakatlığından dolayı tapu iptal tescil davası açılmış ise de, somut olayda dayanılan maddi vaka, tapunun devrine rağmen karşı edim olan para borcunun ödenmemesi vakasına ilişkindir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, her ne kadar hile nedeniyle davanın kabulüne ve davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmişse de, dosyaya sunulan ... yazışmasında davalı şirket temsilcisi tarafından, resmi akit tablosuna rağmen bedelin ödenmemiş olduğunun dolaylı olarak kabul edildiği görülmektedir. Nitekim, davalı şirket yetkilisinin telefonundan ulaştırılan mesajların aksi ispatlanmadıkça bizzat kendisi tarafından iletildiğinin kabul edilip, bu durumda mahkemece, maddi vakayı anlatmanın taraflara, hukuki nitelendirmenin ise hakime ait olduğu ilkesinden hareketle tarafların tacir olması da gözetilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36. maddesinde düzenlenen aldatma değil, karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de, sonucu itibarıyla hükmün doğru olduğu anlaşılmakla, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/4 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yukarda açıklanan biçimde değiştilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.