T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2202 KARAR NO : 2025/2514 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2023 NUMARASI : 2022/160 E. - 2023/49 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2202 KARAR NO : 2025/2514 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2023 NUMARASI : 2022/160 E. - 2023/49 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2023 tarih ve 2022/160 E. - 2023/49 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2015/87133 sayılı ve “...” ibareli "şaraplar" mallarında da tescilli markasının bulunduğunu, davalının aynı mallarda kullandığı "... ..." ve "..." ibarelerinin dava markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının, çevrim içi satış ve reklam aracı olarak kullandığı sosyal medya hesaplarında, davacıya ait olan ve çevrim içi satış aracı olarak kullanılan Instagram hesabının ekran görüntüsü alıntılanarak davacının markasını işaret eden saldırgan paylaştığını, davacı markasını kötüleyici ve davacının ticaretini olumsuz yönde etkilemeye yönelik reklam ve pazarlama teknikleri kullanıldığını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/13 D.iş sayılı dosyası kapsamında yapılan delil tespiti ve bilirkişi incelemesiyle davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespit edildiğini, ileri sürerek, markaya tecavüzün durdurulmasına, haksız rekabetin tespitine, men'ine, SMK'nın 150/3 maddesi gereği ilgili belgelerin davalı tarafından mahkemeye sunulmasına veyahut ilgili yerlerden celbine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın ilk tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında, talep edilen 10.000 TL maddi tazminatın 3000 TL'sinin markaya tecavüz, 7000 TL'sinin haksız rekabet nedeniyle, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise 30.000 TL 'sinin marka tecavüz, 70.000 TL'sinin ise haksız rekabet nedeniyle talep edildiğini açıklamıştır. Davalı vekili, dava konusu “... ...” ve “...” ibareli kullanımların müvekkiline ait olmadığını, bu durumun Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/13 D.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda ve dava dilekçesinin ekinde sunulan ürün etiketlerinden de anlaşıldığını, müvekkiline ait olduğu iddia edilen ve e-tespit yaptırılan Instagram hesabının davalıya ait olmadığını, davalının başkaca bir Instagram hesabının da bulunmadığını, delil mahiyetinde fiş karşılığı alınıp dosyaya ibraz edilen ürünlerin davalıya ait olmadığını, fiş üzerinde yer alan ticaret unvanının davalı ile isim benzerliğinden kaynaklandığını, açıklanan nedenlerle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, aynı olaya nedeniyle müvekkili hakkında başlatılan soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının şarap üreticisi olmadığını, şarap üretim izin belgesi, tesisi, fabrikası bulunmadığını, markasını başkalarına kullandırarak üretim yaptıramayacağını, markaya tecavüzden söz edilebilmesi için, markanın sahibi tarafından üretime ve ticarete konu edilmesi gerektiğini, davacının bir markasal kullanımı olmadığı için bu markaya dayalı herhangi bir talepte bulunamayacağını, davacının dava dışı üçüncü kişiye ait 2019/04701 sayılı “... ...” markalı dava dışı ürünlerin alım satımını yaptığını, diğer taraftan dava konusu kullanımlar ile davacının markası arasında benzerlik de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bilirkişi raporunda “...”; “...”, “...”, “...” ibarelerinin, koyu kabuklu ve başlıca kullanım alanı kırmızı şarap üretimi olan, tüm dünyada üretimi yapılan, adını İran’ın “...” şehrinden alan bir üzüm türünün ve bu üzümden elde edilen şarapların genel adı olduğunun açıklandığı, davalının şarap şişeleri üzerindeki markasal kullanımlarının "şekil + ..." ibaresi ve "şekil + ..." şeklinde görseller olduğu D.iş tespit dosyası ile belirlenmiş ise de; davacının markasında ve davalının dava konusu kullanımlarında yüksek derecede benzerlik gösteren unsur olan “...” ve “...” sözcüklerinin, özellikle çekişme konusu “şaraplar” emtiası bakımından neredeyse hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmaması, bu ibarelerin çekişme konusu emtialar bakımından bir tür adı olması ve vasıf bildirmesi, çekişme konusu malların ortalama tüketicisinin dikkat düzeyinin yüksek olması, markasal kullanımlardaki küçük farklılıkları dahi ayırt edebilecek bilgi seviyesine sahip olması nedenleriyle anılan ibarelerden kaynaklı kısmi benzerliğin davacının tescilli markasına tecavüz oluşturmayacağı, ancak davalı tarafın şarap şişeleri üzerinde "şekil + ..." ibaresi ve "şekil + ..." şeklindeki kullanımları, bir şekilde kullanımına dayanak yaptığı dava dışı "... Pazarlama Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti." ne ait "..." ibareli 2018/112119 sayılı markadaki işaretten ayrılıp onlarca seçenek imkanı varken davacının daha önceki tescilli markasındaki işarete yaklaşarak "..." ibaresini seçip tercih etmesi " Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar" arasında sayılacağından davalı eyleminin TTK anlamında haksız rekabet oluşturacağı, davalının haksız rekabeti nedeniyle 5000 TL maddi tazminat miktarının TBK'nın 50/2 maddesine uygun görüldüğü, davacı yararına manevi tazminat koşulları oluşmakla 20.000 TL manevi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun bulunduğu, hükmün ilanı isteminin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabet oluşturan eylemlerin durdurulmasına, men'ine, 5000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın 22.03.2022 tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000 adet üzerinde olan bir gazetede masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere bir kez ilan edilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, dava konusu kullanımların müvekkiline ait olmadığını, mahkemece haksız rekabet oluşturduğu kabul edilen markanın müvekkiline ait bulunmadığını, müvekkili tarafından bu markalar adı altında üretilen satılan bir ürün olmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, tespit dosyasında incelenen ürünün alındığı adresteki dükkanın müvekkili ile ilgisinin olmadığını, ortada "mezopatmaya" ibaresinden kaynaklı bir isim benzerliğinin bulunduğunu, bu dükkanın dava dışı kişiye ait olduğunu, diğer taraftan pasif husumete ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla mahkemece alınan bilirkişi raporunun dava konusu kullanımların haksız rekabet oluşturmadığı sonucuna varıldığını, davacının kayıtlı şarap üretici olmadığını, bu nedenle markasını şarap mallarında kullanamayacağını, sadece şantaj amaçlı olarak elinde tuttuğu markası üzerinde zarar uğradığından bahisle gerek marka gerekse haksız rekabet nedeniyle tazminat talebinde bulunmayacağını, pasif husumet ile ilgili itirazlarının ısrarla dile getirmelerine rağmen mahkemece gerekçesiz şekilde reddedildiğini, dava konusu edilen kullanımların hiçbirinin müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini aksi halde de esastan reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, markaya tecavüzün durdurulması, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi-manevi tazminat, SMK'nın 150/3 maddesi gereği ilgili belgelerin davalı tarafından mahkemeye sunulmasına veyahut ilgili yerlerden celbi ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda özet kısmından anlaşılacağı üzere, mahkemece dava konusu kullanımların haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf dava konusu kullanımların müvekkiline ait olmadığını, dava konusu kullanımların yer aldığı ınstagram hesabının müvekkiline ait bulunmadığı, delil mahiyetinde dosyaya ibraz edilen ürünün satın alındığı yerin de müvekkili ile ilgisinin olmadığını savunarak, husumet itirazında bulunmuş ve bu hususlara ilişkin bir çok delili dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece, ön inceleme celsesinde davalının husumet itirazının reddine karar verilmişse de, ne husumet irirazının reddine dair ara kararda ne de gerekçeli kararda husumet itirazının red gerekçesi açıklanmamıştır. Oysa, Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve Ankara 5. FSHHM'nin 2022/13 sayılı D.iş dosyasında da dava konusu kulanımların yer aldığı ınstagram hesabının ve dava konusu kullanımın yer aldığı ürünün satın alındığı yerin kime ait olduğu hususunda bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır. Yine davalı tarafın bahsi geçen iş yerinin dava dışı kişiye ait olduğu husunda sunduğu deliller ne mahkemece neden bilirkişi raporunda değerlendirilmemiştir. Ayrıca aynı olay nedeniyle davacının şikayeti üzerine Mardin Cumhuriyet Savcılığı'nın 2022/3103 sayılı dosyasında başlatılan soruşturma nedeniyle arama yapılan ve işbu dava dosyasına delil olarak sunulan ürünün alındığı iş yeri aynı olup, ceza soruşturma dosyasında ..., bahsi geçen iş yeri sahibinin kendisi olduğunu beyan etmiş, bu kişinin davalı Şirketle ilgisi bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir. Tüm bu hususlar karşısında haksız rekabet oluşturduğu kabul edilen dava konusu kullanımların yer aldığı ınstagram hesabının, dava konusu kullanımların yer aldığı ürünün satın alındığı iş yerinin, davalıya ait olup olmadığı tespit edilmeden ve davalının husumet itirazı kapsamında sunduğu deliller değerlendirilmeden, Anayasa'nın 141. maddesine aykırı olarak gerekçesiz biçimde davalının husumet itirazının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2023 gün ve 2022/160 E. - 2023/49 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 426,94-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...