11. Hukuk Dairesi 2009/3530 E. , 2010/10152 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2008 tarih ve 2007/9 - 2008/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3530 E. , 2010/10152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2008 tarih ve 2007/9 - 2008/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile imzalamış olduğu Girlevik II ve Mercan Hidroelektrik Santrallerinin kurulması, işletilmesi ve üretilecek elektrik enerjisinin Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ne satışına ilişkin imtiyaz sözleşmesine göre, müvekkili şirketin davalıya her iki santral için önce montaj sigortası, bilahare santrallerin işletmeye alınışı sırasında “makine kırılması ve kâr kaybı” sigortası yaptırdığını, her iki santralin deneme üretimlerini de yaparak tamamlanıp, 29.03.2001 tarihinde geçici kabul tutanağı tanzim edilip, aynı tarih itibarıyla işletmeye açıldığını, 06.04.2001 tarihinde Mercan 1 ve 2. ünitelerinde arıza meydana geldiğini, Mercan 1’deki arızanın 08.04.2001 tarihinde bitirilerek bu ünitenin aynı tarihte işletmeye alındığını, ancak, Mercan 2’deki arızanın 12.06.2001 tarihinde giderilebildiğini, davalının Makine Kiralaması Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi uyarınca deneme süresinde meydana geldiğini iddia ettiği kar kaybının ödenmesini reddettiği, oysa imtiyaz sözleşmesinin 13(a) maddesi uyarınca kabulün yapıldığını ve rizikonun teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, kâr kaybı olarak (53.402.680.000)TL karşılığı (40.000)USD’nin fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, ıslah yoluyla (70.810.840.000)TL karşılığı (52.089)USD’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, MKSGŞ’nın 1. maddesi uyarınca deneme süresi içerisinde gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını, davacı ile müteahhit firma arasında imzalanan sözleşmenin 32. maddesinde geçici kabulü takip eden bir aylık sürenin deneme süresi olarak belirtildiğini, geçici kabulün 29.03.2001 tarihinde yapılması karşısında, 06.04.2001’de meydana gelen hasarın deneme süresi içerisinde kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği karar Dairemizce “mahkemece yapılan yargılama sürecinde alınan bilirkişi kurulu raporları arasında mübayenet oluştuğundan ve Poliçe Genel Şartları'nın 1. maddesinde deneme süresinden ne anlaşılması gerektiği hususunda bir açıklama bulunmadığından, taraflardan bu husustaki iddialarını ortaya koyacak delillerinin dosyaya ibrazı sağlanarak, bundan sonra dosyanın sigorta hukukçusu ve hidroelektrik santrallerinin kuruluşu ve işletilmesi konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bir heyete sevki ile, davacı ile TEDAŞ arasında imzalanan 31.07.2000 tarihli sözleşmenin 7/3-a maddesi de değerlendirilmek suretiyle, uyuşmazlığa konu sigorta sözleşmesi açısından rizikonun deneme süresinden sonra gerçekleşip, gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, rizikonun deneme süresinden ve ticari üretime başlandıktan sonra meydana geldiği, dolayısıyla sigorta teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.350,17 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.