11. Hukuk Dairesi 2020/1858 E. , 2020/4160 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.05.2019 gün ve 2018/410 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesinin davacı şirketler temsilcisi ... tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacılar temsilcisi ... Ankara Batı ATM’ne hitaben yazdığı dava dilekçesinde, davalı ...'nun Türkoğlu Grubu Şirketleri olarak tanımlanan şirketle…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1858 E. , 2020/4160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.05.2019 gün ve 2018/410 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesinin davacı şirketler temsilcisi ... tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacılar temsilcisi ... Ankara Batı ATM’ne hitaben yazdığı dava dilekçesinde, davalı ...'nun Türkoğlu Grubu Şirketleri olarak tanımlanan şirketlerin ortağı olduğunu ve şirketlerin diğer ortakları olan Türkoğlu soyadlı kişilerin kardeşi olduğunu, tüm şirketleri yönetici olarak idare ettiği 1998 yılı ve daha önceki dönemlerde yapmış olduğu muvazaalı işlemler sonucunda tüm şirketlerin bir kısım mallarını ve paralarını kendilerine mal ettiğini, muvazaalı şekilde davalı şirketleri kurup bu şirket üzerinden mal kaçırdığını ve davacıları zarara uğrattığını, davalı ...’nun muvazaalı işlemlerinin tespitini ve davacı şirketlerin uğramış olduğu zararın davalılardan tahsili amacıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000.-TL’nin zarar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka ticari kredi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların taşınır ve taşınmazları üzerinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketler ortaklarının şirketlerdeki hisse devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş ve adli yardım talebinde bulunmuştur. Ankara Batı ATM’nin 27.06.2014 tarihli 2014/320 Esas ara karar ile; davacılar temsilcisi ...'nun adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten sonra, 16.06.2015 tarihli karar ile; Ankara Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, kararın davacı şirketler yetkilisi ...'nca temyizi üzerine Dairemizin 2016/55583 Esas 2017/2593 Karar sayılı kararı ile onanmıştır. Ankara 7. ATM’nin, Ankara AHM görevli olduğundan bahisle verdiği görevsizlik kararının davacı şirketler yetkilisi ...'nca temyizi üzerine karar Dairemizin 2018/1222 Esas 2018/2947 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Ankara 7. ATM 12.12.2018 tarih ve 2018/410 Esas sayılı ara kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne ilişkin mahkemenin 27.06.2014 tarihli kararının kaldırılmasına, 15.000,00 TL dava değeri üzerinden 25,20 TL başvuru harcı, 256,16 TL peşin harç ve 1.675,00 TL gider avansının yatırmak üzere davacıya kesin süre verilmesine, harcın kesin sürede yatırılmaması halinde kesin sürenin bitimi ile dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına, gider avansının yatırılmaması halinde de dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Davacı şirketler temsilcisi ..., 26.01.2019 tarihli dilekçesi ile adli yardım kararının kaldırılması kararından rücu edilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece, 29.03.2019 tarihli ara karar ile; davacı şirketlerin temsilcisi ...'nun önceki karadan rücu, adli yardım ve ihtarlı sürenin durdurulması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece 29.05.2019 tarihli celse; davacı şirketler temsilcisinin mazeretinin kabulüne, davacı şirketler temsilcisinin adli yardım ve rücu taleplerinin reddine, mahkemenin 19.12.2018 tarihli ara kararında belirttiği eksik harcın verilen kesin süre içerisinde tamamlanmamış olması nedeniyle dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı şirketler temsilcisi ... 11.06.2019 tarihli dilekçesi ile 29.03.2019 tarihli celsedeki adli yardım ve rücu taleplerinin reddi ile dava dosyasının işlemden kaldırılmasına dair ara karardan vazgeçilmesine, 29.03.2019 tarihli celsede mazeretleri kabul edildiğinden duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesine, aksi halde mahkemeye erişim hakları ihlal edildiğinden dolayı HMK'nın 36 ve devam eden maddeleri uyarınca reddi hakim taleplerinin incelenerek karara bağlanmasına, bu taleplerinin de kabul edilmemesi halinde ise dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 16.07.2019 tarihli ara karar ile davacı şirketler temsilcisinin işlemden kaldırma kararından vazgeçilmesi talebi yerinde görülmediğinden reddine, dosya HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmış olup, eksik harç tamamlanmadığından duruşma gün ve saatinin taraflara bildirilmesi talebinin reddine, hakimin reddi talebinin HMK'nın 41. maddesi uyarınca geri çevrilmesine, davacı şirketler temsilcisinin 11.06.2019 tarihli dilekçesi istinaf dilekçesi olduğu kabul edilerek davacıya gerekli istinaf harcı ve posta masraflarını yatırmak üzere Yazı İşleri Müdürlüğünce muhtıra çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı şirketlerin temsilcisi ... 29.07.2019 tarihli istinaf talepli dilekçesinde, daha önce ilk derece mahkemesine sunduğu 22.05.2019, 11.06.2019 ve 17.07.2019 tarihli dilekçelerindeki taleplerinin kabul edilmesine, adli yardım talebinin reddi kararının kaldırılmasına, adli yardım taleplerinin kabulüne, Ankara 7. ATM’deki davanın kaldığı yerden devam edilmesine, duruşmalı istinaf incelemesi sonucunda karar verilmesini talep etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 10.04.2020 tarih, 2019/1236 E. 2020/451 K. sayılı kararı ile mahkemelerince verilen yetkisizlik ve görevsizlik kararlarının Yargıtayca bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle ile kesinleştiğinden HMK'nın geçici 3. maddesi gereğince HUMK hükümleri uygulanamayacağı, HMK hükümlerine göre de 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararın istinaf incelemesine tabi olduğu, istinaf mahkemesi ile Yargıtay arasında olumlu/olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmasının hukuken mümkün olmadığı, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sırasında başvuruyu temyiz başvurusu sayarak istinaf mahkemesi kararını kaldırılarak temyiz incelemesi yapma yetkisini haiz olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir. Davacı şirketler temsilcisi ... tarafından verilen ve dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesi talebini içeren 11.06.2019 tarihli ve 17.07.2019 tarihli dilekçeleri temyiz kanun yoluna müracat dilekçesi mahiyetinde kabul edilerek incelenmesine karar vermek gerekmiştir. Mahkemelerce verilen nihai kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Mahkemelerce verilen ara kararlar temyiz kanun yoluna tabi değildir. Davacı şirketler vekilince temyizi talep edilen kararın nihai karar mahiyetinde olmadığı anlaşılmakla, anılan karara karşı temyiz yolu açık olmadığından davacı şirketler temsilcisi ...’nun temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı şirketler temsilcisi ...’nun temyiz dilekçesinin REDDİNE, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.