11. Hukuk Dairesi 2008/7612 E. , 2010/3372 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.10.2007 tarih ve 2005/227 - 2007/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacılar avukatı ... (Güzel) ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan t…
**11. Hukuk Dairesi 2008/7612 E. , 2010/3372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.10.2007 tarih ve 2005/227 - 2007/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacılar avukatı ... (Güzel) ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerine muris ...'dan davalı bankaya ait nama yazılı hisse senetlerinden nominal değeri 1.000 TL olan 5 adet hisse senedi intikal ettiğini, murisin davalı banka pay defterinde de kayıtlı olduğunu, muris Mecit'in ortak olduğu 1978 yılında şirket sermayesinin 100.000.000.-TL olup, murise ait 5 adet C grubu hisse senedinin davalı şirket sermayesinin 1/20.000'ne isabet ettiğini, ancak davalı bankanın müvekkillerine verdiği cevapta "hisse senetlerinin bugünkü değerinin üzerinde yazılı nominal değer olduğunu" bildirdiğini ileri sürerek, davacıların murisine ait hisse senetlerinin gerçek değerinin tespiti ile hisse senetlerinin bu değere uyarlanmasına, davacıların hisse senetlerinin yenileriyle değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermayesinin % 99,9'u Hazineye ait olan bir anonim şirket olan davalı bankanın 1984 yılından 2001 yılına kadar genel kurulunun yapılmadığını, temettü dağıtılması konusunda bir karar alınmadığını, 1984-2001 yılları arasında sermaye artırımlarını tamamen Koordinasyon Kurulu (Yüksek Planlama Kurulu) kararları doğrultusunda T.C.Hazine Müsteşarlığı'nca karşılandığını ve elde edilen kârlarında belirtilen esaslar dahilinde dağıtıma tabi tutulduğunu, 14.01.2001 tarihinden itibaren yapılan olağan ve olağanüstü genel kurul kararlarından sonra sermaye artırımına davacıların iştirak etmediğini, yeni pay alma hakkını süresinde kullanmamış olan davacı tarafından dava konusu edilen senetlerin bugünkü değeri üzerinde yazılı olan toplam 5.000 TL'lık nominal değer olup, bu hisse senetlerinin rayiç bedelleri üzerinden güncelleştirilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisinin bankaya ortak olmasından sonra yapılan ilk sermaye artırımının dış kaynaklardan yapıldığı, usulüne uygun olarak ilanın yapılmasına karşın küçük ortakların rüçhan hakkını kullanmadığı, sonraki sermaye artırımlarında da rüçhan hakkının kullanılmadığı, T.C.Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu'nun 26.12.1986, 09.02.1989, 07.08.1992, 07.07.1993, 05.06.1995, 08.10.1997, 09.02.1999 tarihli kararları ile sermayenin artırıldığı, bankanın 233 sayılı KHK kapsamından sonra 14.04.2001 tarihli genel kurulda sermayenin 1.250.000.000.- YTL'na karar verildiği, bunlardan ilk iki sermaye artırımının dış kaynaklardan sağlandığı, davacı tarafın rüçhan hakkını kullanmadığı, 233 sayılı KHK kapsamına göre, davalı bankanın sonraki sermaye artırımlarının ilgili kurumların aldığı kararlar uyarınca yapıldığı, bu sermaye artırımlarının Hazine kaynağından sağlandığı, bedelsiz hisse alma hakkının ise bulunmadığı, son beş yıldan önceki döneme ait kâr payı talebinin zamanaşımına uğradığı, son beş yıllık kâr payının ise davalı banka tarafından ödeneceğinin kabul edildiği, davacıların tespit ve uyarlama taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Dairemizin 17.05.2001 gün ve 2001/2415-4393 sayılı kararında da belirtildiği üzere, davalı bankanın 1983 yılına kadar yapılan genel kurullarında kâr payı dağıtılmasına dair bir karar alınmadığı, 18.06.1984 tarihinde yürürlüğe giren 233 sayılı KHK hükümlerine tabi bir teşekkül olan davalı bankanın 2001 yılına kadar genel kurul toplantısı yapmadığı, %99,99'u Hazineye ait bir anonim şirket olan davalı ....'nin 233 sayılı KHK'ye tabi olduğu dönemde genel kurul toplantısı yapmamasının doğal olduğu, davacının uyarlama yolu ile kâr payı talebinin ise isabetli bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.