12. Hukuk Dairesi 2022/13130 E. , 2023/5072 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı ve alacaklının yetkili hamil olmadığı şikayeti sebebiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile Yalova İcra Müdürlüğü'nün 2021/6780 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu yönünden takibin iptaline, şartları bulunmadığından tara
**12. Hukuk Dairesi 2022/13130 E. , 2023/5072 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı ve alacaklının yetkili hamil olmadığı şikayeti sebebiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile Yalova İcra Müdürlüğü'nün 2021/6780 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu yönünden takibin iptaline, şartları bulunmadığından taraflar aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın her iki tarafça ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nun 355 ve 353/1-b-2 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm kurulması yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden, - Takibe konu 17.02.2021 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek yönünden; İİK'nun 170/a maddesi uyarınca, itiraz eden borçlular ... ve ... yönünden takibin iptaline, -Takibe konu 17.03.2021 keşide tarihli 60.000 TL bedelli çek yönünden; davacı ... yönünden borca itirazın reddine, Davacı ... yönünden borca itirazının kabulü ile, takibin davacı ... yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından taraflar lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına; davalı (alacaklı) tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine Yalova İcra Müdürlüğü'nün 2021/6780 Esas sayılı dosyası ile Türkiye ... Bankası A.Ş. 17.02.2021 tarihli, 8071593 seri numaralı ve 40.000 TL bedelli çek ile 17.03.2021 tarihli, 8071592 seri numaralı ve 60.000 TL bedelli çeke istinaden örnek 10 icra takibine girişildiğini ve taraflarına ödeme emri tebliğ edildiğini, takibe konu çeklere istinaden davacı tarafın davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, çek adi ortaklığa ait olmasına rağmen üzerinde sadece davacı ...'in imzasının bulunduğunu, diğer davacı adi ortak ... tarafından çekin imzalanmamış olduğunu, davacılar arasında akdedilmiş olan Yalova 3. Noterliği'nin 08.01.2021 tarihli adi ortaklık sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca ortaklığı temsil ve ilzam hususunda ortakların ancak çift imza ile işlem yapabileceklerini, Aydın Yıldırım tarafından adi ortaklık ile aralarında olan ticari ilişkiye istinaden yüklenmiş olduğu edim yerine getirilmemiş olup bu sebeple çeklerin keşide ediliş sebebinin de ortadan kalktığını, davacıların ve adi ortaklığın söz konusu çeklerden kaynaklı hiçbir borcu bulunmadığını, adi ortaklık çekine istinaden adi ortaklık aleyhine icra takibine girişilmesi gerekirken ... ve ... aleyhine icra takibine girişilmesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle borca itirazları doğrultusunda davacılar yönünden takibin durdurulmasını, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili adi ortaklık sözleşmesinin çekler keşide edildikten sonra imzalandığını, çeklerin ileri tarihli olduğunu, buna dair çek çıkış bordrolarının bulunduğunu, bu nedenle çift imza itirazının yerinde olmadığını, dolayısıyla ortaklardan biri tarafından atılan imzanın ortaklığı bağlayacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı tarafın tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda takip borçlularının adi ortaklık kurduğu, adi ortaklık sözleşmesinin 6. maddesine göre ortaklığın idaresinin temsil ve ilzam edilmesinde her iki kurucu ortağın müşterek yetkili olduklarının kararlaştırıldığı, muhatap bankaca çifte imza kuralı gereği takip dayanağı çekler hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmadığı, çeklerde ortaklardan ...'ın imzasının bulunmadığı, takip dayanağı çeklerden 40.000,00 TL lik çek arkasındaki davalı alacaklı kaşesinin üzerine iptal kaşesi vurulduğu, borçlu vekilinin bu çekin iptal kaşesi sebebi ile işleme konulamayacağı yönünde itirazda bulunarak dava dilekçesinde belirtmediği bir defiye dayandığı, davalı alacaklının takip dayanağı her iki çeki de elinde bulundurmak ve muhatap bankaya süresinde ibraz etmek suretiyle çeklerin yetkili hamili bulunduğu, karşılıksızdır işlemi yapılmamasının süresinde ibraz edilen çeklerin kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağı, ortaklık çifte imza ile temsil edildiğinden çeklerde keşideci imzası bulunan ...'in borçtan şahsen sorumlu olduğu değerlendirildiğinden bu davacı yönünden davanın reddine, çeklerde keşidecinin adi ortaklık olduğu ve ortaklığın çifte imza ile temsil edildiği, bu sebeple ortaklığın, dolayısıyla ayrı ayrı ortakların birlikte sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile Yalova İcra Müdürlüğü'nün 2021/6780 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu yönünden takibin iptaline, şartları bulunmadığından taraflar aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekilince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Borçlular Vekilinin İstinaf Dilekçesinde; ortaklık sözleşmesinde çifte imza ile temsilin mümkün olduğu belirtilmesine rağmen çeklerde imzası bulunan davacı ...'in şahsen sorumlu olduğunun beyan edildiği, ancak takibe konu çeklerin ortaklık çeki olup şahsi çek olmadığı, böylece takibe konu çeklerin hüküm ifade etmediği, söz konusu çeklerin Aydın Yıldırım ile ...-... adi ortaklığı arasında gerçekleşecek olan ticarete ilişkin olarak tanzim edildiği, ancak çeklere dayanak teşkil eden borç ilişkisinin hiç doğmadığı gibi davacıların ve adi ortaklığın çeklerden kaynaklı herhangi bir borcu da bulunmadığı, davacı ... yönünden davanın reddinin isabetsiz olduğu, takibe konu 40.000,00 TL bedelli çek yönünden davalı tarafın yetkili hamil sıfatına da sahip olmadığı, davalı taraf aleyhine tazminata hükmedilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılması ve itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. 2. Davalı Alacaklı Vekilinin İstinaf Dilekçesinde; ilgili adi ortaklık sözleşmesinin çekler keşide edildikten sonra noterlikte imza altına alındığı, alacaklıya teslim edilen takibe konu çekler üzerinde keşide tarihi olarak 17.02.2021 ve 17.03.2021 tarihleri yazılmış ise de işbu çeklerin ileri tarihli düzenlenmiş çekler olduğu, borçlular tarafından akdedilen adi ortaklık sözleşmesinin 08.01.2021 tarihinde noterde imzalandığı, çekler üzerinde ortaklardan ...'in imzasının bulunduğu, taraflar arasında çekin keşide edildiği tarihte yukarıda belirtildiği üzere yazılı bir sözleşme bulunmadığından TBK hükümlerine göre ortaklardan biri tarafından ortaklık adına atılan imzanın ortaklığı bağlayacağı ileri sürülerek kararın ... yönünden kaldırılarak itirazın tümden reddine, iki borçlu açısından da takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacılar vekilinin takibe konu 40.000,00 TL bedelli çek yönünden davalı tarafın yetkili hamil sıfatına sahip olmadığı iddiası incelendiğinde; çekin bankaya ibrazından sonra yapılmış ve alacağın temliki hükümlerini doğuracak bir ciro bulunmadığından takip yapan alacaklının yetkili hamil olmadığı ve bu sebeple kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapamayacağından, mahkemece İİK'nın 170/a maddesi uyarınca, itiraz eden borçlular yönünden takibe dayanak 40.000,00 TL bedelli çek yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken anılan şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, anılan maddede tazminat ve para cezası öngörülmediğinden takibin iptali halinde alacaklının asıl alacağın %20'si oranda tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilemeyeceğinin belirtildiği, Takibe konu 60.000,00 TL bedelli çek yönünden davacı tarafın iddiası incelendiğinde; davacı borçlular adi ortaklığı müştereken imzaları ile temsil ve ilzama yetkili kılındığından, adi ortaklardan Atik Aydın'ın atmış olduğu imza ile ...'ın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, mahkemece, adi ortaklık sözleşmesi uyarınca taraflarca kararlaştırılan idare ve temsile ilişkin düzenleme dikkate alınarak borca itirazın kabulü ile borçlu ... yönünden takibin durdurulmasına, çeki keşide eden ...'in imzaladığı çekten şahsen sorumlu olduğu ve bu davacı yönünden itirazın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı alacaklı taraf vekili takibe dayanak çeklerin ileri tarihli düzenlenmiş olduğunu ileri sürmüşse de, Yargıtay içtihatlarında da benimsendiği üzere ileri tarihli çek düzenlenmesi mümkün olup bu iddianın çeke açıkça atıf yapan belge ile ispatı gerektiği, somut olayda borçlu İİK'nun 169/a maddesinde belirtilen nitelikte belge sunmamış olup, çekin ileri tarihli düzenlendiğinin kabul edilemeyeceği, ayrıca itirazın davacı ... yönünden reddine ve bu davacı yönünden takibin durdurulmaması sebebiyle bu davacı yönünden tazminata hükmedilmemesinin ve davacı borçlu ... yönünden de dava kabul edildiğinden ve alacaklının kötüniyeti ve ağır kusuru ispat edilemediğinden tazminata hükmedilmemesinin hukuken yerinde olduğu, ancak, borçlunun başvurusu, İİK'nın 169/a maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, kabulü halinde aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece takibin iptaline hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nun 355 ve 353/1-b-2 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm kurulması yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden, - Takibe konu 17.02.2021 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek yönünden; İİK'nun 170/a maddesi uyarınca, itiraz eden borçlular ... ve ... yönünden takibin iptaline, -Takibe konu 17.03.2021 keşide tarihli 60.000 TL bedelli çek yönünden; davacı ... yönünden borca itirazın reddine, Davacı ... yönünden borca itirazının kabulü ile, takibin davacı ... yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından taraflar lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına; davalı (alacaklı) tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür ve ... tarafından yapılmış cironun "beyaz ciro" olup çeki elinde bulunduran alacaklı şirketin yetkili hamil olduğu, çekin alacaklı şirket tarafından cirolanarak başka bir şahsa devredilmek istendiği, ancak daha sonra işlemin iptal olması nedeniyle alacaklı şirket cirosunun üzerine iptal kaşesi vurularak cironun iptal edilmiş olduğu, çekte hamil olmak için çekin üzerindeki son cironun o kişiye ait olmasına gerek olmadığı, ... cirosu "beyaz ciro" olduğundan alacaklı davalı şirketin "cirosu olmasa bile" yetkili hamil olduğu, çeklerin ileri tarihli düzenlendiği, davalı alacaklı taraf lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının alacaklı şirket lehine bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü takipte borca itiraz ve alacaklının yetkili hamil olmadığına yönelik şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2. 6102 sayılı TTK md.788/1, md.790, md.796, md.808/2, md.809/1, 3. 2004 sayılı İİK md. 170/a, md.169/a, 4. 6098 sayılı TBK md.637, md.638/son, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.