11. Hukuk Dairesi 2017/2509 E. , 2017/4972 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2010 tarih ve 2008/268-2010/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderild…
**11. Hukuk Dairesi 2017/2509 E. , 2017/4972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2010 tarih ve 2008/268-2010/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 25. sınıfta tescilli, 161593 sayılı “NO NAME” ibareli markanın sahibi olduğunu, söz konusu markanın yenilenmeyerek hükümden düştüğünü ancak Türkiye’de kullanıldığını, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer “ANONAME” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, 2006/39725 no’lu işbu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa müvekkili şirketin markası ile davalı başvurusunun yazılış ve söylenişinde ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, her iki markanın aynı ya da seri marka olarak algılanacağını, davalı şirketin, müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını ileri sürerek, TPE YİDK’in 2008-M-2902 sayılı kararının iptalini ve tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, YİDK’in işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.