Hukuk Genel Kurulu 2014/842 E. , 2016/288 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “markanın hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.01.2011 gün ve 2009/57 E., 2011/7 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.06.2013 gün ve 2011/9507 E…
**Hukuk Genel Kurulu 2014/842 E. , 2016/288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “markanın hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.01.2011 gün ve 2009/57 E., 2011/7 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.06.2013 gün ve 2011/9507 E., 2013/13255 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkilinin parfüm sektöründe faaliyet gösterdiğini, Dünya'ca tanınmış tescilli 'Pino Silvestre' ibareli markası, yeşil şişesi, ambalajı ve özgün çam deseni bulunduğunu, Türkiye'de de 40 yıldan beri satışının yapıldığını, 1988 yılında 'Pino' ibaresi yerine sehven 'Pine Silvestre' olarak tescil edildiğini, markanın esaslı unsurunun 'Pino' olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının 'Pino silvestre+Şekil', 'Pino pink + Şekil' ve 'Pino + Şekil' ibareli markaları tescil ettirdiğini, bu markalarda asıl unsur 'Pino' ibaresiyle birlikte müvekkilinin 'çam' ağacı şeklinin kullanıldığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalının kötüniyetli bulunduğunu, markaların karışıklığa neden olacağını ve tanınmışlığından faydalanacağını ileri sürerek, davalı markalarının 03. sınıf emtia bakımından hükümsüzlüğüne, sicilden terkini ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 5 yıllık süre içinde açılmadığını, esasen davacının markasının Türkiye tescilinin 'Pine' ibaresinden, Türkiye dışı tescillerinin ise, 'Pıno' ibaresinden oluştuğunu, müvekkili markalarının 'Pino' ibaresiyle tescilli bulunduklarını, bir karışıklığın olmayacağını, davacının markasından haberdar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.