11. Hukuk Dairesi 2010/6867 E. , 2011/16451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2008/1029 - 2009/1269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, in
**11. Hukuk Dairesi 2010/6867 E. , 2011/16451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2008/1029 - 2009/1269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dahili su klozunu içeren konut sigorta poliçesiyle sigortalı iki katlı betonarme evinin tabanındaki ahşap ve fayans yer döşemelerinde, 2004 - 2005 kış ve 2005 bahar aylarındaki aşırı kar ve yağmur yağışlarına bağlı sel ve su baskını sonucunda hasar oluştuğunu ileri sürerek, 4.401,26 YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, rizikonun teminat kapsamında bulunmadığı, hasara zemin izolasyon yetersizliğinin neden olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının evinde meydana gelen hasarın sigorta poliçesi teminatında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 3.454,78 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu bilirkişi raporları esas alınarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, alınan raporlar hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi Dairemizin 2007/4512 Esas, 2008/5831 sayılı bozma kararı gereğinin yerine getirildiğinden söz etme imkanı da bulunmamaktadır. Şöyle ki, anılan bozma ilamında bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, bu nedenle rizikonun davaya konu binanın ayıbından meydana gelip gelmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gereği vurgulanmıştır. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporlarında hasarın binanın drenaj sistemini haiz olmamasına dayalı izolasyon eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve dolayısıyla hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı açıkça tespit edilmemiştir. Bu durumda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.