Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3536 E. , 2024/3354 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3536 Karar No:2024/3354 TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVALI) ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt is
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3536 E. , 2024/3354 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3536 Karar No:2024/3354 TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVALI) ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 27/12/2011 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullanıldığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca, 12.327,00 -TL; dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle anılan maddenin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00 -TL; akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırarak tağşiş ettiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığından bahisle anılan maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi uyarınca 147.933,00 -TL olmak üzere, toplam 230.260,00 -TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullandığı, akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırarak tağşiş ettiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığından bahisle idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısımlara yönelik olarak; davacı şirketin, ilgili teknik düzenlemelere aykırı ve ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ikmali yaptığının ... raporuyla tespit edildiği, usulüne uygun olarak yapılan denetim sonucunda mevzuata aykırı fillerinin saptanmış olduğu dikkate alındığında, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısma gelince, davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiği gerekçesiyle, 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptaline, istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullandığı ve akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırarak tağşiş ettiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığı gerekçesiyle tesis edilen toplam 160.260,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Dava Dairesi'nce verilen kararda; dava konusu işlemin, istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullandığından ve akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırarak tağşiş ettiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığından, idari para cezası verilmesine ilişkin kısımları yönünden, kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığı; Dava konusu işlemin, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yaptığı, bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu gerekçesiyle, 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden ise, "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali etmek" fiili 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinde düzenlenmiş olduğu, anılan Kanun'un 19. maddesinin, 2. fıkrasının (c)-bendinin (3) numaralı alt bendinde idari para cezası yaptırımına bağlanmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla dava konusu işlemden önce 03.02.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu itibarla, davalı idare tarafından davacının fiili, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun'un 19. maddesinin, 2. fıkrasının (c)-bendinin (3) numaralı alt bendi uygulanmak suretiyle, hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, maddenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına da hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yaptığı gerekçesiyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, davacının istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullandığı ve akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırarak tağşiş ettiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığı gerekçesiyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısımları yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idari para cezasının soruşturma zaman aşımına uğradığı, işlem unsurlarında sakatlık bulunduğu, somut bir tespitin bulunmadığı, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne uyulmadığı; davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra işlem tesis edildiği, fiilin hukuka aykırılık durumunun değişmediği dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali fiiline karşı 5015 sayılı Kanun'un 19/7 maddesi uyarınca işlem tesis edilmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin akaryakıt istasyonunda 27/12/2011 tarihinde yapılan denetimde, iki adet akaryakıt deposu, sayacı, pompası ve elektrik düzeneği olan kamyon üzerinden akaryakıt ikmal edildiği saptanmıştır. Akaryakıtın menşeinin belli olmadığı, ayrıca ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiş, ... tarafından yapılan analiz sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yazı ile gönderilen ... sayılı motorin muayene raporunda, ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı, teknik düzenlemelere aykırı olduğu ve numuneye ağır ve hafif ürün karıştırılarak tağşiş edildiği bildirilmesi üzerine dava konusu Kurul kararıyla, "istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullandığı", "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiği", "akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırarak tağşiş ettiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığı"ndan bahisle idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine dava konusu Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bayiler" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetini yürütecekleri; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 5, 6, 7, 8 ve 17. maddelerin ihlâli hâlinde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verileceği; aynı maddenin 2. fıkrasının (d) bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı; 19. maddesinin 7. fıkrasında ise, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Dairemizce; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün (3) numaralı alt bendindeki "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Temyiz istemine konu kararın istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullandığından ve akaryakıta ürün karıştırarak tağşiş edildiği, ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle, toplam 160.260,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacı şirketin bayilik lisansının iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2- Temyiz istemine konu kararın dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle, 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; İdari yaptırımlar ve idari para cezaları idarenin bir yargı kararına gerek olmaksızın, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak, idare hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya bir işlem ile uyguladığı yaptırımlarla verdiği cezalardır. Kabahatler Kanunu'na göre hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilecek, fakat kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenecektir. Esasen ceza hukukunu ilgilendiren suçta kanunilik ve cezada kanunilik ilkeleri ceza hukukundan kabahatler hukukuna sirayet etmiştir. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza içeren hükümler ihdas edip edemeyeceği açısından idareye genel ve düzenleyici işlemlerle, kanunla çizilen çerçeve hükmün içeriğini hangi kabahatlerin yaptırım gerektireceği konusunda doldurma yetkisi verilmiştir. Fakat kabahatler karşılığında uygulanacak idari yaptırımlar ise ancak kanunla düzenlenecektir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5015 sayılı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinde, bir kısım fiillere yönelik idarî para cezaları fıkralar hâlinde sayıldıktan sonra, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Kanun koyucunun bu düzenlemeyle, Kanuna aykırı hiçbir fiilin yaptırımsız kalmamasını sağlamayı amaçladığı görülmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün, 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 07/04/2016 tarihli iptal kararının yürürlüğü 03/05/2016 tarihinden itibaren dokuz ay ertelenmesine rağmen, bu süre içerisinde iptal edilen kısma ilişkin yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girmemiştir. Bu nedenle davalı idare tarafından, "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek" fiilini işlediği tespit edilen davacı hakkında Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası gereğince idari para cezası uygulanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen hükmü; bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmayıp, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik olduğundan, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceği açıktır. Bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak bu yükümlülüğün hukuka aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığından, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyen bayilere, bu ihlâl nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukukî durum dikkate alındığında, Kanun'un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlâller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesinde hukuka aykırılık, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeyle reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun istasyondaki düzenekten farklı bir düzenek kullanıldığından ve akaryakıta ağır ve hafif ürün karıştırılarak tağşiş edildiği ve ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle idari para cezası verilmesine dair kısımları yönünden reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkmesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının ONANMASINA oybiriliğiyle; 3. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla; 5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam...-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 17/09/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.