T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/870 KARAR NO : 2026/139 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2022 NUMARASI : 2019/283 E. - 2022/683 K. DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/870 KARAR NO : 2026/139 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2022 NUMARASI : 2019/283 E. - 2022/683 K. DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/10/2022 tarih ve 2019/283 E. - 2022/683 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu aracın, 20/05/2011 tarihinde karıştığı trafik kazasında yaralandığını, kaza nedeniyle davalı aleyhine Ankara 6. ATM'nin 2018/8 Esas sayılı dosyası ile açılan davada davalı şirketin poliçe limiti olan 200.000,00 TL'den sorumlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirkete yapılan başvuru üzerinde ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını ileri sürerek ve talep artırım dilekçesi vererek, 78.353,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden, kaza tarihinin kabul edilmemesi halinde temerrüt tarihinden, temerrüt tarihinin ispatlanamaması halinde ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça, dava öncesi usulüne uygun başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 72.939,96 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur ve maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının yolcu olduğu aracın davalı tarafından geçerli şekilde karayolları zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı, teminat süresi içinde anılan aracın 20/05/2011 tarihinde kazaya karıştığı, araçta yolcu olan davacının yaralandığı, geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderinin tahsili için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/8 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, bakiye iş göremezlik tazminatının tahsili bakımından işbu davayı ikame ettiği, davalının KZTMSS poliçesini düzenlediği araçta yolcu olan davacının, bu aracın 20/05/2011 tarihinde karıştığı kazada yaralanarak %35,2 oranında iş göremez hale geldiği ve bu olayda kusurunun bulunmadığı, poliçenin incelenmesinden, iş göremezlik tazminatı limitinin 200.000,00 TL, tedavi giderinin de aynı limitli olduğu, yolcunun uğradığı geçici veya sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararlarının ZKTMSS poliçesi kapsamında bulunduğu, dava konusu uyuşmazlıkta davalının iş göremezlik teminatının yolcu başına 200.000,00 TL ile sınırlı olduğu, bu kalem alacağı bilirkişi raporunda 662.307,35 TL olarak tespit edildiği, asıl davada geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı olarak 127.060,04 TL'nin tahsiline karar verildiği, bakıcı gideri ve tazminat kaleminin ayrı limit kapsamında olduğu, bu durumda davacının, davalıdan 200.000,00 TL 127.060,04=72.939,96 TL bakiye tazminat alacağı bulunduğu, davacının, davalıya başvurduğu, temerrüt tarihinin 19/06/2017 tarihi olduğu, zarara neden olan aracın ticari nitelikte bulunduğu ve taşımadan kaynaklandığı dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilmesinde yanlışlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 72.939,96 TL tazminatın temerrütün gerçekleştiği 19/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, daimi işgöremezlik ve ölüm tazminatlarının sakatlık ve ölüm klozundan, geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ve geçici/daimi bakıcı gideri alacağının ise tedavi gideri klozundan karşılandığını, sigorta ettirenin her iki klozun güvencesini sigorta şirketinden alabilmek için her kloz için limit çerçevesinde ayrı ayrı poliçe bedeli ödediğini, bu taleplerin tek klozun poliçe bedeli üzerinden karşılanmasının sigorta hukukuna aykırı düştüğü gibi sözleşmeye de aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatının, geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı gideri tazminatının trafik sigortası kapsamında sürekli sakatlık teminatından karşılanacağını, söz konusu teminatın tek olup poliçede de yer aldığını, müvekkili şirketin kaza tarihi itibari ile sürekli sakatlık adına teminatının tek teminat olup, tutarının 200.000,00 TL olduğunu, müvekkil şirketin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici dönemdeki bakıcı giderleri için ayrıca bir teminatı olmadığını, ödenen asıl alacak tutarının 137.294,54 tl olup bakiye teminat tutarının 62.705,46 TL bulunduğunu, bu halde bilirkişi tarafından poliçe limitinin hatalı tespit edildiğini, geçici iş göremezlik zararının, bakıcı giderinin ve tedavi giderinin müvekkili şirket teminatında olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, karayolları zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemelerince verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK 341/1). 27.10.2022 karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 8.000,00TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir (HMK'nun 341/2.m.). Somut olayda, davacı tarafça 78.353,46 TL'nin tahsili talep edilmiş, ilk derece mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 72.939,96 TL'nin davalıdan tahsiline dair hüküm kurulmuştur. Buna göre, istinaf kanun yoluna başvuran davacı yönünden reddedilen miktar 5.413,50 TL olup, verilen karar davacı yönünden kesindir. HMK'nun 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu durumda, HMK'nın 341/2. maddesinde açıklanan 8.000,00-TL'nin altında kalan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. 2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderinin tahsili için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/8 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, bakiye iş göremezlik tazminatının tahsili bakımından ise işbu davanın açıldığı, davalı ... tarafından karayolları zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalanan araçta yolcu olarak bulunan davacının, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, davalının anılan poliçe kapsamında, poliçe limiti ile sınırlı olarak davacının iş göremezlik zararından sorumlu bulunduğu, sigorta poliçesinde iş göremezlik teminatının yolcu başına 200.000,00 TL olduğu, asıl davada hüküm altına alınan 127.060,04 TL düşüldüğünde 72.939,96 TL bakiye teminatın kaldığı, ilk derece mahkemesince de bu miktarın hüküm altına alındığı, bakıcı giderinin ise sigorta poliçesinde ayrıca teminat altına alındığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, HMK'nın 346 ve 352. maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacıdan peşin alınan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının, istek halinde davacıya iadesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.982,53-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.245,64-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.736,89-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair (a) numaralı hüküm yönünden HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair (2) numaralı hüküm yönünden, HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...