7. Hukuk Dairesi 2013/2750 E. , 2013/7239 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işveren nezdinde 08.10.2010 - 30.07.2011 tarihleri arasında Ulusal Satış Müdürü olarak çalıştığını, davalı işverenliğin 30.07.2010 tarihli fesih bildiriminde gerekçe olarak; ‘Rekabet…
**7. Hukuk Dairesi 2013/2750 E. , 2013/7239 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işveren nezdinde 08.10.2010 - 30.07.2011 tarihleri arasında Ulusal Satış Müdürü olarak çalıştığını, davalı işverenliğin 30.07.2010 tarihli fesih bildiriminde gerekçe olarak; ‘Rekabet Kurumunun 08.07.2010 tarihli ‘şartlı onay’ kararı ile ‘Burgaz Alkollü İçecekler İktisadi ve Ticari Bütünlüğü\* kapsamında 06.10.2010 tarihinde TMSF’den devir alınmış olan tüm varlıkların belli bir süre içerisinde uygun bir alıcıya satma yükümlülüğü getirilmiş olup. Rekabet Kurumu’nun anılan kararının yerine getirilmesi teminen yine Rekabet Kurumu’nun 06.07.2011 tarihli kararı gereği "Burgaz Alkollü İçecekler İktisadi ve Ticari Bütünlüğü" tüm varlıkları ile birlikte 13.07.2011 tarihinde "Antalya Alkollü İçecekler San. ve Tic. A.Ş.’ye devredilmiştir" bildirimini gösterdiğini, feshin geçerli bir nedene dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe iade ile birlikte verilecek tazminat ve ücretlere karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının Burgaz Alkollü İçecekler Ticari ve İktisadi Bütünlüğü İşletmesinde Ulusal Satış Müdürü görevi ile işe alındığını, istihdam edilen sınırlı sayıdaki personelin Burgaz Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün bünyesinde çalıştığını, Rekabet Kurulu kararı uyarınca Bütünlüğün yönetiminin müvekkil şirket yönetiminden ayrı tutulduğunu, davacının Burgaz Alkollü İçecekler Ticari ve İktisadi Bütünlüğü çerçevesinde çalıştığını, Mey İçki’nin kendi organizasyonuna hiçbir zaman dahil olmadığını, bu durumun da Rekabet Kurumu kararı çerçevesinde gelişen bir zorunluluk olduğunu, 06.10.2010 tarihinde TMSF'den devranılan Burgaz Alkollü İçecekler Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün Rekabet Kurulu kararı ile tüm varlıkların 13.07.2011 tarihinde çalışanları ile birlikte Antalya Alkollü İçecek San. ve Tic. A.Ş. ne devredildiğini, devre konu varlıklarda çalıştırılan personelin istihdamlarına devam edilmesinin, müvekkil şirketin vermiş olduğu taahhütler ve devrin gereği mümkün olmadığından yasal haklarının ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının çalıştığı işyerinin 13.07.2011 tarihi itibariyle Antalya Alkollü İçecekler San. Ve Tic. A.Ş.’ye Varlık Devir Sözleşmesi ile hukuki bir işlemle satıldığı, bu durumun davacıya bildirildiği ve davacının aynı tarihte devralan işverenlikte çalışmayı karşılıklı anlaşmanın olması koşulu ile kabul ettiği, ancak davacı tanık beyanı ile anlaşma şartlarının belirli olmaması ve davacı özlük haklarının daha düşük olması nedeni ile devralanla iş ilişkisinin kurulmadığı anlaşılmış, devreden işverenin 30.07.2011 tarihli fesih işleminin sırf işyeri devri sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilemeyeceği yönündeki yasağa aykırı olarak ve fesih yasağının dolanılması mahiyetinde iş akdini geçersiz olarak fesih ettiği kanaatiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir. Maddî ve maddî olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsurunu olan işçilerin devri de, işyeri devri olarak kabul edilmelidir. Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır. 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir. İşyerine Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu tarafından el koyulması ise işyeri devri niteliğinde değildir. Bu durumda yönetim hakkına müdahale edilmekte veya bankacılık faaliyetleri askıya alınmaktadır. Yine özelleştirme işlemi sonucu kamuya ait hisselerin devri de işyeri devri olarak değerlendirilemez. Özelleştirmede işyeri aynı tüzel kişilik altında faaliyetini sürdürmekte sadece kamuya ait hisselerin bir kısmı ya da tamamı el değiştirmektedir. Bununla birlikte, tamamı kamuya ait olan bir işyerinin özelleştirme işlemi sonucu başka bir işverene geçmesi işyeri devri niteliğindedir . İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez. İşyerinin devri işverenin yönetim hakkının son aşaması olup, işyeri devri çalışma koşullarında değişiklik anlamına da gelmez. Dairemizin kökleşmiş kararlarına göre işyeri devri işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanımaz. İşyeri devrinin çalışma koşullarını ağırlaştıran bir yönü olup olmadığı belirlenmelidir . Somut olayda, Davalı Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından Rekabet Kurulu kararı ile 6.10.2010 tarihinde TMSF den Burgaz Alkollü İçecekler Ticari ve İktisadi Bütünlüğü devralınmış, bu devralınma sonrasında, 8.10.2010 tarihinde davacı Ulusal Satış Müdür kadrosunda ve davalı şirketin 1084137 sicil nolu işyerinde işe başlamış daha sonra 1.11.2010 tarihinde ise 1154218 sicil nolu işyerinde çalışmaya devam etmiştir. 6.10.2010 tarihli TMSF den devralınan işçilerin listesinde davacının adı bulunmamaktadır. Daha sonra 13.7.2011 tarihli Varlık Devir Sözleşmesi ile davacının da içinde bulunduğu işçiler ve diğer malvarlığının devrine ilişkin sözleşme noterden düzenlenmiştir. Davacının işten çıkışı ise 30.7.2011 tarihinde davalı işveren tarafından yapılmıştır. Davalı ile dava dışı Antalya Alkollü İçecek San ve Tic. AŞ arasında yapılan devir sözleşmesinin 4. Maddesinde "Yükümlülüklerin Devri" konusunda kapanış tarihi itibariyle yükümlülüklerin el değiştireceği belirlenmiş, "Tanımları" düzenleyen 1.maddesinde ise kapanışın 24.7.2011 tarihi yada tarafların yazılı olarak daha sonraki bir tarih olarak ifade edeceği belirlenmiştir. Ancak bu kapanış tarihi dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Oysaki işyerinin fiili tesliminin yapılıp yapılmadığı ve kapanış tarihi hususu işyerinin devri tarihini belirlemesi nedeniyle önem arz etmektedir. Antalya Alkollü İçecek San ve Tic. AŞ.ye fiili teslimin yapılıp yapılmadığının davalı işverenden sorularak devir tarihinin tespiti ile; fiili devir yapılmış ise ve devirden önce fesih varsa iş akdinin feshi şartlarının tartışılması, işyerinin fiilen devrinden sonra yapılmış bir fesih varsa yasal olarak işyeri devrinden sonra eski işverence fesih yapılmasının mümkün olmaması dikkate alınarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.