11. Hukuk Dairesi 2013/18676 E. , 2014/8718 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2012/167-2013/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2013/18676 E. , 2014/8718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2012/167-2013/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin bor ürünlerini nanoteknolojiyi kullanarak işleyen ve bu ürünleri “...” tescilli markası ile yurtiçi ve yurtdışı piyasalara sunan bir kuruluş olduğunu, davalı şirketin imalatını yaptığı ürünleri nanoteknolojik özellikleri bulunmadığı halde nanoteknoloji kullanılarak işlenmiş gibi bir intiba uyandırmak suretiyle piyasaya sürdüğünü, ürün ambalajında müvekkiline ait şişe dizaynı ve rengini birebir kullandığını, davalının bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, davalı ürünleri ile ilgili her türlü evraka el konulmasına ve ürünlerine reklam yasağı getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talepleri hususunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili, Türkiye'de nanoteknolojik bor katkılı madeni yağın ilk ve tek üreticisinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin üretimini yaptığı ... isimli ürün içinde yer alan hammaddenin dava dışı ... Malzemeleri Araştırma ve Geliştirme A.Ş. tarafından sağlandığını ve müvekkili ile ilgili şirket arasında mal alım-satım sözleşmesi imzalandığını ayrıca, müvekkilinin ...'dan almış olduğu madeni yağ üretim lisansının bulunduğunu, davacının ise lisansının olmadığını, bu lisans olmadan üretim ve satış yapılamayacağını, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin ürünlerinin nanoteknoloji kullanılarak işlendiğini, buna ilişkin bilimsel raporların da bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ürünlerini “...” markasıyla kamuya sunduğu, ürünün üretim biçimi ve kullanımda elde edilecek etkilerine ilişkin açıklamaların gerçeğe uygun olduğu, davalının aynı tür ürünü “...” tanıtım işaretiyle piyasaya sunduğu, davalının piyasaya sunduğu ürünün niteliği, içeriği ve etkilerinin doğruluğu konusundaki ispat yükünün kendisine ait olduğu, davalının kullandığı ürün ambalaj kompozisyonunun şişe biçimi ve etiket dizaynı itibariyle davacının ürün ambalaj kompozisyonu ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, ayrıca davalının piyasaya sunduğu üründe var olmayan özellikleri varmış gibi gösterdiği ve ürünün içeriği hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunduğu, davalının bu eylemlerinin davacı aleyhine haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve davalının eyleminin haksız rekabet yarattığının tespit, men ve ref’ine, davalı eylemi sebebiyle davacının dış dünyada sahip olduğu imge ve güven zedelendiğinden davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmün ilanına, davacının maddi tazminata ilişkin davasının HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırdığından şu an için bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.