T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/741 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/353 E - 2023/91 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/741 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/353 E - 2023/91 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 26/09/2025 YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının hissedarı olduğu dava dışı ... İnşaat Taahhüt Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. ile imzaladığı taşeronluk sözleşmesi gereğince 6 adet ileri biyolojik atıksu arıtma tesisinin mekanik, elektrik ve otomasyon işlerinin yapılması işini üstlendiğini, her bir tesis için ayrı ayrı 450.000,00 TL olmak üzere işin toplam bedelinin 2.700.000,00 TL olduğunu, sözleşmenin ifasında bazı malların temini hususunda müvekkilinin nakit sıkıntısı olması nedeniyle işveren dava dışı şirketin müvekkili şirket adına işin ifası için gerekli malzemelerin alınabilmesi için çekler keşide ettiğini, bu bedellerin müvekkili şirketin hakedişlerinden mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, çeklerin karşılığında dava dışı şirketin yetkilisi olan davalının malzemelerin tedarik edilerek eksiksiz teslimatı sonucunda iptal edip iade etmek üzere müvekkili şirketten miktar ve alacaklı kısmı boş teminat senedi aldığını, senedin teminat olarak müvekkilleri ... ve ... tarafından yalnızca imzalandığını, herhangi bir meblağ ve vade yazılmadığını, kaşe basılmadığını, dava dışı şirketin yetkilisi olan davalının sözleşmenin tarafı olmadığını, teminat senedini kendi nam ve menfaatine doldurarak müvekkilleri aleyhine takip başlattığını, ödeme emri ekinde gönderilen senet fotokopisinde müvekkili şirketin sahte kaşesinin bulunduğunu, kaşenin üzerinde imza olmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından müvekkili şirkete sorumluluk atfedilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin teminat senedi olarak vermiş olduğu senetlerde 2 imza yer alırken ödeme emri ile taraflarına gönderilen senetlerde 3 imza bulunduğunu, bu hususun incelenmesi için icra mahkemesinde açılan imzaya itiraz davasında alınan bilirkişi raporunda imzaların benzer olduğu, senet üzerindeki yazıların farklı mürekkepli bir kalemle yazıldığı ve senetteki yazılar ile müvekkillerinin mukayese yazıları arasında kaligrafik olarak farklılık bulunduğunun (senedin sonradan başka kalemle doldurulduğunun) bildirildiğini, senedin taşeron sözleşmesinden doğan ve 450.000,00 TL bedelindeki işin yalnızca bir bölümü için (malzemelerin tedarik edilmesi için) oluşturulduğunu, tedarikçi firmalar malzemeleri eksiksiz bir şekilde şantiyeye teslim ettiğinden teminat senedinin hükümsüz kaldığını, senette yazılan meblağların toplamının 450.000,00 TL tutarını geçmesi imkansızken davalının meblağ kısmına 1.600.000,00 TL yazmasının borcun karşılığını ispat etme yükümlülüğü doğururduğunu, şirketler arasında sözleşmenin varlığı düşünüldüğünde, işi yaptıran dava dışı şirketin nakten iş yaptırdığı müvekkili şirket ve yetkililerine 1.600.000,00 TL borç vermiş olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin hangi nedenlerle bu miktarda borcunun bulunduğunun davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu belirterek icra takibi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senette teminat ibaresi bulunmadığını, senede açıkça atıf yapılarak teminat senedi olduğunu gösterir bir sözleşme de bulunmadığını, dosyaya sunulan sözleşmeler ile dava konusu senedin ilgisinin olmadığını, davacıların icra mahkemesinde açtıkları davada imza inkarında bulunduklarını, alınan bilirkişi raporunda imzaların borçlu davacılara ait olduğunun tespit edildiğini, savcılık tarafından müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bedelsizlik iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, davacı tarafın davasını ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağı senet metninde davacı şirket yetkilisi olan ...'ın iki adet imzası bulunduğundan kural olarak imzalardan birini kendi borcu, diğerini yetkilisi olduğu şirketin borcu için attığının kabulü gerektiği, aksi davacı tarafça ispatlanmadığından senetten dolayı şirketin de borçlu olduğu, davacı tarafın dayandığı taşeron sözleşmesinde ve senet metinde senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibarenin yer almadığı, senedin miktar olarak da sözleşmeyle uyumlu olmadığı, imzalı ve boş olarak verilen senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulmuş olduğuna dair iddianın davacı tarafından yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiği, sunulan delillerle senedin teminat senedi olduğu ya da anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla şirketler arasındaki ticari ilişki dışında taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, senet bedelinin ve vadenin sonradan doldurulduğunu, ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, senedin teminat olarak verildiğini, senedin lehtarı dava dışı şirket olmasına rağmen dava dışı şirketin hissedarı olan davalının isminin müvekkillerinin iradesine aykırı olarak senede yazıldığını, malzemelerin tedarikçiler tarafından temin edildikten sonra teminat senedinin iptal edileceğinin kararlaştırıldığını, malların teslim edildiğini, teminat senedinin hükmünün kalmadığını, iş yaptıran şirketin sahibi ve yetkilisinin iş yaptırdığı şirkete nakten borç para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile senedin sonradan doldurulduğunun ispatlandığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacıların takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2018/14242 sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 11/12/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 1.650.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 1.657.707,53 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Takibe konu senedin yapılan incelemesine göre, senedin 08/09/2018 keşide tarihli, 05/12/2018 vade tarihli, 1.650.000,00 TL bedelli, nakten ihdaslı olduğu, borçlu hanesinde davacı şirket kaşesi ve davacı ... ismi ile kefil hanesinde ... isminin bulunduğu, senette 3 imza bulunduğu, lehtarın davalı ... olduğu, senedin kambiyo vasfında olduğu görülmüştür. 03/07/2017 tarihli taşeron sözleşmesinin yapılan incelenmesine göre; sözleşmenin taraflarının davacı ... Makine Tic.Ltd.Şti.ve dava dışı ... İnşaat Taahhüt Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, sözleşme bedelinin toplam 450.000,00 TL olarak belirlendiği, işe başlama tarihinin 03/07/2017, bitim tarihinin 30/09/2017 olduğu, sözleşme içeriğinde teminat senedi verileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı görülmüştür. Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/1152 Esas sayılı imzaya itiraz davasında alınan bilirkişi raporunda; takip konusu senet üzerindeki ... ve ... adına atılan imzanın adı geçenlerin elinden çıktığı, senet üzerindeki yazıların, imzalardan farklı bir mürekkeple yazılmış olduğu, senet üzerindeki elle yazılmış yazılar ile ... ve ...'ın mukayese yazıları arasında farklılıklar bulunduğu belirtilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/42795 sayılı soruşturma dosyasında; 22/08/2022 tarihinde resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle takip ve davaya konu senette teminat ibaresinin bulunmamasına, senedin teminat senedi olduğunun yazılı delille ispat edilememesine, açık bono düzenlenmesi hukuken mümkün olmasına, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı delille ispat edilememesine, ticari defter incelemesinin dosyaya yenilik katmayacak olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacıların iddialarını yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde davacıların aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacı tarafın yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacılara karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davacıların yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/353Esas, 2023/91Karar ve 09/02/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacılara İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 26/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."