11. Hukuk Dairesi 2024/5961 E. , 2025/3696 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/24 Esas, 2024/575 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/193 E., 2023/463 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**11. Hukuk Dairesi 2024/5961 E. , 2025/3696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/24 Esas, 2024/575 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/193 E., 2023/463 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında davalıya ait işletmenin kiralanmasına yönelik sözleşmeden sonra tarafların aynı işletmenin davacıya devri konusunda anlaştıklarını ve 25.11.2015'te işletme devir sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin devir anında üç milyon TL'yi nakden ödediğini, işletmeyi değerli kılanın üzerinde bulunduğu taşınmaz olduğunu, işletme devrinin tasarruf işlemi olduğu görüşüne göre halihazırda davalı adına olan tescilin yolsuz olduğunu, devir ile birlikte taşınmazın devralan müvekkiline intikal ettiğini, davalının müvekkili adına tescil ettirmesi gereken işletmeyi 05.09.2016 tarihinde ticaret sicilden terkin ettirdiğini ileri sürerek ... Çay Bahçesi adlı Düğün Salonu İşletmesinin ihyası ile müvekkili adına tesciline, işletmeye ait taşınmazın devir tarihindeki kısmının müvekkili adına tescilinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Yalova Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesine, ya da davalı adına yolsuz görünen taşınmaz tescilinin işletme devir tarihindeki kısmının tapu kaydının düzeltilerek müvekkili adınan tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 03.10.2023 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ettiklerini belirterek, taleplerinin ... Çay Bahçesi adlı işletmenin ihya edilerek ticaret unvanı ile birlikte müvekkili adına tesciline karar verilmesi olduğunu beyan etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden ibaret olduğunu, işletme devri sözleşmesinin yapılma sebebinin ilkinin işletme ruhsatı kiralayana devredileceğinden Yalova Belediyesinin devir senedi istemiş olması, ikincisinin de müvekkiline ait demirbaş eşyaların (bir kısım masa ve sandalye ile mutfak araç gereçleri) devri olduğunu, devir bedeli olarak 2.000,00 TL gösterilmiş olmasının da pahada küçük eşyaların devredilmesinden kaynaklandığını, aksi söz konusu olsa idi bu sözleşmede 980.000,00 euro bedelle alınıp satıldığının belirtilmiş olacağını, üç milyon gibi bir ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekeçesinde; işletmenin ...'ın ibraz ettiği evraka istinaden terkin edildiğini, terkine ilişkin vergi dairesi tutanağı ve işletmenin aktif ve pasifinde herhangi bir malvarlığı bulunmadığına dair beyan ile gerçekleştiğini, şahıs işletmesinin ihyasına kanunen imkân bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline 26.09.2023 tarihli celsede tapu tescil talebi yönünden talep edilen miktar konusunda açıklama dilekçesi ibraz etmesi için bir haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 03.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile ... Çay Bahçesi Düğün Salonu isimli işletmenin ihya edilerek davacı adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, miktar konusunda bir talepte bulunmadığı, taraflar arasında kira sözleşmesi adı altında sözleşme ve işletme devir sözleşmelerinin yapıldığı hususunda ihtilaf olmadığı, 25.10.2015 tarihli işletme devir sözleşmesi ile davalının ... Çay Bahçesi adlı işletmeyi ve bu işletmeye bağlı işletme devir hakkını içinde bulunan demirbaşları ile birlikte 2.000,00 TL bedelle davacıya devir ve teslim etttiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 40. maddesi uyarınca her tacirin, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmesi gerektiği, 49. maddeye göre de ticaret unvanının işletmeden ayrı devredilemeyeceği, işletmenin devrinin, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, unvanın da devri sonucunu doğurduğu, buna göre davacının unvanı aynen kullanma hakkı bulunduğu, bunu ticaret sicile tescil ettirebileceği, bu nedenle unvanın ticaret sicilde ihyasına gerek olmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden davanın reddi gerektiği, 26.09.2023 tarihli celsede; davacı vekiline tapu tescil talebi yönünden talep edilen miktar konusunda talep sonucunu açıklanması ihtaralı kesin süre verildiği, verilen süre içinde davacı vekilinin tapu tescil talebi yönünden talep edilen miktar konusunda beyanda bulunmadığı, bu kısım yönünden talep sonucunun açık olmadığı, verilen sürede eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesi ile tapu iptal tescil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, ticari işletmenin ihyası ile ticaret ünvanının davacı adına tescili talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep sonucunun daraltılmasının (azaltılması), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 307. maddesinde düzenlenen ve tek taraflı bir işlem olan davadan kısmen feragat veya aynı Kanun'un 123. maddesinde düzenlenen karşı tarafın izni halinde davanın kısmen geri alınması şeklinde olacağı, davadan feragatin açık olması gerektiği, somut olayda ıslah dilekçesinde açık feragat iradesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, talep sonucunun daraltılması (azaltması) davayı kısmi geri alma niteliğinde ise de HMK'nın 123. maddesi uyarınca davalının açık rızasının gerektiği, davalının açık rızası olmadığı takdirde davacının ıslah ile talep sonucunu daraltamayacağı, davanın tamamen ıslahının, talep sonucunun veya dava sebebinin değiştirilmesi halinde söz konusu olacağı, somut olayda davacının dilekçesinin ıslah harcı da yatırmadığı, davacının 03.10.2023 tarihli dilekçesinin usulüne uygun bir ıslah dilekçesi olmadığı, davalı tarafın da geri almaya ilişkin açık bir muvafakati bulunmadığından mahkemece söz konusu dilekçe dikkate alınmadan tapu iptali ve tescili talebi hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde ve davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının, ... Çay Bahçesi Düğün Salonu isimli işletmenin ihya edilerek adına tescili talebi yönünden ise, gerçek kişi tacirlerin, ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirmek zorunda olduğu, ancak ihya talebinin sadece ticaret şirketleri ve kooperatifler bakımından söz konsu olduğu, gerçek kişi tacirle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 547. ve geçici 7. maddelerinde, ticari işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmediğinden gerçek kişi tacir veya ticari işletmeler için ihya talebinde bulunulamayacağı, davacı, ticari işletmenin devri ile ticaret unvanını devraldığından davacının unvanı kullanma hakkı bulunduğu gibi unvanı ticaret sicile tescilde ettirebileceği, dolayısıyla mahkemece davacının bu talebine yönelik davanın reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticaret sicilinden terkin edilen "... Çay Bahçesi Düğün Salonu" isimli işletmenin ihyası ile ticaret unvanının davacı adına tescili ile işletme devir sözleşmesine istinaden tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.