T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/710 KARAR NO : 2026/821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/387 E. - 2023/1385 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada An…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/710 KARAR NO : 2026/821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/387 E. - 2023/1385 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/12/2023 Tarih ve 2022/387 Esas - 2023/1385 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davayı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi kapsamında iki adet prefabrik ev malzemesinin kamyona yüklendiğini, ürünler ile yola çıkan ...'in sevk ve idaresindeki kamyonun tek taraflı kazada devrilmesi sonucu kamyon ve üzerinde taşınan ürünlerin zarar gördüğünü, müvekkilinin demonte durumdaki ürünleri sipariş aldığı adrese süresi içerisinde teslim edemediğini, kaza sonrası kaza yerinden kurtarabildiği ve piyasadan topladığı ürünler ile sadece sipariş edilen ürünün birini sipariş aldığı kişiye teslim edebildiğini, teslim edilmeyen üründen dolayı müvekkilinin firmaya karşı Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/3553 esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalının ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki, görev, husumet, derdestlik, zamanaşımı, tahkim ve husumet itirazları olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde taraflar arasında düzenlenmiş bir "taşıma senedi"de bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketin elemanlarının aracına yüklediği malzemeyi varış noktasına götürürken kaza yaptığını, davacının yüklemedeki sorumluluğunu yerine getirmediğini, kazada müvekkilinin de yaralandığını, buna rağmen hemen davacı şirkete haber verdiğini, davacı şirket araca yüklenen tüm malzemeyi başka bir araca aktardığını, taşınan malzemenin zarar gördüğüne dair bir tutanak da tutulmadığını, kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi olmadığı için araca hangi özelliklerde, ağırlıkta ve cinste malzemenin yüklendiğinin belli olmadığını, müvekkilinin aracının iddia edilen yükü taşıma kapasitesinin bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, müvekkilinin taşıma esnasında en yüksek özeni gösterdiğini ve olayda sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı sürücünün Çameli ilçesi istikametinden Fethiye ilçesi istikametine seyir halindeyken aracının hızlı, yolun tehlikeli viraj olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sola doğru olan tehlikeli virajı alamayıp gidiş istikametine göre sağa doğru yoldan çıkarak sağ ön kısmı ile yolun sağ kenarında bulunan oto korkuluklara çarpıp, korkuluklardan aşarak takla atıp tekerleri üzerine gelecek şekilde ...'e ait evin bahçesine düşmesi sonucu tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından 2 adet prefabrik ev malzemesinin taşınmak üzere davalı ...”'e 07.01.2021 tarihinde teslim edildiğinin dava dosyasında yer alan Seri:A Sıra: 000266 no'lu sevk irsaliyesinde dava dışı ...'a gönderilen malzemenin 2 adet prefabrik ev olduğu ve tutarının 180.000,00 TL olarak belirtildiği, irsaliyede malzemeyi taşımak üzere teslim alan olarak ...'in imzasının bulunduğu, davacı ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından dava dışı ...'a kesilen 07.01.2021 tarihli faturada ise satılan malzemenin prefabrik üçgen ev olarak ve tutarının da 180.038,56 TL olarak belirtildiği, zararın davacı tarafından beyan edildiği şekilde 1 adet prefabrik ev malzemesi kadar olduğu, zarar miktarının 93.670,66 TL olduğu, TTK’nın 863/1 maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yüklemeden kaynaklanan sorumluluk kural olarak gönderene ait ise de taşıyıcının da yüklemenin, taşınan malın ve aracın vasıflarına uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığına nezaret yükümü bulunduğu, Yargıtay kararlarında, yüklemenin gönderene ait olması halinde dahi taşıyıcının da gözetim ve denetim yükümlülüğünün bulunduğu ve bu nedenle yüklemeden kaynaklanan hasarlarda gönderenle birlikte müterafik kusurlu olduğunun kabul edildiği, dosyadaki fotoğraflar incelendiğinde yüklemenin işletme güvenliğine uygun yapıldığının belli olmadığı bu hususun zararın artmasına sebebiyet vereceği kanaatiyle bu yükümlülüğünün ihlalinin somut uyuşmazlıkta kendisi yönünden %25 oranında müterafik kusur teşkil edeceği ve zararın doğmasına %25 oranında etkili bulunduğu, sonuçta hasara tek taraflı kazada aracın devrilmesi ile sebebiyet veren davalının sorumlu olduğu tazminat tutarının 93.670,66 TL'nin %20 si 70.252,995 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/3553 esas sayılı takibe itirazının 70.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, davacının sunduğu fotoğraflar dışında bir delilin de ileri sürülmediğini, dosyadaki fotoğraflardan taşınan malzemenin özellik, ağırlık ve cinsinin belli olmadığını, davacının zararını ispat edemediğini, davacı tarafın kazadan sonra taşınan tüm malzemeyi derhal götürdüğünden bir zarara uğramadığını, bomut veriye dayanmayan ve birbiri ile çelişen bilirkişi raporlarının dikkate alınamayacağını, dayanaksız olarak belirlenen emsal değerin kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece zararın davacı tarafından beyan edildiği şekilde kabul edildiğini, gerçek zararın tespit edilmediğini, müvekkilinin taşıma sırasında aracın hızını azaltmamasının kazanın oluşumundaki kusurun kendisine yüklenmesi için yeterli olmadığını, hasarın, göndericinin gereken ambalajlama, yükleme, istifleme ile ilgili tedbirleri almaması nedeniyle oluştuğunu, dosya kapsamında davalının kusurunun bilimsel gerekçelerle ortaya konulmadığını, hasarın meydana gelmesinde davacının % 100 kusurlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Somut olayda, davalı tarafından taşınmak üzere teslim alınan ve davalının imzasını taşıyan 07/01/2021 tarihli 000266 sayılı sevk irsaliyesinde 180.000,00 TL değer belirtilen iki adet prefabrik ev malzemesinin hasara uğradığı, 08/01/2021 tarihli polis tutanağına göre, davalının Çameli ilçesi istikametinden Fethiye ilçesi istikametine seyir halindeyken aracının hızlı, yolun tehlikeli viraj olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sola doğru olan tehlikeli virajı alamayıp gidiş istikametine göre sağa doğru yoldan çıkarak sağ ön kısmı ile yolun sağ kenarında bulunan oto korkuluklara çarpıp, korkuluklardan aşarak takla atıp tekerleri üzerine gelecek şekilde ...'e ait evin bahçesine düşmesi sonucu tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda hızını azaltmayan davalının kusurlu bulunduğunun belirtildiği anlaşıldığından, davalı taşıyıcının hasar nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. TTK'nın 876. maddesi uyarınca, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Dosya kapsamında görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi kurulunca benzer değerlendirmelerde bulunularak, ambalajlama ve istiflemenin amacının, taşıma esnasında olmağan olarak ortaya çıkabilecek sarsılma, fren gibi durumlarda yükün devrilmesi, birbirine çarpması veya benzer surette zarar görmesini engellemeye yönelik olduğu ancak somut olayda hasarın aracın takla atması sonucu oluştuğu gözetildiğinde, istifleme ve ambalajlamanın zararın oluşumunda etken olmadığı, taşıyıcının kusurlu olduğu ve davacı göndericiye atfı kabil kusur bulunmadığı açıklanmış, Dairemizce de davalı taşıyıcının TTK'nın 876. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulamayacağı anlaşılmıştır. Zira, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2019/3128 Esas, 2020/1285 Karar ve 12/02/2020 Tarihli kararında, davalının TTK'nın 876. maddesi uyarınca en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir sebepten hasarın gerçekleştiğini ispatlayamaması nedeniyle sorumluluktan kurtulamayacağını belirlemiştir. Diğer yandan dosya kapsamında davalı taşıyan tarafından, TTK'nın 876. maddesi kapsamında, zararın, en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiği yönünde bir ispat vasıtası sunulmadığı gibi böyle bir ispatın olmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı taşıyıcının dava konusu zarardan TTK'nın 875 ve 876. maddeleri uyarınca sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesine göre hesaplanması gerektiği tabii ise de, davacıya ait iki adet prefabrik ev malzemesinin hasarlanan kısmının ağırlığı dikkate alındığında, dosya kapsamında bulunan tutanak, fotoğraf, sevk irsaliyesi ve bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafından talep edilen 70.000 TL'nin dosya kapsamı ile uyumlu ve TBK'nın 50.maddesi anlamında hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varıldığından hükme esas alınabileceği, davalı taşıyanın TTK'nın 875/2. maddesi uyarınca zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışının ya da eşyadaki özel bir ayıbın sebep olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin gerekçesine yönelik olarak kabulüne, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kararın gerekçesinde hata edilmişse düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizce davanın kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2023 gün ve 2022/387 Esas - 2023/1385 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/3553 esas sayılı icra takibine itirazının 70.000,00-TL'lik alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, 4-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.781,70-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 291,02-TL harcın mahsubu ile kalan 4.490,68-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ve istinafa gelen davalı aleyhine hüküm verilemeyeceğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 17900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 295,75-TL tebligat ve posta gideri ile istinaf aşaması sırasında yapılan 40,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 6.835,75-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 291,02-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 7.207,47-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 9-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davalıdan peşin olarak alınan 767,82-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şirkete iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olarak karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...