11. Hukuk Dairesi 2010/16427 E. , 2011/4776 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2010 tarih ve 2008/242-2010/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …
**11. Hukuk Dairesi 2010/16427 E. , 2011/4776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2010 tarih ve 2008/242-2010/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı kredi karşılığında sahip olduğu taşınmazda banka lehine ipotek tesis edildiğini, söz konusu binanın 17.08.1999 tarihindeki depremde yıkıldığını, davalı bankanın müvekkilinin bilgisi olmadan yıkılan bina için poliçe primleri tahsil ettiğini, teminat mektuplarının komisyonlarının yıllık minimum % 2 üzerinden kesilmesi gerekirken bilinmeyen oranda kesildiğini, virman yetkisini hukuka aykırı bir şekilde kullanarak müvekkilinin açık hesabından para tahsil ettiğini, müvekkilince borçlarına karşılık 30.742.848.970 TL ödendiğini, bankaya kalan borcunun 31.07.2002 tarihi itibariyle açık hesap limiti ve faizi olmak üzere 5.404,646.402 TL olduğunu, 31.07.2002 tarihi itibariyle açık kredi hesabı bakiyesi (5.404.646.402) TL’nin mahsubundan sonra 14.489.434.108 TL fazla tahsil edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın 31.07.2002 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini ve % 100 inkar tazminatı tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla teminat mektuplarından dolayı 3.174.466.145 TL, senet karşılığı avans krediden 1.186.174.997 TL, açık kredi hesabından 19.853.049.291 TL olmak üzere 24.896690.433 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesinin 10 maddesi uyarınca sigortalanan ipotekli taşınmazın 17.08.1999 depreminde yıkıldığı, sigorta ilişkisinde davacının sigortalı, davalı bankanın dain mürtehin sıfatıyla sigorta ettiren olduğu, sigorta ilişkisinden doğan prim borcunun davalı bankaya değil, sigorta şirketine ödendiği, poliçe primlerinin davacının açık hesabından tahsil edildiği ihtilafsız olup sigorta primleri davacının hesabından belirli tarihlerde kesilmiş olduğundan davacının söz konusu kredi ile ilgili bir sigorta poliçesi olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, deprem riski gerçekleştiğinde davacının durumu derhal banka ve sigorta şirketine bildirmesi gerektiği veya taşınmazın depremden sonraki durumunu tespit ettirmesi gerektiği, davacının binanın depremden sonraki durumunu ihbar etmeyerek sözleşme gereğince poliçe düzenlenmesine sebebiyet verdiği, poliçe bedellerini de hesaptan kesilmek suretiyle itirazsız ödediği, ödenen primler davalı banka tarafından sigorta şirketine ödendiğinden davalı bankanın sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği, davacının ihbar yükümlülüğüne uymaması nedeniyle binanın sigortalanmasına devam edildiği, binanın tamamen hasar görmesi nedeniyle hasardan sonraki poliçelerin olmayan bir riziko için düzenlendiği anlaşılmış ise de bu durumda davalı bankanın herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı bankanın sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğinin de kabulünün mümkün olmadığı, teminat mektuplarından alınan komisyon oranları yönünden ise TMSF 'nin cevabi yazısına eklediği listeye göre ihale mektupları kesin teminat mektupları sınıfına girmekte olup 08.04.2002 tarihi itibariyle komisyon oranı % 3 ise de ilk teminat mektubu banka tarafından davacıya 02.09.1998 tarihinde verilmiş olup bu teminat mektubu ile 2000 yılına kadar verilmiş olan tüm teminat mektuplarında % 5 komisyon uygulandığı, davacının bu komisyon oranlarını itirazsız ödediği, daha sonra bu oranın artırılmadığı aksine banka tarafından % 4'e düşürüldüğü, tarafların komisyon oranı üzerinde zımni bir anlaşmalarının varlığını kabul etmek gerektiği, davalı banka alanında tekel olarak hareket eden bir banka olmayıp o tarihte faaliyet gösteren 20’ye yakın özel ve kamu bankası bulunmakta olup, davalının komisyon oranı yüksek ise daha uygun komisyon alan başka bir bankadan da teminat mektubu alabileceği, davacının teminat mektupları için bankanın belirlediği komisyonu itirazsız ödeyip aralarında komisyon oranı konusunda zımni bir anlaşma oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.